Yılın En Havalı Otomobilleri

2026’ya girerken ardımızda bıraktığımız yılın en çok ses getiren ve havalı otomobillerini masaya yatırıyoruz.
Otomobil dünyasında model yılı önemlidir. Bir dönemi başlatan bir dönemi de bitiren bu ayrıma rağmen bazı otomobiller vardır ki onlar her zamana aittir. 2025 yılında bu türdeki otomobillerden bazılarının lansmanları yapılırken önceden açıklanan bazılarının da teslimatlarına başlandı. İşte 2025 yılının en havalıları, nedenleri ve 2026 yılına damga vuracak yeni süper otomobiller…
Yılın En Havalı Otomobilleri
Ferrari SC40
Neden: Çünkü Fanatiklerini Kışkırttı
Ferrari’nin Special Projects (SP) programının 2025 yılındaki en yeni bombası SC40 oldu. Özel bir müşterinin siparişi üzerine üretilen Ferrari SC40, efsanevi F40’ın ham ruhunu ve neoklasik tasarım dilini modern hibrit çağının mühendisliğiyle buluşturuyor. SC40’ı paha biçilemez bir koleksiyon parçası yapan temel felsefe, geçmiş ve gelecek arasındaki köprü oluşturması. İşte bu noktada Ferrari tutkunları meşaleleri yakarak markayı ateşe verdiler. Çünkü onlar için Ferrari F40 kutsaldı ve yeniden ilham kaynağı olarak bile anılması gerilimi artırdı. Enzo Ferrari’nin üretim onayı verdiği son Ferrari olan F40, otomotiv tarihinin en ikonik süper spor otomobil mertebesinde yer almaya devam ettiği için de SC40’ın bu kadar gündem olması, beklenen bir durumdu.

Tüm eleştiriler bir yana Ferrari SC40, Ferrari Styling Centre’ın direktörü Flavio Manzoni liderliğinde, belirli bir müşterinin vizyonuna göre One-off olarak geliştirildi. Bu durum, onu anında koleksiyon değeri en yüksek araçlardan biri yaptı. Tüm Ferrari Special Projects üretimlerinde olduğu gibi SC40’ın da fiyatı açıklanmadı. Ancak Ferrari 296 GTB platformu üzerinden yükselen, aylarca süren mühendislik ve kalıp maliyetleri göz önüne alındığında, Ferrari SC40’ın maliyetinin milyonlarca Euro olduğu kesin. Gelenek kısmı F40’tan gelirken, gelecek kısmı da teknik altyapıda saklı. Polikarbonat motor kaputunun altında, V6 Plug-in hibrit güç ünitesi görülebiliyor. Toplam 830 beygir gücü üreten motor sistemleri, 8 ileri F1 DCT (Çift Kavramalı Şanzıman) ile hareketi aktarıyor.

Aston Martin Valhalla
Neden: Çünkü En Çekici Hibrit!
Sadece 999 adet sipariş alınan Valhalla, Aston Martin’in ilk seri üretim ortadan motorlu PHEV modeli oluyor. Red Bull Racing Formula 1 Takımı ile yapılan ortaklığın mirası sayesinde, araçta kullanılan aktif aerodinamik sistemler ve Formula 1’den ilham alan sürüş pozisyonu, sürücüye benzersiz bir pist deneyimi sunuyor. Toplamda 1064 beygir gücüne rağmen Valhalla, günlük kullanım için de elverişli olacak şekilde tasarlandı. Saf elektrikli sürüş modunda 140 km/s hıza kadar çıkabilirken yaklaşık 14 km elektrikli menzil sunabiliyor.

Toyota GR GT Concept
Neden: Çünkü Tasarım Yerine Mühendislik
Toyota’nın eski Başkanı ama şimdilerde Yönetim Kurulu Başkanı Akio Toyoda, Toyota markasını “sıkıcı” otomobiller üretmekten uzaklaştırmaya and içmişti. Bu radikal düşünceden uzaklaşıldı ancak bu sefer de acaba çok mu ileri gidildi? Daihatsu ve Lexus gibi markaların sahibi olan Toyota, bünyesindeki performans otomobil serilerini GR markası altında geliştiriyor ve pazarlıyor. Gazoo Racing’in kısaltması olan GR’ın Formula 1’den WRC’ye, oradan Le Mans’a uzanan deneyimleri karşılığında markanın yeni amiral gemisinin nasıl görüneceği belli oldu: GR GT Concept.

GR GT adıyla seri üretime 2026 sonunda geçmesi beklenen otomobile ek olarak Dayanıklılık Yarışları için de GR GT3 tanıtıldı. Toyota’nın ürettiği ilk tamamen alüminyum gövde yapısına sahip olması, en düşük ağırlık merkezi hedefi ve tersine üretim felsefesi sayesinde GR GT Concept mevcut formuna ulaştı. Bu otomobil üretilirken, 4.0 litrelik V8 motora eşlik eden elektrikli motorların yerleşimi ve tüm bu paketlemenin optimum aerodinamide nasıl olması gerekliliği hesaplandı. Önden motorlu, arkadan itişli ve 2 kişilik kabin bölümünün hesaplamaları yapıldıktan sonra havanın otomobil çevresinden akışı belirlendi. Tasarımı da bu belirledi. Dolayısıyla bu otomobili mühendisler (dolayısıyla aerodinamik gerekçeler) tasarladı, tasarımcılara da pek bir iş kalmadı!

Mercedes-Maybach SL 680 Monogram Serisi
Neden: Çünkü Adı Bile Havalı
SL 680 Monogram Serisi, Maybach tarihindeki ilk üstü açık, iki koltuklu spor otomobil unvanını taşıyor. Mercedes-AMG SL 63’ün dinamik altyapısını alırken, Maybach felsefesine uygun olarak en üst düzey konfor ve lüks önceliklendiriliyor. “Monogram Serisi”nin adı, Maybach’ın imzası olan desenlerin ve kişiselleştirilmiş detayların ön plana çıkmasını ifade ediyor. Bu, Mercedes’in MANUFAKTUR departmanının üstün el işçiliğini içeriyor. Opsiyonel olarak sunulan grafit gri üzerine obsidyen siyahı Maybach monogram desenli kaput, kaportaya kısmen elle basılan, zımparalanan ve mat cilayla katmanlanan bir yapıda. Bu karmaşık işlem, aracın eşsizliğini artırıyor. Benzer logolu desenler aynı zamanda katlanabilir kumaş tavanda ve iç mekanda da özel işçilikle uygulanıyor.

Genesis G90 Wingback Concept
Neden: Çünkü Son Dönemlerin En Havalı Station’ı
SUV akımı sebebiyle baştan MPV’ler, ardından SW’ler ve şimdilerdeyse Sedan’ların pazar payları bitme noktasına yaklaştı. Akıntının tersine bir girişim ise Hyundai’nin premium markası Genesis’ten geldi. 2025 yılında, Fransa’da gerçekleşen Magma lansmanında markanın geleceğine dair sergilenen vizyon çok sayıda konsepti barındırıyordu. “Yüksek Performanslı Lüks”ün 10 yıllık öngörüsü kapsamında, bir SUV-Coupe olan GV60 Magma seri üretimiyle gösterilirken, GT yarışlarına katılacakları otomobilin yol versiyonu olan Magma GT Concept’i kimse beklemiyordu. İlgi çekmek için ortadan motorlu bir GT otomobil sergilemek her zaman ilgi çeker ama esas bomba bizce başka bir konsept çalışmaydı.

Genesis, bugüne kadar neredeyse kimsenin cesaret etmediği bir alana giriş yapabileceği sinyalini verdi. Nesli tükenmek üzere olan performanslı Station Wagon’lar arasında, bir de E Segmenti sınırlarını zorlayan bir station’ı kimse Genesis’ten beklemiyordu. Genesis Tasarım Başkanı Luc Donckerwolke’e göre SUV’lerde talebin zirveye ulaşması yakın ve kısa zamanda diğer gövde seçeneklerine yönelim daha da artacak. Öyle ya da böyle, bildiğimiz bir şey var ki; Lamborghini Gallardo’dan Skoda Fabia’ya, Seat Ibiza’dan Hyundai Kona’ya ikonik tasarımlara imza atan Donckerwolke, Genesis G90 Wingback Concept ile muhteşem bir işe daha imza atmış. Üzücü olan ise bu otomobil muhtemelen seri üretim onayı alamayacak; alsa bile ana rakip olan Audi RS6 ile benzer fiyatlara satılması halinde, ömrü kısa olacaktır. Bu da onu çok daha havalı yapıyor!

McLaren W1
Neden: Çünkü Yeni Amiral Gemisi O!
Efsanevi McLaren F1 ve P1 modellerinin soyunu devam ettiren W1, McLaren Special Operations (MSO) mühendislik felsefesini taşıyan ve yalnızca 399 adetle sınırlı üretimi olan bir hiper otomobil. 1275 beygir gücüyle McLaren’in şimdiye kadarki en güçlü yol otomobili olan W1, Yüksek Performanslı Hibrit V8 sistemi ile 0-100 km/s hızlanmasını 2.7 saniyede tamamlıyor ve maksimum hızı da 350 km/s olarak açıklanıyor. 2026’daki teslimatlar başlayınca, bu hızın nereye kadar gidebileceğini göreceğiz.

Encor Series 1
Neden: Çünkü O Bir İlk
Restomod akımı, eski otomobillerin yeni teknolojilerle harmanlanırken, orijinal ruhlarını korumaya dayanıyor. Eski Porsche modellerinin yeniden doğmasına ön ayak olan Singer markası ile popüler olan bu akıma pek çok butik üretici, BMW, Mercedes-Benz, Ferrari, veya Lamborghini gibi markalar üzerinden yaptıkları “Restomod”lar ile dahil olmuştu. Ancak bugüne kadar neredeyse hiç kimse Lotus Esprit’i bu derece “yeniden düşünmemişti”! İlk jenerasyon Lotus Esprit’in ruhu korunarak günümüz teknolojileri ile harmanlanan bu “yeni” otomobilin adı Encor Series 1. Keskin kama şeklindeki Giugiaro tasarımı aynen korunurken, lansman rengi olarak, 1977’de vizyona giren James Bond-Beni Seven Casus filmindeki tondan yana seçim yapılmış. Kapaklı ön farlar aynen korunurken, LED teknolojisine hem burada hem de arkada yer verilmiş.

Lotus’un kurucusu Colin Chapman’ın, “Basitleştirin ve Hafiflik Ekleyin” felsefesine uygun olarak tüm gövde karbon-fiber destekli bir yapıda üretiliyor. İç mekanda ise geçmiş ve gelecek harmanlanıyor. Ahşap vites topuzu, analog sürüş deneyiminde kilit bir parça. Cilalı ahşap üzerinden vitesi değiştirdiğinizde arka-orta konumlu, 3.5 litrelik çift turbo beslemeli V8’in 400 beygir gücünü yola aktarıyorsunuz. 2 kollu direksiyon simidi ilk Lotus Esprit ile benzer ancak göstergeler tamamen dijital ve hafif yapıdalar. 282 km/s’lik maksimum hız ve 4.0 saniyelik 0-100 km/s hızlanması sektörün en iyisi değil ama önemli olan zirvede yer almak değil, oraya yakın bir konumda sürekli sürüş keyfini yaşamak!

Bentley Continental GT Speed Ombre by Mulliner
Neden: Çünkü Sadece Boyası 56 Saat Sürüyor
Ombre by Mulliner, Bentley’nin ultra lüks felsefesinin en somut örneklerinden biri olarak GT Speed’in W12 gücünü görsel zanaatkârlıkla birleştiriyor. Bu teknik, müşteriye aracını yalnızca mekanik olarak değil, sanatsal olarak da benzersiz hale getirme imkanı sağlıyor. Sadece “Ombré” efektinin mükemmel bir simetri ve geçişle uygulanması için Mulliner’ın boya ustaları tarafından elle yaklaşık 56 saatlik bir çalışma gerçekleştiriliyor. Ön tarafta Topaz Blue kullanılırken arka kısma doğru yavaşça Windsor Blue’ya yaşanan dönüş, jantlar da dahil edildiğinde benzersiz bir gösterim oluşturuyor. Bu boyama opsiyonunu diğer Bentley modelleri için de sipariş edebiliyorsunuz.

BMW M4 CS (Club Sport)
Neden: Çünkü Böyleleri Artık Pek Kalmadı
BMW’nin sadece 2.700 adet üreteceği M4 CS (Club Sport)’i sipariş edecekler Individual Manufaktur programını kullanabiliyor. Java Green veya Daytona Violet gibi BMW’nin özel renkleri bu otomobile uygulanabiliyor. M4 serisinin pist odaklı kardeşinde aynı zamanda koltuklarda ve kapı panellerinde petrol mavisi, koyu yeşil gibi özel renk seçeneklerinde Merino deri döşeme tercih edilebiliyor. Ayrıca, karbon-fiber trimler üzerine kişiye özel grafikler veya yazılar da eklenebilir. Dileyenler kişiselleştirmeyi daha da ileri götürerek kapı eşikleri, orta konsol veya koltuk başlıklarına adlarının veya belirledikleri bir sembolün el işçiliğiyle işlenmesini sağlayabilir.

