Özel Müşteri Programı Olan Otomobil Markaları

Seri üretim artık lüksün son noktası değil. Bugünün gerçek ayrıcalığı, otomobili sahibinin karakterini yansıtan tekil bir tasarım nesnesine dönüştürmekte. Özel Müşteri Programı olan otomobil markaları, kişiselleştirmenin sınırlarını yeniden tanımlıyor.
Özel hissetmek herkesin hakkı. Ancak günümüzde “premium” ifadesi bile yeterince “özel” hissettirmiyor. Haliyle otomobil markalarının “Özel Müşteri Programları” daha bir ilgi çekiyor. Genellikle seri üretimdeki bir modeli seçiyorsunuz ve gerisi hayal gücünüze kalmış. Koltuk döşemelerinden kapı eşiklerindeki dekorlara kadar her şeyle oynayabilir, kişisel imzanız ya da en sevdiğiniz evcil hayvanınızın silüetini kokpit dekorlarının içine kazıtabilirsiniz. Müşterinin her zaman haklı ve isteklerinin neredeyse sınırsız olduğu özel sipariş merkezlerinin sonsuz seçenekli dünyasına dalıyoruz.
Özel Müşteri Programı Olan Otomobil Markaları
Aston Martin – Q by Aston Martin
Köklü İngiliz markası Aston Martin standart modellerinde bile üst düzey kişiselleştirme imkanı sunarkan, söz konusu “Q by Aston Martin” olunca sınırlar, fizik kurallarının sonuna kadar esnetiliyor. Departmanın adı, James Bond filmlerinde, efsanevi ajana teknolojik oyuncaklar sağlayan “Q Birimi”nden geliyor. Q Birimi’nin oluşturduğu Aston Martin markalı otomobillerde yer alan silahları belki otomobilinize eklemenize imkan verilmiyor ancak standart bir Aston Martin’i nadir bir parçaya dönüştürebileceğiniz, küratörlüğünü sizin yapabileceğiniz bir sanat eseri oluşturabilirsiniz.

“Q” programının kalbinde, markanın Gaydon’daki genel merkezinde bulunan uzman tasarımcılar ve zanaatkârlar isteklerinizi harfiyen üretebiliyor. İngiliz el işçiliğinin binlerce yıllık mirasını modern teknolojiyle harmanlayabilirsiniz. Victor, Vulcan ve V12 Speedster gibi efsanevi limitli üretimler, Q by Aston Martin’in eserleri. Doğadan veya sanat eserlerinden ilham alan, başka hiçbir yerde bulunmayan dış gövde renk seçenekleri sadece bir başlangıç. Özel dokuma deri döşemeler, renkli karbon-fiber detaylar veya el işçiliği ile kokpite entegre edilen iç dekorların tamamının nasıl olacağına karar vermek gerçekten güç.

Aile armaları, imzalar ya da arzu edilen herhangi bir şekil, koltuk başlıklarından, kapı eşiklerine kadar otomobilin istenilen yerine dilenen şekilde işlenebiliyor. Tüm ekiple özel olarak bir araya gelerek, markanın atölyesinde otomobilinizin nasıl olması gerektiğine karar verebildiğiniz bu programda tüm aşamaları da dilediğinizde ziyaret ederek denetleyebiliyorsunuz. “Q by Aston Martin” programı kapsamında konut ya da ofis gibi alanlar için de hizmet alabiliyorsunuz. Aston Martin marka kimliği kapsamında dünyanın farklı şehirlerindeki rezidans projelerinden gayrimenkuller edinebildiğiniz gibi, mevcut projenizi de bu departmana emanet edebilirsiniz.
Bentley – Mulliner
İngilizler, üst düzey kişiselleştirme konusunda dünyanın en iyileri arasındalar. Söz konusu Bentley olunca, limitleri belirlemek oldukça zor. Standart modellerinde bile dünyanın en lüks kabinlerini sunan Bentley, söz konusu “Mulliner” programı olduğunda hayal gücünüzü açığa çıkarmanıza imkan sağlıyor. Departmanın adı, kökleri 1500’lü yıllara dayanan ve 1760’ta Kraliyet Posta Servisi’nin faytonlarını inşa ederek ünlenen efsanevi karoser yapımcısı Mulliner ailesinden geliyor.

James Bond’un teknoloji sorumlusu Q varsa, İngiliz aristokrasisinin ve kralların da yüzyıllardır “Mulliner”ı var. Mulliner imzalı bir Bentley’de, markanın Crewe’deki genel merkezinde bulunan ve “Mulliner Kişiselleştirme Odası”nda sizi bekleyen uzman tasarımcılar yer alıyor. Burada, 500 yılı aşkın el işçiliği mirasını, otomotiv dünyasının en ileri teknolojileriyle harmanlayabiliyorsunuz. Bentley’nin Bacalar, Batur ve efsanevi Blower Continuation Series gibi tamamen el yapımı limitli projeleri, Mulliner’ın yeteneklerinin ulaştığı zirve noktaları.

Neredeyse sonsuz renk paletinden dilediğiniz renkleri seçebilir; hatta bahçenizdeki favori çiçeğinizin rengini gösterip bir sonraki Bentley’nizi bu tonda boyatabilirsiniz. Ayrıca geleneksel ahşap kaplamalara ek olarak doğal taş kaplamaları, üç boyutlu ahşap işçilikleri ya da sürdürülebilir tekstil ürünleri ile iç mekanı kişiselleştirebilirsiniz. Bunlara ek olarak mevcut Bentley otomobilinizi de Mulliner programı kapsamında restorasyondan geçirebilirsiniz.

Mulliner deneyimi sadece otomobillerle sınırlı değil. Bentley Home ve Bentley Residences projeleri kapsamında, otomobillerdeki eşsiz tasarım dili, yaşam alanlarına, ofislere veya rezidans projelerine taşınabiliyor. Miami’den Dubai’ye kadar dünyanın en prestijli noktalarında yer alan Bentley markalı gayrimenkul projeleri, Mulliner felsefesini mimariyle buluşturuyor.

BMW – Individual Manufaktur
Alman BMW uzun yıllardır Individual Manufaktur programını özel müşterileri için sunuyor. Ülkemizde de bu program dahilinde nadir örneklerine rastladığımız BMW otomobilleri arasında “Şeker Turuncusu” BMW M3 veya yakın dönemde Borusan Otomotiv Motorsport’un pistlerdeki zaferlerini taçlandıran “Borusan Mavisi”ni görebiliyoruz. Bu özel renk, sayısı 150’yi aşan özel BMW Individual renkleri kapsamında sipariş edilebiliyor.

Sürüş keyfi ile eşanlamlı olarak bilinen BMW, kullanıcılarının karakterlerini yansıtabildikleri “BMW Individual Manufaktur”ın ilk örneklerinden birini Karl Lagerfeld için hazırlanan BMW L7 otomobil ile yapmıştı. Efsanevi modacının kendi vizyonuyla kişiselleştirdiği, uzatılmış platformlu bu 7 Serisi’nde faks makinesi, VHS video sistemi ve mini buzdolabı vardı. Renk ise gün ışığına göre ton değiştiren “Chestnut Brown” ve “Gold Orange” karışımıydı.

BMW Group’un Garching Atölyesi’nde hayat bulan bu otomobillerinde dünyanın en kaliteli ham derileri, özel tekniklerle işlenebiliyor. Koltuk başlıklarına işlenen kişisel logolar veya el yazısı imzalar, aracın içine girdiğiniz an size özel bir dünyaya adım attığınızı hatırlatıyor. Geleneksel ahşaba ek olarak som gümüş, karbon-fiber ya da porselen dokulu işlemeleri aracınıza işletebiliyorsunuz.

Bugatti – Sur Mesure
Otomobil dünyasının zirvesinde yer alan Bugatti için “kişiselleştirme” yeni bir kavram değil; ancak “Sur Mesure” (Fransızca’da ‘terzi dikimi’) programı, bu süreci resmi bir sanat formuna dönüştürüyor. Bir Bugatti sahibiyseniz, dünyanın en hızlı otomobillerinden birine sahip olmaya ek olarak Molsheim’daki tasarım ekibiyle el ele vererek, dünyada eşi benzeri olmayan bir “hiper-sanat eseri” inşa edebiliyorsunuz.

Ettore Bugatti’nin efsanevi, “Eğer başka bir şeyle kıyaslanabiliyorsa, o artık bir Bugatti değildir” sözü, Sur Mesure programının anayasası. Burada tek sınır, fizik kuralları ve sizin hayal gücünüz. Bu program dahilinde müşteriler, Bugatti’nin tasarımcıları ve mühendisleriyle doğrudan etkileşime giriyor. Süreç, sadece bir renk seçmekle değil, bir hikaye anlatmakla başlar. Bugatti, aracın hem iç hem de dış tasarımında her milimetreyi baştan oluşturmanız için size tam yetki verir. Her bir desen, her bir dikiş ve her bir boya katmanı, markanın 110 yılı aşkın mirasına sadık kalarak elle uygulanır.

Bugatti’nin Sur Mesure programı kapsamında uygulanan “Vagues de Lumière” yani “Işık Dalgaları”, otomobilin gövde kıvrımlarının üzerine, sanki gece bir şehrin ışıkları yansıyormuş gibi görünen, son derece karmaşık ve elle boyanmış desenlerdir. Bu efektin oluşturulması haftalar süren titiz bir maskeleme ve boyama süreci gerektirir. Işığın araç üzerindeki doğal akışı taklit edilerek, statik bir nesneye hareket hissi verilir. Kişiselleştirme, kabinde de hız kesmeden devam eder. Koltuk panellerine işlenen karmaşık desenler, kapı içlerindeki özel logolar ve hatta vites konsolunda kullanılan nadide materyaller tamamen müşterinin vizyonuna göre şekillenir.

Ferrari – Special Projects (SP)
Ferrari, her yıl binlerce otomobil üretse de, bazı sadık dostları için “seri üretim” kavramı yeterince özel değil. İşte bu noktada 2008 yılında hayata geçirilen Special Projects (SP) departmanı devreye giriyor. Bu programın amacı; şasisi ve motoru mevcut bir Ferrari modeline dayanan, ancak dış gövdesi ve iç mekanı tamamen müşterinin vizyonuyla, sıfırdan ve dünyada tek (One-Off) olarak tasarlanan otomobiller yaratmak.

Ferrari Special Projects kapsamında müşterilere “dostlar” denilse de bazı kurallar esnetilemez. Örneğin Ferrari’nin marka imajını ve DNA’sını koruma konusundaki hassasiyeti sebebiyle Special Projects kapsamında olsa dahi, pembe renk sipariş edilemez; tasarıma aykırı gövde kitleri talep edilemez, “Şahlanan At” logosunun yeri değiştirilemez veya kişisel logo kullanımı yapılamaz. Elbette motor ve şasi üzerinde, aracın güvenliğini veya Ferrari mühendislik standartlarını tehlikeye atacak mekanik değişiklikler de yapılamaz. Ferrari, dostlarıyla bu konularda anlaşamazsa, projeyi iptal etme hakkını saklı tutar.

Eğer bu yasakları zorlamayı düşünmüyorsanız, o zaman Ferrari Special Projects kapsamında bir otomobil ürettirebilirsiniz. Kişisel tarihinizi Ferrari üzerinden ölümsüz bir miras olarak bırakmak isterseniz, bu program tam da size göre… Aynen, bugüne kadar siparişleri üretilen Brunei Sultanı veya Eric Clapton gibi hissedebilirsiniz. Ancak unutmayın ki bu kapsamda 18 ile 36 ay arasında değişen teslimat sürelerine hazır olmalısınız!

Jaguar – Special Vehicle Operations (SVO)
Jaguar büyük bir kabuk değişimi geçirse de Special Vehicle Operations (SVO) ile mevcut müşterileri için özel üretimler yapmaya devam ediyor. SVO, Jaguar’ın Warwickshire, İngiltere’deki 20 milyon sterlinlik özel teknik merkezinde, markanın en hızlı, en lüks ve en özel otomobillerini hayata geçiriyor. Bir Jaguar’ın karakteristik özelliklerini alıp, onları en uç noktaya taşımakla görevli bu departman, otomobilleri sadece birer araç olarak değil, sahibinin yaşam tarzını ve sürüş tutkusunu yansıtan başyapıtlar olarak görüyor. Pek çok markada olduğu gibi Jaguar Special Vehicle Operations’da da renkler, dekorlar veya döşemeler dilendiği gibi üretilebiliyor. Ayrıca geçmişin efsane modelleri, günümüz teknolojileriyle harmanlanarak restomod ya da komple restorasyon olarak da hayata döndürülebiliyor.

Land Rover – Special Vehicle Operations (SVO)
Jaguar ile beraber yönetimi devam eden Land Rover, en özel modelleri için Special Vehicle Operations (SVO) kapsamında “Süper-Lüks” ya da “Süper-Performans” odağında üretimler yapabiliyor. Operasyonların zirvesindeyse SV Bespoke yer alıyor. Burada standart bir katalog yok; sadece sizin kapasiteniz var. SV Bespoke kapsamındaki renk seçenekleri, özel boya tesisinde harmanlanıyor ve araçlara uygulanıyor. Mat ya da parlak olarak bu renkler gövdeye ya da tüm diğer aksesuarların tarzını değiştirebiliyor.

Sürdürülebilir lüksü temsil eden “Ultrafabrics” gibi alternatif tekstillere ek olarak ahşap ve deri kullanımı konusunda da sınır yok. Elbette pek çok programda olduğu gibi, kapı eşikleri, kafalıklar ya da koltuklara dilediğiniz armayı işletebiliyorsunuz. Land Rover SVO kapsamında geçmişin simge modelleri de restore edilebiliyor. Bu ikonik modeller arasında Land Rover Defender Paul Smith de bulunuyor.

Lamborghini – Ad Personam
İtalyan Lamborghini, saf bir güç gösterisi sunan otomobiller üretir. Markanın Ad Personam adındaki programı ise vahşi performansa ruh katan bir departman olarak özel müşterilerin isteklerini gerçekleştiriyor. Lamborghini Ad Personam’ı “Sınırların bittiği, hayallerin başladığı yer” olarak tanımlıyor. Ad Personam Stüdyosu, İtalya’nın Sant’Agata Bolognese kentindeki fabrikada yer alıyor. Lamborghini, davetle kabul ettiği müşterilerine stüdyo danışmanlığı veriyor. Burada deri seçenekleri inceleniyor, özel renklerin otomobiller üstündeki demoları yapılıyor, gün ışığında ya da dijital simülasyonlarda yaratım süreci başlıyor.

Program, 350’den fazla önceden tanımlanmış özel renge ek olarak müşterinin getirdiği herhangi bir objeden ilham alan “Match-to-Sample” renklerinin de uygulanabilmesine imkan sağlıyor. Lamborghini’nin patentli “Dövme karbon-fiber” gibi ileri teknoloji ürünleri veya dokunulduğunda kumaş hissi veren “Carbon Skin” gibi yüksek teknolojili materyalleri de bu programın imza dokunuşları arasında yer alıyor. Ad Personam kapsamında Opera Unica olarak geçen tek adetli özel üretimler yapılabildiği gibi, mevcut modellerin kişiselleştirme seçenekleri de sunuluyor. Porgram kapsamındaki araçlara “Ad Personam” plaketi uygulanıyor.

McLaren – Mclaren Special Operations (MSO)
İngiliz McLaren, en özel müşterileri için oluşturduğu McLaren Special Operations’ı (MSO), “Mümkün Olanın Sanatı” olarak tanımlıyor. Woking’deki McLaren Teknoloji Merkezi’nin kalbinde yer alan MSO, sadece otomobil modifiye eden bir bölüm değil, dünyada eşi benzeri olmayan “One-Off-One”ları da üretiyor. McLaren bu süreci müşterinin tutkusuna göre farklı seçeneklerde sunuyor. MSO Defined kapsamında performans odaklı karbon-fiber parçalar, özel jantlar ve aerodinamik kitleri alabiliyorsunuz. MSO Bespoke ise benzersiz renklere, kabin içindeki özel dikiş desenlerine ve hatta aracın gövdesine yapılacak fiziksel müdahalelere imkan veriyor. MSO Programs’da, sadece seçkin bir grup için tasarlanan, pist odaklı özel deneyimler ve sınırlı sayıda üretilen otomobiller mevcut. MSO Heritage ise efsanevi McLaren F1 sahipleri için bakım ve restorasyon hizmeti sunarak, otomobil tarihini koruma altında tutuyor.

Mclaren MSO kapsamında karbon-fiberi sadece siyah değil, dilediğiniz renkte de dokutabiliyorsunuz. Oldukça masraflı olan bu işlemin adı Visual Carbon-Fiber. Ayrıca otomobilinizin farklı panellerinde mat ve parlak bitişleri bir arada kullanarak dramatik bir kontrast da yaratabiliyorsunuz. Amiral gemisi olarak bilinen P1 ve F1 modellerinde olduğu gibi, motor bölmesinde en yüksek ısı yalıtımı sağlayan 24 ayar altın seçeneği de MSO’nun sundukları arasında… Dileyenler; standart modellerde olmayan, motorun daha iyi nefes almasını sağlayan o efsanevi tavan girişleri gibi fonksiyonel parçaları da araçlarına ekletebiliyor.

Mercedes-Benz – MANUFAKTUR
Mercedes-Benz, “Dünyanın en arzulanan otomobillerini üretme” vizyonunu, kişiselleştirme programı olan MANUFAKTUR ile bambaşka bir boyuta taşıyor. Markanın Sindelfingen’deki fabrikasında yer alan MANUFAKTUR Stüdyosu, sadece bir konfigürasyon merkezi değil; en üst düzey malzeme kalitesinin, kusursuz el işçiliğinin ve dijital geleceğin birleştiği bir “mükemmellik üssü” olarak konumlandırılıyor. Kişiselleştirme konusunda “Alman” yaklaşımı da böyle olmalıydı zaten…

MANUFAKTUR programı, seri üretimin sınırlarını aşarak, seçkin müşterilerine otomobillerini kendi kişisel imzalarına dönüştürme şansı tanıyor. Mercedes-Benz’in yetenekli tasarımcıları ve malzeme uzmanlarıyla bir araya gelerek hayalinizi gerçekleştirebiliyorsunuz. Bu programın felsefesi, markanın yüzyıllık zanaatkârlık mirasını modern lüks anlayışıyla harmanlamak. MANUFAKTUR kapsamında geçmişin ikonik modellerinden ilham alan nostaljik renklerden, fütüristik mat kaplamalara kadar geniş bir yelpaze sunuluyor. “Silikon Grisi”, “Grafit Metalik” veya “Zeytin Sarısı” gibi özel tonlar, aracın karakterini değiştiriyor.

Kabin içinde kullanılan Nappa deri döşemeler, tütün kahvesinden derin kırmızılara kadar özel renk kombinasyonlarıyla sunuluyor. Koltuklardaki baklava dilimi dikişler ve el işçiliğiyle hazırlanan ahşap veya piyano siyahı kaplamalar, Mercedes-Benz’in sunduğu konforu kişisel bir saraya dönüştürüyor. Bu program kapsamında hazırlanan araçların orta konsolunda, arka camında veya koltuk başlıklarında yer alan özel MANUFAKTUR yazısı, aracın el işçiliğiyle üretildiğini ve benzersizliğini tescil ediyor.

Mercedes-Benz, MANUFAKTUR programını sadece S-Serisi veya Maybach ile sınırlı tutmayarak, G-Serisi, CLS, AMG GT 4-Kapı Coupe ve tamamen elektrikli EQS gibi amiral gemisi modellerinde de sunuyor. MANUFAKTUR kapsamında ayrıca, kapıyı açtığınızda sizi karşılayan kişiselleştirilmiş animasyonlar ve logoları içeren ambiyans ayınlatmaları, alcantara veya özel deri kaplı tavanlar, gövdeyle uyumlu iç döşeme veya çift renkli deri direksiyon simitleri tercih edilebiliyor. Mercedes-Benz, MANUFAKTUR imzalı modellerini “Sadece bugünün lüksü değil, geleceğin değerli bir koleksiyon parçası” olarak adlandırıyor.

Pagani – Grandi Complicazioni
Pagani Automobili’nin en özel ve en yaratıcı departmanı olan Grandi Complicazioni, otomotiv dünyasında kişiselleştirmenin ulaştığı en sofistike noktayı temsil ediyor. Horacio Pagani’nin “Sanat ve Bilim” (Arte e Scienza) felsefesini temel alan bu birim, sadece bir otomobil değil, birer mekanik başyapıt üretmek için kuruldu.

İsmini yüksek saatçilikte en karmaşık ve en üst düzey saatler için kullanılan “Grand Complication” teriminden alan bu departman, Pagani’nin “One-Off” ve sınırlı üretim projelerinin doğum yeri. Grandi Complicazioni, seri üretimin asla cevap veremeyeceği kadar kişisel, teknik olarak ise imkansıza yakın projeleri hayata geçiriyor. Burada süreç, müşterinin hayaliyle başlıyor ve markanın kurucusu Horacio Pagani ile tasarım ekibinin bu hayali bir mühendislik mucizesine dönüştürmesiyle sonuçlanıyor.

Leonardo da Vinci’den ilham alınan Grandi Complicazioni kapsamında üretilen otomobillerdeki parçalar, hafif ve dayanıklı olmak zorunda. Aynı zamanda bir heykel gibi estetik de olmalı. Bu birimden çıkan araçlar genellikle dünyada tek veya 3 ila 5 adet arasında değişen son derece kısıtlı sayılarda üretiliyor. Huayra Codalunga, Pagani Imola ve Huayra NC gibi modeller bu program kapsamında üretildiler.

Grandi Complicazioni sadece görsel değil, teknik olarak da ayrıcalıklar sunuyor. Örneğin; Karbon-Titanyum (Carbo-Triax HP62) gibi Pagani’ye has materyallerin, müşterinin isteğine göre farklı doku ve renklerde yeniden dokunması sağlanıyor. Vites kutusunun içindeki dişlilerden, egzoz uçlarındaki titanyum işlemelere kadar her bir parça, yüksek saatçilik kalitesinde işleniyor. Her bir Grandi Complicazioni projesinde gövde yeniden tasarlanıyor ve aktif aerodinamik kanatlarla difüzörler araca özgü şekillendiriliyor.

Porsche – Exclusive Manufaktur
Porsche’nin yarım asrı aşkın kişiselleştirme geleneğini modern el işçiliğiyle buluşturan Porsche Exclusive Manufaktur, gerçek bir rüya atölyesi. Tek yapmanız gereken Porsche’nin tüm dünyadaki showroom’larından birine uğramak. Burada kişiselleştirme seçeneklerini belirliyorsunuz ve aracınız Zuffenhausen’daki atölyelerde üretilmeye başlanıyor. Standart opsiyonların bittiği yerde başlayan serüvenin kökleri 1950’lerin sonuna dayanıyor. Bu özel hizmetle söz konusu otomobiller, fabrikadan çıkan binlerce araçtan biri değil, dünyadaki tek örnek oluyorlar.

Porsche Exclusive Manufaktur’un temel prensibi; yüksek teknoloji ile titiz el işçiliğini aynı potada eriterek, en ince detaya kadar “terzi dikimi” bir otomobil inşa etmek. Porsche’nin tarihi renk arşivinden bir seçim yapabilir veya tamamen size özel bir renk formüle ettirebilirsiniz.

Örneğe göre boyama hizmetiyle, en sevdiğiniz nesnenin rengini otomobilinizin gövdesine taşıyabilirsiniz. Karbon-fiber, alcantara, alüminyum veya ahşap; iç mekanda kullanılan her materyal, uzman zanaatkârlar tarafından elle işleniyor. Koltuklardaki dikişlerden, deri kaplı havalandırma kanallarına kadar her şey sizin zevkinize göre şekilleniyor.

Sadece bu birime özel jant tasarımları, gövde rengine boyanmış anahtarlar ve koltuk başlıklarına işlenen kabartmalı Porsche armaları, aracın her noktasında “Exclusive” mührünü yansıtıyor.

Rolls-Royce – Coachbuild
Otomotiv dünyasının kişiselleştirme zirvesi şüphesiz Rolls-Royce’a ait. Kurulduğu ilk günden bu yana tamamen kişiye özel sipariş alan Coachbuild departmanı olan İngiliz marka, mevcut modellere kişiselleştirme seçeneklerinde dünyanın en geniş spektrumlarından birini sunmasına ek olarak çok özel müşterileri için sıfırdan da üretim gerçekleştirebiliyor.

Rolls-Royce’un “Bespoke” programında bir otomobili kişiselleştirirsiniz; “Coachbuild” programında ise hiç var olmamış bir otomobili sıfırdan hayal edersiniz. Bu birim, her birkaç yılda bir, sadece markanın en sadık ve en seçkin koleksiyonerleri için “tek seferlik” bir başyapıt ortaya çıkarıyor. Birkaç yılda bir, bir ya da birkaç adet “Coachbuild” model olmasının sebebi ise bu araçların üretiminin yıllar sürmesi… Sweptail, Boat Tail ve Droptail Serisi, söz konusu otomobiller ve her biri, kendi lansman yıllarında, “Dünyanın En Pahalı Otomobili” unvanını elde ettiler. Örneğin La Rose Noire modelinde, ahşap kaplama üzerindeki soyut gül yaprağı desenini oluşturmak için 1.603 adet siyah çınar ağacı parçası tam iki yılda elle birleştirildi.

Rolls-Royce, müşterinin vizyonuna büyük saygı duysa da iki konuda asla taviz vermiyor: Araç ne kadar radikal olursa olsun, Rolls-Royce’un efsanevi “Sihirli Halı Sürüşü” (Magic Carpet Ride) konforunu ve güvenlik standartlarını sağlamalı. Marka onurunun korunması için ise tasarım, Rolls-Royce’un estetik asaletine zarar verecek kadar rüküş veya markanın DNA’sına tamamen aykırı olamaz.

“Bespoke” serilerde ise oldukça eğlenceli örneklere denk gelinebilir. Örneğin, 2025 yılında lansmanı yapılan Rolls-Royce Spectre “Bailey”, sahibi tarafından çok sevilen Bailey adındaki bir evcil hayvanı onurlandırdı. Bu özel proje kapsamında Bailey’nin pati izleri otomobiln pek çok yerine işlenirken, esas zirve arka koltukların arasındaki ahşap dekorasyonda görülüyor. Bailey’nin sevimli yüzü, 180 parçadan oluşan bu ahşap panelin üzerine işlendi. İç ve dış renk seçimlerinde ise Bailey’nin renklerinden esinlenildi.

