Müzik efsanelerinden biri olan olan Jethro Tull, yeni çıkardığı albümüyle 40-65 yaş aralığına kendini hatırlattı. Hiçbir topluluk 55 yıl sonra bu kadar iyi albüm çıkaramaz.
Şimdi 40 ile 65 yaş aralığında bulunan kuşaklar için müzik efsanelerinden biriydi Jethro Tull. Onlardan şöyle esaslı bir stüdyo albümü dinlemeyeli 20 yıl olmuştu, ama biz kemik hayranlarına sanki bir asır gibi gelmişti aralık. Son zamanlarda bir Tull albümüne karşı oluşan talep göz ardı edilecek gibi değildi. Bu da solist ve lider Ian Anderson’ı eski kayıtlara dönmeye mecbur kılmıştı; ta 1977’deki “Songs from the Wood”a kadar… 22. stüdyo çalışması “The Zealot Gene” albümündeki müziğin eski çalışmaları hatırlatması o yüzden tesadüf değil. Bu sevindirici bir durum. Şarkı içeriklerinde Orta Çağ’dan kalma ozanların eski kokusu; müzikte ise eski tarz delici gitar ve synthesizer, hatta flüt soloları var. Pastoral havalarına dönmüş olsalar da öz itibarıyla “Thick As a Brick”in retro tarzında bir konsept albüm bu. Burada eskiyi arayanlar için tatmin edici bir müzik var. Ancak, topluluk sadece geçmişte yaşamıyor; günümüze de uzanıyor. Genel olarak Tull repertuvarının progresif rock tarafına eğilen albüm hem eski hem de yeni hayranlara hitap ediyor.
***
Çalışmalar salgından önce başlamıştı. Parçaların çoğu 2017-19 arasında yazıldı, stüdyoda canlı kaydedildi. Eski kadrodan eser kalmamış olmasına (bilhassa gitarcı Martin Barre’nin yokluğuna) karşın, Anderson’ın bayrağı taşıması için görevlendirdiği müzisyenler yabana atılacak gibi değil. Çoğu (gitarda Joe Parrish, tuşlu çalgılarda John O’Hara, davulda Scott Hammond, basta David Goodier) Anderson’ın solo kayıtlarında yer almıştı. Bütün bunlar şu soruyu akla getiriyor: Tull ile Anderson albümleri arasındaki fark ne? Cevap kişisel takdiriniz, kabul edilmesi gereken ise: Anderson demek Tull, Tull demek Anderson demekmiş.

Anderson’ın son yıllarda azalan vokal yetenekleri hakkında çok şey yazıldı, ancak stüdyo albümleri söz konusu olduğunda, bu haksız yere abartılı görünüyor. Elbette yetmişlerdeki halinden bir düşüş var ama yine de durumu (vokallerde aşırı reverb ve delay kullanılmış olmasına karşın) tatminkâr.





