Resimden fotoğrafa farklı üsluplarla olgunlaşan sanatı, dünyanın dört bir yanında sergilenen ödüllü eserleri, yarım asırlık üretimiyle Türk çağdaş sanatının dünyadaki temsilcisi Burhan Doğançay’ı saygıyla anıyoruz.

Burhan Doğançay
Fotoğraf: Bergin Azer

Sanatının Arka Planı

11 Eylül 1929’da İstanbul’da dünyaya gelen Burhan Doğançay’ı anlayabilmek için kuşkusuz önce nasıl bir eve doğduğunu hatırlamak gerekiyor. 1900 yılında Bosna Hersek’te doğan babası Adil Doğançay, bir tüccarın oğlu. Küçük yaşlardan itibaren resimle ilgilenen Adil Doğançay, 1920 yılında Harita Mühendislik Mektebi’nde okurken yeteneği göze çarpar ve hocası Diyarbakırlı Tahsin (Tahsin Siret) kendisini Viyana Akademisi’ne göndermek ister.

Ancak dönemin koşullarını düşündüğümüzde bunun ne denli zor olduğunu tahmin etmesi zor değil. Doğançay, Kurtuluş Savaşı’na katılmayı tercih eder ancak hayatı boyunca çalışmalarına ara vermeden devam eder. Asker ressamlar kuşağının son temsilcilerinden olan Adil Doğançay, bir harita mühendisi olarak uzun yıllar Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde hizmet verir ve Anadolu haritalarını hazırlayan ilk kartograflardan biri olur. Seferi görevleri esnasında yaz aylarında oğlu Burhan’ı da yanına alarak Anadolu kırlarında gezinir ve kendisine resimle ilgili ilk bilgileri verir. Kara kalem, sulu boya ve yağlı boya çalışan baba oğul, yıllar sonra birlikte “Baba-Oğul” sergileri açarlar.

“Babam bana resmin alfabesini öğretti.”