Saatolog.com.tr Logo

Tudor’un Tarihçesi

9 Mart 2026
Tudor’un Tarihçesi
İlk Tudor saatlerinin kadranında bir gül logosu olduğunu biliyor muydunuz? Bu zarif logoyu daha önce hiç görmeyenler için Tudor’un tarihçesinde yüz yıllık bir yolculuğa çıkıyoruz.

Yüksek saatçilik dünyasında yıldönümleri önemlidir; markalar arşivlerinden ilhamla yeni koleksiyonlar tanıtır, kimi zaman yeni mekanizmalar üretilir kimi zaman ise ikonik bir model yeni bir tasarım diliyle sunulur. Bu vesileyle markaların arşivlerine dalarız bir kez daha; fabrikalarda çekilmiş fotoğraflar, elle çizilmiş mekanizma taslakları, onlarca yıl öncesinden saklanan küçük mekanizma parçaları… Bu yolculuk markanın tarihiyle ya da horoloji dünyasıyla sınırlı kalmayıp tarihin farklı dönemlerine de götürür bizi.

Tudor’un Tarihçesi
Hans Wilsdorf

Bu sene 100. yılını kutlayan Tudor’un kuruluşu bizi “Kükreyen Yirmiler”e götürüyor örneğin. Avrupa’da sanayileşmenin hızla arttığı, elektriğin evlere girdiği, sesli filmlerin beyazperdede kendini gösterdiği ve Amerika’nın yükselen ekonomisiyle gelen refahın moda ve eğlence kültürüne yeni bir soluk kazandırdığı yıllar… İşte Tudor, dünyanın her yanında değişim rüzgârlarının estiği 1920’lerde doğdu. Şubat 1926’da dönemin saat üreticilerinden “Veuve de Philippe Hüther” firması, Rolex’in de kurucusu olan Hans Wilsdorf adına Tudor markasını tescil ettirdi.

Tudor’un Tarihçesi

İLK TUDOR SAATLERİ

İlk Tudor saatlerinin kadranında, “T” harfindeki yatay çizginin tüm kelime boyunca uzadığı “Tudor” ismi logo olarak yer alıyordu. Kimi ilk modellerde ise kasa arkasında ya da bileziğinde Rolex adına da rastlanıyordu. İlk yıllar çoğunlukla dikdörtgen kasalı modeller üretildi. 1932’de Avustralya pazarı için Tudor saatleri tasarlandı. Bu ilk saatlerin üretiminin üzerinden çok geçmeden 15 Ekim 1936’da “Veuve de Philippe Hüther” firması, Tudor’u Hans Wilsdorf’a devretti. Bu el değiştirmeyle birlikte kadranda yeni bir simge de belirecekti: “Tudor” adının üstünde, markanın sağlamlığını ve tasarım estetiğini simgeleyen bir gül. Gül logosu zamanla biçim değiştirerek kadranlardan kaybolurken İkinci Dünya Savaşı sonrasında Wilsdorf, markayı geliştirmek ve özgün bir kimlik kazandırmak için adımlar atmaya başlamıştı.

Tudor’un Tarihçesi

Tudor’un ilk ses getiren yeniliklerinden biri 1952’de tanıtılan Oyster Prince saatiydi. Saatin reklam kampanyası da dönemine göre farklı ilerliyor, saatin dayanıklılığını vurgulamak için çalışırken bileğinde Tudor olan işçiler çiziliyordu. Oyster Prince saatleri, sadece Rolex’e özgü olan su geçirmez Oyster kasa ve daimi mekanizması ile donatılarak üretildi. Wilsdorf, Rolex’e özel bu iki fonksiyonun Oyster Prince saatlerinde kullanılmasını, seriye duyduğu güven olarak dile getiriyordu. Aynı sene, Kraliyet Donanması tarafından düzenlenen Grönland keşif gezisinde 26 adet Oyster Prince saati kullanıldı. Bunların yanı sıra saatin kampanyasında farklı dayanıklılık testleri de yapıldı: Bir maden işçisi elle yapılan bir kazı çalışmasında Oyster Prince’i 252 saat boyunca taktı, bir taş ustası tarafından üç ay boyunca kullanıldı ve bir motosiklet yarışçısı tarafından 1.000 millik mesafe boyunca kullanıldı.

Tudor’un Tarihçesi

Oyster Prince’in tanıtılmasının üstünden çok geçmeden 1954’te üretilen Reference 7922 ile markanın dalış saatlerindeki hikâyesi başladı. İlk yıllarda 100 metre olan suya dayanıklılık 1958’de tanıtılan Referans 7924 ile 200 metreye kadar çıkarıldı. 1960’lı yılların ilk yarısına gelindiğinde Tudor dalış saatlerinin genel tasarım çizgileri oturmaya başlayacaktı. Tudor’un alametifarikası “Snowflake” ibreleri, yuvarlak saat imleri o yıllarda kendini göstermeye başladı.

Tudor’un dalış saatleri Fransız Donanması tarafından da kullanıldı. Donanmanın kullandığı en ünlü modellerden biri de mavi kadranıyla Referans 9401 idi. Dalış saatleri 2000’lere kadar Fransız Donanması’nın dalış okulunda ve savaş dalgıçları arasında tercih edildi. Hatta öyle ki, Tudor Referans 9401’in bugün hâlâ eski askerlerin bileğinde olduğunu söylüyor. Black Bay ve Pelagos koleksiyonlarında Tudor’un ilk dalış saatlerinin mirası sürüyor.

Tudor’un Tarihçesi
Fransız Donanması için üretilen saatlerde, Fransız yapımı paraşütlerden geri dönüştürülmüş elastik bantlardan elde edilen el yapımı kayışlar da kullanılıyordu. Genelde yeşil renkte olan bu kayışların ortasında sarı ya da kırmızı ipliklerle tasarlanıyordu.

Black Bay ve Pelagos koleksiyonları bugün Tudor’un dalış saatleri mirasını devam ettiren saatlere ev sahipliği yapıyor. Ayrıca daha klasik görünümlerden şık kadın saatlerine geniş bir skalada Tudor saatleri bulmak mümkün. Marka 2025’te ilk defa Ay fazlı bir seri tanıtarak yüzüncü yılına yaklaşırken bir yeniliğe imza attı. Belki kadrandan kaybolan gül logosunun zarafeti, şık bir Ay fazıyla yüz yıl sonra yeniden kendini anımsattı.

Tudor’un Tarihçesi
British Greenland Expedition’dan bir kare