
Kari Voutilainen Saat Dünyasındaki Yolculuğunu Anlatıyor
Finlandiya’dan İsviçre’ye uzanan yolculuğuyla Kari Voutilainen yüksek saatçiliğin bugün en büyük ustalarından biri. İmzasını taşıyan saatlerse bu hikâyenin sessiz şahitleri.

12+ yazı

Finlandiya’dan İsviçre’ye uzanan yolculuğuyla Kari Voutilainen yüksek saatçiliğin bugün en büyük ustalarından biri. İmzasını taşıyan saatlerse bu hikâyenin sessiz şahitleri.

İlk Tudor saatlerinin kadranında bir gül logosu olduğunu biliyor muydunuz? Bu zarif logoyu daha önce hiç görmeyenler için Tudor’un tarihçesinde yüz yıllık bir yolculuğa çıkıyoruz.

IWC’nin yeni saati Portugieser Chronograph Ceratanium, tamamen siyah tasarımıyla sportif tasarımına şık bir dokunuş getiriyor.

Belki başrolü değil, fakat saatler beyazperdenin zamanı gösteren mütevazı yıldızları… Dünden bugüne bir yolculuğa çıkıp sinemaya konuk olmuş, filmlerdeki saatleri inceliyoruz.

Sovyetler Birliği’nde temelleri atılan saat fabrikalarından gelen mirasla modellerini üreten Rus saat markalarından bugünün bağımsız saat ustalarına, Rusya saatçiliğini keşfediyoruz.

Streamliner Tourbillon Concept Ceramic, H. Moser & Cie.’nin ilk seramik saati olarak sahneye çıkıyor.

With the introduction of the new Oris Big Crown Pointer Date “Bullseye,” Oris revives one of its most distinctive two-tone dial aesthetics, reaffirming the enduring appeal of heritage-led design.

Saat markalarının arşivleri yeni modeller için vazgeçilmez bir ilham kaynağı olmaya devam ediyor: Yeni Oris Big Crown Pointer Date “Bullseye” ile Oris’in iki tonlu kontrast tasarımı yeniden hayat buluyor.

South Korean Hyeon-gyu Oh’s poignant reference to “destiny” upon his arrival at Beşiktaş transcends a mere transfer narrative; it stands as a potent new symbol of the enduring brotherhood between Turkey and South Korea, a bond stretching from the 1950s to the milestone of 2002.

The Reverso watches that left a mark on the 1930s meet collectors and enthusiasts in New York through The Collectibles exhibition.

1930’lu yıllara iz bırakan Reverso saatleri, The Collectibles sergisi ile New York’ta saat severlerle buluşuyor.

Aşk mı takıntı mı sorusunun gölgesinde, Masumiyet Müzesi bize şunu hatırlatıyor: Bazen insan sevdiğini değil, ona ait eşyaların içinde saklı kalan hatıraları biriktirir ve teselliyi tam da orada arar.