Eski veya yeni, nitelikli saatler zamanın ruhunu anlamak için müzelerde sergilenmeli.
Tarih 15 Haziran, akşam sularında, sahile yakın bir lokantadayız. Sohbete yeni başlamıştık ki aramıza bir iş insanı katıldı. Şık ve çok kibar bir adam, meraklı gözlerle bize baktı. Konu saatler olunca sohbet derinleşti. Arada bir sandalye var ama konuşurken gözüm onun bileğindeki saate takılıyor. Sadece bir kenarını görüyorum ama o kadarı bile yeterli, tanımamak olanaksız. Metrelerce uzakta bile olsanız markanın adını ve modeli söyleyebileceğiniz bir saat: 1970 yılında tasarlansa da piyasaya 1972’de çıktığı için bu yıl 50. yılını kutlayan Audemars Piguet markasının Royal Oak modeli.
Royal Oak; çelik kasası, sekizgen bezeli, “tapisserie” desenli kadranı ve entegre bileziği ile 1970’lerin başındaki estetik değerleri altüst ederek modern bir ikona dönüştü. İlk çelik lüks spor saat olan Royal Oak, aradan 50 yıl geçmesine rağmen tasarımı değerini hiç yitirmediği gibi etkisi dalga dalga büyüyerek birçok benzerine yol açmış devrimci bir model. Benzerleri de çok güzel hatta kimi kardeşleri boynuz kulağı geçer misali ilk saatten çok daha fazla ilgi görüyor. Tasarlayan kişi de saatçilik dünyasını allak bullak eden bir sanatçı: Gérald Genta. Kendisi Cenevre’deki Mont Blanc Köprüsü yakınlarında dalgıç giysili bir adamı gördüğü çocukluk hatırasından ilham alarak saati bir gecede tasarlanmış.

Saate daha yakından bakmak için biraz daha yakınlaşsam mı veya aradaki sandalyeye mi otursam derken o kişi neye baktığımı(zı) anlıyor, gülümsüyor ve saatini çıkartıp bize uzatıyor.
Saat bana uzatıldığında ilgiyle inceliyorum, daha önce de görmüştüm ama her defasında yeniden görüyor gibiyim. Üstelik elimdeki saatin Mayıs 2022’nin ilk haftasında Cenevre’de Phillips Müzayede Evi tarafından 1,1 milyon dolara satılan (üretilmiş ikinci Royal Oak ve 1972 Baselworld saat fuarında tanıtımda gösterilen dört modelden biri) saatin bir benzeri olduğunu düşünüyorum.

Sadece birkaç gün sonra, 10 Mayıs’ta Gérald Genta’nın kişisel koleksiyonundaki (altın bezeliyle kişiselleştirilmiş) tek Audemars Piguet Royal Oak, yine Cenevre’de, Müzayede Evi tarafından 2 milyon 130 bin dolara satıldı ve bir açık artırmada satılan en pahalı vintage Audemars Piguet saati oldu (kişisel öykülere sahip saatler çok daha değerli).










