Osmanlı zamanlarından beri düğünlerin, bayramların sevincini yansıtan baklavanın tarihi ağız sulandıran görsellerle Mundi Yayınları’ndan çıkan Kırk Kat Baklava Tarihi’nde. Kitabın öyküsünü yazarlarından dinledik.

Ramazan Bayramı’nı geride bırakmış olsak da bayramın sembolü baklavaya düşkünlüğümüz baki. Peki, baklavanın tarihini ne kadar biliyoruz? Mutluluğun ve güzel günlerin sembolü olarak görülen baklava hep şimdiki gibi ceviz veya fıstıkla mı yapılıyordu? 20. yüzyılın hızlı dönüşümleri baklava üretimini nasıl etkiledi? İki yılı aşkın derin bir araştırma ve takım çalışması sonucu Mundi Yayınları’ndan çıkan Saraydan Çarşıya, Gaziantep’ten İstanbul’a Kırk Kat Baklava Tarihi’nin yazarları tarih araştırmacıları Burak Onaran ve Priscilla Mary Işın baklavanın tarihsel serüvenini Saatolog okurlarıyla paylaştı.

Bu projeyle nasıl ilişkilendiniz ve nasıl bir iş bölümü yaptınız?

Burak Onaran: Karaköy Güllüoğlu’ndan Murat Güllü ve Can Yayınları editörü, aynı zamanda yemek kültürüyle de yakından ilgili olan Merin Sever baklavanın tarihine dair derin bir araştırmanın eksikliğinden yola çıkarak bu projeye girişmişler. Ardından Mary’ye ve bana geldiler. Mary ağırlıklı olarak İstanbul ve saray mutfağı ağırlıklı çalıştı; ben ise 20. yüzyılın başından günümüze dek uzanan 120 yıllık dönemde baklavanın geçirdiği dönüşümleri ele aldım.

Priscilla Mary Işın: Ben zaten şimdiye kadar hep Osmanlı mutfağı çalıştım ve baklava benim ilk göz ağrım. Bu işe başlayalı 20 sene falan oluyor tabii ama sürekli bir şeyler çıkıyor. Baklava o kadar önemli ki aldığım notlar yüzlerce sayfayı geçmişti. Bu proje çok daha detaylı, hiç özetlemeden, her detayı koyabileceğimiz bir çalışma yapmamı sağladı. O açıdan yayınevinden gelen teklif çok cazip geldi. Baklava tarihi, gerçekten bir kitabı hak eden bir tatlı.

B.O.: Kitabı formüle ederken bunun günümüze kadar gelecek olan bir tarih çalışması olmasını istedik. Bu tür konularda tarih çalışmaları, çoğunlukla köken araştırmasıyla sınırlı tutuluyor; yakın geçmişi içermiyor. Uzak ve romantize edilen bir geçmiş anlatısı sunuyorlar. Bu kitap ise baklavanın yazılı yer aldığı ilk kaynaktan başlayıp günümüze kadar geliyor. Mary’nin şimdiye kadar bulduğu kaynakları tamamen kullanabileceği kapsamlı bir Osmanlı bölümü yazmasını istedik. Ardından, baklavanın en dinamik olduğu dönemlerden 20. yüzyıla geldik. Ancak bu işe başlarken baklavanın yakın tarihinin bize ne sunacağını pek bilmiyorduk; maceraya gönüllü olduk kısacası.