DS Automobiles Türkiye Genel Müdürü Selim Eskinazi’nin Bir Günü

DS Automobiles Türkiye Genel Müdürü Selim Eskinazi’nin Bir Günü

DS Automobiles Türkiye Genel Müdürü Selim Eskinazi’nin otomobil tutkusu çocukluk yıllarına uzanıyor. Kariyerini tutkuyla sevdiği otomobil dünyasında inşa eden Selim Eskinazi ile bir gününün nasıl geçtiğini ve kariyer yolculuğunu konuştuk.

Selim Eskinazi
Fotoğraflar: Serkan Eldeleklioğlu

24 Saat

Güne nasıl başlıyor?

Güne çok erken başlıyorum, 06.30 – 07.00 gibi kalkarım. Sabahları erkenden kalkmam liseden kalma bir alışkanlığım. Koç Lisesi’nde okuduğum yıllarda evimiz Bağdat Caddesi’ndeydi, lisem ise Kurtköy’de. Uzun bir yol gitmem gerektiği için sabahları erken kalkmaya alışkınım. Genelde bir kahve içer, sonra da köpeğimizi gezdirmeye çıkararak güne başlarım.

Nasıl bir temposu var?

Çalışmaya 07.30 gibi başlıyorum. Benim için günün en değerli saati 07.30 – 08.30 arası. Bu vakitlerde günü planlıyor, raporlara bakıyorum. Tam bu saatlerde telefon trafiği gibi beni bölecek çağrılar olmuyor. Bu bir saati oldukça verimli kullanmaya çalışıyorum.

12.00 – 18.00

Sabah 08.30’dan sonrası peş peşe gelen toplantılarla çok yoğun geçiyor. Sabah kahvaltı yapmadığım için öğle yemeğini atlamamaya çalışıyorum bu yoğunlukta. Öğle yemeğinden sonra ise dışarıdaki bayi ziyaretlerimi ve toplantılarımı yapmaya çalışıyorum. Öğle sonrası, gün bitene kadar bu toplantılar ve ziyaretlerle geçiyor genellikle.

Akşam rutini

Sakin bir günün rutininde ailemle vakit geçirip günü bitiriyorum genelde. Ufak bir kızım var, bu aralar akşam meşgalem onunla vakit geçirmek oluyor genellikle. Bağdat Caddesi’nde yaşıyorum, kimi zaman da eşimle ya da arkadaşlarımla birlikte buralardaki mekânlarda vakit geçiriyorum.

Kaçta uyur?

23.00 gibi yatmaya çalışırım en geç. Uyumadan önce bir şeyler dinlemeyi severim. Eğer hava güzelse balkonda oturmayı çok seviyorum. Uyumadan önceki son yarım saati, balkonda bir şeyler dinleyerek geçirmeyi tercih ediyorum.

DS Automobiles Türkiye Genel Müdürü Selim Eskinazi’nin Bir Günü

İş ve Yaşam Sırları

Sizin zaman yönetimi metodunuz nedir, zamanı nasıl verimli kullanırsınız?

Çok planlı biriyimdir. Yazmayı da sevdiğim için hâlâ kalem defter kullanarak not tutar, yapılacaklar listemi hazırlarım. Her pazar günü bir-iki saatimi haftayı planlamak için ayırırım. Bu, benim için çok önemli. Hem geçtiğimiz haftanın üzerinden geçmiş oluyorum hem de önümüzdeki haftayı planlıyorum. Telefonların çalmadığı sakin bir güne denk getirmek de iyi oluyor. Sabahları günü iyi planladığımda zaman dengesini çok iyi kurabiliyorum.

Günün en sevdiğiniz saati?

Yine saat 07.30 – 08.30 arası. Telefonların çalmadığı ve kendi odamda tek başıma, odaklanabildiğim bir vakit. O bir saat içerisinde hem işi hem de özel hayatımı planlayabiliyorum. Bir de günbatımlarını severim.

Stresinizi atmak için ne yaparsınız?

Öngörülebilir riskler oluyor, bir de öngörülemeyen riskler. Öngörülebilen riskleri ekip arkadaşlarımla birlikte oturup önden hazırlığını yapıyoruz. B ve C planlarımız hep hazır oluyor. Hazırlıklı ilerlemek stresli durumları da azaltıyor. İleriye dönük planlamalar, iş hayatında stres yönetiminde oldukça etkili oluyor.

İstanbul’un trafiğinden ve kaosundan kurtulma metodunuz nedir?

Bu konuda şanslıyım, evden çalıştığım için trafiğin yoğun olduğu saatlerde yolda olmuyorum. Trafik kaosuna girdiğim çok nadir oluyor. Oturduğum muhit de iş trafiğinin dışında kalıyor. İstanbul kaosuna muhtemelen ayda en fazla iki ya da üç gün denk geliyorum.

Gençlere yönetici olmakla ilgili en önemli öğüdünüz nedir?

Bir öğütten ziyade kendi önem verdiğim konulardan bahsedebilirim. İnsan ilişkilerinde başarılı olduğumu düşünürüm, bu da iş hayatında benim için hep bir artı olmuştur. Yola tekrar çıksam, yine insan ilişkilerine odaklanırım. İnsan ilişkilerinde kendimi geliştirmek, her gün çaba sarf ettiğim bir konu çünkü günün sonunda her şey insan ilişkilerine bağlanıyor. Bir diğer tavsiyem ise konfor alanından çıkmak. Konfor alanı, insanı zamanla hantallaştırabiliyor. Genç yöneticilere, kendilerine koydukları ulaşılabilir hedeflere giderken, zaman zaman konfor alanlarından çıkmalarını tavsiye edebilirim.

DS Automobiles Türkiye Genel Müdürü Selim Eskinazi’nin Bir Günü

Sizin yolunuz otomobil dünyasıyla nasıl kesişti?

Sabancı Üniversitesi’nde Üretim Sistemleri Mühendisliği okudum, 2006 mezunuyum. Otomobil benim için büyük bir aşktı her zaman. Henüz üniversite okurken Doğuş Otomotiv’in bir ilanına denk geldim. O gün, hayalimdeki iş için bir başvuru yaptım. İyi ki de bu sektöre adım atmışım, hayalindeki işi yapmak başarı payını artırıyor.

İş yaşamında sizi güçlü kılan yanınız nedir?

İnsan ilişkileri beni hep iyi yerlere taşıdı. Hem iş hayatında hem de özel yaşamımızda insanlarla kurduğumuz iletişim çok önemli. Doğru iletişim kurabildiğiniz takdirde liderlik yapmak da kolaylaşıyor. Bir yönetici hem kendi üstünü hem de kendi ekibini yönetiyor. Bu yüzden, doğru kurulan ilişki her zaman başarının bir parçası oluyor.

Bugüne dek aldığınız bir riskten bahsedebilir misiniz?

Üniversiteden mezun olur olmaz, 2006 yılında Doğuş Otomotiv’de çalışmaya başladım. Geçtiğimiz seneye kadar da Doğuş Otomotiv’deydim. Temmuz ayında DS Automobiles’de yeni bir pozisyon şansı doğdu ve bir bakıma konfor alanımdan çıkmış oldum. Kültürünü, çalışma şeklini bildiğim bir markadan başka bir kültüre geçiş yaptım. Konfor alanımın dışına çıkmak benim için bir nevi risk oldu. Cesaret gerektiren bir adımdı.

Hep hayranı olduğunuz isim kimdir ve neden?

Tüm erkek çocukları gibi ilk kahramanım babamdı. Babamın mesleği doktorluk, haliyle onun da insan ilişkileri hep iyi olmuştur. Onun insan ilişkilerini gözlemleyip kendi hayatıma adapte ettim.

Selim Eskinazi

Hafta sonu için vazgeçilmez aktiviteniz nedir?

Mutlaka arkadaşlarımla buluşurum, genellikle Bağdat Caddesi’nde vakit geçiririz. Müdavimi olduğumuz bazı mekânlar var, çoklukla oralarda oturup uzun ve keyifli sohbetler etmeyi severim. Ve tabii aileme mutlaka zaman ayırıyorum. Kızımla vakit geçirmek de benim için çok kıymetli.

Her şeyden uzaklaştığınız kaçış noktalarınız var mı?

Eşimle birlikte Barselona’ya gitmeyi çok seviyoruz. Müdavimi olduğumuz oteller, restoranlar ve mekânlar var. Artık sık sık gittiğimiz için İstanbul’da bir yere gitmiş gibi hissediyoruz. Tempolu değil, daha sakin ve dinlendirici bir seyahat geçirmiş oluyoruz.

Bize işle ilgili unutamadığınız bir anınızdan bahsedebilir misiniz?

Geçtiğimiz hafta yaşadığım bir deneyimden bahsedebilirim. Markamızın “Only You, DS Deneyimi” adındaki programı kapsamında müşterilerimizden beş çifti ile bir Paris seyahati gerçekleştirdik. Louvre Müzesi’nin hemen yanında bir otelde konakladık. Seyahatin bir parçası da müzenin ziyaretiydi ve müzeyi bize özel kapatılmış bir şekilde gezdik. 14 kişilik bir grupla ve rehber eşliğinde gezmek bu muhteşem müzeyi gezmek, hayatımda unutamayacağım iş hayatımdaki en keyifli anılardan biriydi.

İş-hayat dengesini sağlama yönteminiz nedir?

Kendi ekibimden ricam, geç saatlere kadar çalışmadan zamanında bilgisayarlarını kapatmalarıdır. Çok geç saatlere kadar çalışmanın bir marifet olmadığını, zaman planlanamasının yanlış yapıldığını düşünüyorum. İş ve özel hayat dengesinin çok önemli, denge olmadığı zaman başka yerlerden beslenmemiz mümkün olmuyor. En nihayetinde burada da konu planlı olmaya geliyor.

Türkiye’de müdavimi olduğunuz restoranlar ve mekânlar nereler?

Arkadaşlarımla Suadiye’deki The Townhouse’a gideriz sıklıkla. İş toplantıları için Parle, Da Mario ve Papermoon’u tercih ederim.

Bir koleksiyonunuz var mı, yapsanız neyin koleksiyonunu yapardınız?

Model araç biriktiriyorum. Otomotiv sektöründe gittiğiniz toplantılarda model araçlar hediye edilir, bir gelenektir. Yıllar içinde biriken model araç sayısı artmaya başladı ve bir merak oluştu. Çalışma odamın bir köşesi model araç koleksiyonumla dolu. Otomobil tutkum da böyle bir koleksiyon oluşturmamda beni perçinledi.

DS Automobiles Türkiye Genel Müdürü Selim Eskinazi’nin Bir Günü

Saat takmayı sever misiniz?

Saat takmayı severim. Ağırlıklı olarak Rolex modellerinin olduğu küçük bir koleksiyonum var diyebilirim.

Total
0
Paylaşımlar
İlginizi Çekebilir