Dünyanın en prestijli bartender yarışması World Class’ın 2023 Türkiye Şampiyonu Doğuş Türümen, tarhanadan helvaya Türk lezzetlerini kokteyl bardaklarına taşıyor.  

Sinema tarihinin ikonik sahneleri hep aynı yerde geçiyor: Barlar. Cinnet’i (The Shining) hatırlayın. Jack Torrance’in hayalet barmen Lloyd’la arasında geçen diyalog bir anda filmin bütün seyrini değiştirir ve ünlü karakterin psikolojik şeceresini ortaya koyar. Peki ya efsane Kokteyl (Cocktail) filmi… Tom Cruise, barın arkasında çalışırken bu mesleğin bir jonglör kadar beceri ve bir aktör kadar drama yeteneği gerektirdiğini kanıtlar. Hafızalara kazınan barmen sahnelerini saymakla bitmez.

Şimdi bir de kendi hayatınızı ve gittiğiniz barları bir düşünün. Unutamadıklarınızın çoğunda iyi bir bartender’ın izlerini göreceksiniz. Klasikleri alâsıyla servis eden, neyi nasıl içmeniz gerektiğini dikte etmeyen ama öneri getiren, gözlemci, dikkatli, detaycı bartenderlar… Sıkça karşınıza çıkmadığı kesin. Sebepleri belli. Birçok genç insan mühendislik hayali kurar ama iyi bir bartender ya da garson olmayı tercih etmez. Gelin yeme içme sektörünün bel kemiğini işin uzmanından dinleyelim. 2023 World Class Türkiye Şampiyonu Doğuş Türümen anlatıyor.

Nasıl başladı senin hikayen?

Ailemde zaten birçok turizmci var. Ben de Turizm Meslek Lisesi’nde okurken yazları Cunda’nın en eski işletmelerinden biri olan Uno Pizza’da çalışmaya başladım. İstanbul’un en iyi mekanlarında çalışan barmenler yazın Ayvalık Cunda’ya gelirdi o dönem. Ertan Engin gibi, Cevat Yıldırım gibi sektörün duayenleriyle çok genç yaşta tanışma fırsatı buldum.

Meslek lisesinden çıkışlı olmanın nasıl bir faydası oldu?

Okulda ilk sene temel dersleri alıyorsunuz. İkinci senede bölüm seçiyorsunuz. Ben ikinci seneye geldiğimde ne seçmem gerektiği konusunda emin değildim. Mutfak, servis, entertainment, kat hizmetleri gibi bölümler vardı. Sonunda mutfak seçtim. Bu sayede ürünleri öğrenmeye, malzemenin kendisini tanımaya başladım. Şanslıyız ki Ümit Ünal gibi bir hocamız vardı. Birçok okulda öğrencilere sadece gül böreği anlatılırken Ümit Hoca bize ravioli anlatıyordu. Gül böreğini hafife aldığımdan söylemiyorum ama vizyonu farklıydı. O sene bizim sınıftan beş kişi çıktı ki şu an hepsi en iyi yerlerde. Biri geçen senenin Türkiye Sommelier şampiyonu Fehmi Günsu, biri Gallada İstanbul’un Head Chef’i Doğukan Seğmen, biri Fatih Tutak Türk’te Sous Chef Fahri Ateşoğlu, biri de Peninsula Hotel’in Pastry Chef’i Berk Tilki.

Çok iyi isimlerden bahsediyoruz ama bir yandan da bir elin parmağını geçmiyor. Hizmet sektörü Türkiye için bu kadar önemliyken neden daha fazla yetenek çıkmıyor sence?