Saliselerle Yarışmak

Zenith’in Defy Extreme koleksiyonu, sınırlarını zorlamak isteyenlere hitap ediyor.

“Fırtınadaki bir kaya gibi yontulmuş ve oyulmuş”… Tasarımcı Sébastien Gobert, yeni Zenith Defy Extreme koleksiyonundaki saatleri böyle nitelendiriyor. Gerçekten de keskin hatlara ve kenarlara sahip, yönlü bezeli; bezelin altına yerleştirilmiş ve kasa arkasına kadar uzanan on iki köşeli halkası ve titanyum yüzeyiyle “belirgin” bir koleksiyon olan Extreme, sert fırtınalar karşısında sağlamlığını koruyan bir kayaya benziyor. Amacı da bu: Defy Extreme, her türlü ekstrem koşulda kullanılabilecek bir saat olarak tasarlandı.

Aslen model, markanın 1960’lardaki A3642 gibi en eski retro-fütüristik DEFY spor saatlerine dayanıyor. Eski saatin
12 köşe içinde yuvarlak kasa tasarım detayını bugüne taşıyan seri, dayanıklı ve belirgin malzeme seçimiyle ve büyütülmüş 45 mm kasayla daha fütüristik hale getirilmiş. Buton ve vidalı kurma kolunun yerleşim biçimi, saatin “belirgin” tasarım dilini daha da güçlendirmiş. Öyle ki pembe altınmat titanyum ve mat titanyum versiyonları, mat cilalı mikro kumlanmış bir yüzeye sahip olduğu için bir monoliti andırıyor. Bir diğer versiyon olan mavi renkli titanyum versiyonu ise saten fırçalanmış ve cilalı görünüme sahip. Defy Extreme ile ilgili en ilgi çekici şeylerden biri, Zenith’in çığır açan El Primero kronografını içermesi. 1969’da duyurulan efsanevi El Primero, ilk otomatik kronograf mekanizmasıydı ve saniyenin onda birini ölçme kabiliyetine sahipti (El Primero halen de saatçilik tarihinin en ünlü kronografıdır). Zenith, günümüze geldiğinde in-house ürettiği Defy El
Primero 21 ile saniyenin yüzde birini ölçme hassasiyetinde ustalaşmaya devam etti.

Yeni Defy Extreme de saniyenin yüzde birini ölçerken her koşula karşı koyabilen dayanıklılıkta bir saat olarak ortaya çıkmış. Saatte 36.000 VpH ve 360.000 VpH’de çalışan iki eşapman ile ikinci bir kronograf mekanizmasının görülebilmesi için büyük ve üst üste binen kronograf sayaçları kullanılmış. İbreler ve saat imleri de gündüz ve gece okunaklılığı sağlamak için ekstra büyük olarak tasarlanmış ve Super-LumiNova ile doldurulmuş. Mekanizmanın dış yüzeylere uyum sağlayabilmesi için mat titanyum versiyona siyah, cilalı versiyona mavi ve titanyum-pembe altın versiyona altın galvanizm işlemi uygulanmış.
Dayanıklılığı artıracak şekilde 200 metre su geçirmezlik, titanyumun getirdiği hafiflik ve çizilmezlik, saatin sunduğu diğer avantajlar. Yine hareket halindeyken kolayca ve hassas bir biçimde ayarlanabilir hızlı kayış değiştirme sistemi;
cilalı, saten fırçalanmış titanyum bilezik, katlanır tokalı kauçuk kayış seçeneklerinden birine hızlıca geçmenize olanak tanıyor.
Zorlu koşullar için ıslanmaya karşı korunaklı Velcro kayış da seçenekler arasında.

Defy Extreme, aynı zamanda tam da Saatolog 2021-22 sayısının teması olan “değişen dünyada zaman”ı hassas biçimde ölçebilmeyi ve insanın doğaya dönüşünü simgeliyor. Marka, yeşil ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek için iki yıl önce “Zenith Yeşildir” hareketini başlatmış ve bunun bir parçası olarak da, koleksiyona da ismini veren Extreme E yarışının resmi zaman tutucusu ve kurucu ortağı olmuştu. Extreme E, doğanın zorlu rotalarında gerçekleşen yeni bir off-road elektrikli yarış şampiyonası; hedefi, motor yarışı hayranlarının iklim değişikliğiyle mücadele etmesini sağlamak. Yıl sonuna kadar Senegal, Grönland,
Brezilya ve Arjantin’de dört yarış gerçekleşecek; bu bölgelerin seçilmesinin nedeni ise, çevreye duyarlı olduklarını hatırlatmak
ve bilim insanlarına bu yarış vesilesiyle yerel arazide araştırma yapma fırsatı tanımak. Zenith de “geleceğin yarışına” kurulduğu günden bu yana destek vererek geleceğe yatırım yapıyor.

Doğanın zorlu şartlarında süren yarışa uygun bir saat olan Defy Extreme, Extreme E yarışının galibine hediye ediliyor. Saatin bu yarışa katılmayan bir Defy Extreme sahibinde uyandırmak istediği ilham da farklı değil, âdeta şöyle diyor: “Daha yükseği hedefle; seni zorlayacak her şey, aynı zamanda güçlendirecektir. Ve saliselerle yarıştığında ben de orada olacağım.”

Çölde Fotoğraf

Zenith, çöllere adadığı yeni özel edisyon Defy Extreme Desert için Kaliforniyalı fotoğrafçı Kourosh Keynejad ile işbirliği yaptı. Dünyanın büyüleyici ve bakir noktalarını fotoğraflayan fotoğrafçı, Zenith için Kuzey Amerika’daki uçsuz bucaksız dört çölden manzaralar çekti: Büyük Havza, Mojave, Sonoran ve Chihuauan. Keynejad, Zenith için hazırladığı seride “Rüzgâr Oymalı Kanyonlar”, “Issız Kum Tepeleri” ve “Yıldızlı Geceler” adlı üç triptikte dokuz görüntüyü sergileyecek. Paris’teki FIAC ile başlayacak gezici sergi, Dubai ve Tokyo’ya devam edecek ve sergide yeni Defy Extreme Desert saati de incelenebilecek.

Dünyanın büyüleyici ve bakir noktalarını fotoğraflayan Kourosh Keynejad , Zenith için Kuzey Amerika’daki uçsuz bucaksız dört çölden manzaralar çekti.