Tarihi efsanevi detaylarla dolu sürprizli lezzeti mercek altına alıyor ve şehirdeki en iyi kruvasancıları listeliyoruz.
Dışı çıtır içi yumuşacık lezzetiyle ideal kruvasanı ortaya çıkartmak için bir araya gelmesi gereken niteliklerin biraz gizemli bir yanı var desek yanlış olmaz. Çünkü tarifi tam tutturmak için kullandığınız malzemelerin niteliğinden ortamın ısısına kadar birçok faktör bulunuyor. Elde edilmesi oldukça hassas olan kruvasan hamurunun katmanları, nihayet onu ısırdığınızda ufalanan bir karmaşaya dönüşmemeli. Kısacası bayıla bayıla yediğimiz bu tatlı hamurun yapım aşaması bir hayli meşakkatli!
En İyi Kruvasan Mekanları
Kruvasanın alametifarikasının yalnızca lezzetinden geldiğini düşünmeyin, oldukça gizemli bir tarihi var. Peki, bu aşk nasıl başladı, gelin bu konuya biraz yakından bakalım.
KRUVASAN, MİLFÖY MÜ?

Öncelikle bir karışıklığa açıklık getirelim; kruvasan ve milföy hamuru aynı şey değil. Çünkü milföy hamuru her katlamada aynı yöne doğru açılır, bu da piştiğinde kat kat olacağı anlamına gelir. Kruvasan hamuru ise her katlamada yön değiştirilerek açılır ve böylece içi göz göz, dışı gevrek olur.
KRUVASANIN TARİHİ
Şoke edici bir haberle başlayalım, kruvasan Fransa’da icat edilmedi! İçinde birçok tarihi efsane barındıran bu lezzet bombasının yolculuğu tıpkı katmanları gibi gizem dolu… Avusturya ve Doğru Avrupa’da yapılan tipik bir hamur işi olan kipferl’in Fransız kruvasanının atası olduğu düşünülüyor. Peki, kipferl nasıl hilal şeklini alıp kruvasan haline geldi? Söylentiler yüzyıllardır suları bulandırdığı için işler burada biraz karışıyor.









