Ve Perde: 40. İstanbul Film Festivali Sinema Salonlarına Dönüyor

40. İstanbul Film Festivali, 18 Haziran-4 Temmuz tarihleri arasında Atlas 1948 Sineması ve Kadıköy Sineması’ndaki ve çevrimiçi gösterimlerine devam edecek.

40. İstanbul Film Festivali’nin Uluslararası Yarışması’yla beraber diğer festival bölümlerinden gösterimler Atlas 1948 Sineması ve Kadıköy Sineması’nda gerçekleşecek. Programdan 16 uzun, 6 kısa metrajlı film ise filmonline.iksv.org’da erişime açılacak. Uluslararası Yarışma’da 9 ülkeden 11 film yer alıyor.

Festivalin merakla beklenen bölümleri ise bu sene “Haziran Gösterimleri” başlığı altında bir araya geldi. Ünlü yıldızların usta yönetmenlerle buluştuğu güncel filmler seyirciyle buluşacak. Listede iki Oscar ödüllü “Nomadland” ve yönetmenliğini Atıf Yılmaz’ın yaptığı ve yeni restore edilen Metin Oktay melodramı “Taçsız Kral”ın da dahil olduğu 24 film yer alıyor. “Haziran Gösterimleri” seçkisinde yer alan farklı türlerden, coğrafyalardan ve hatta zaman dilimlerinden bazı filmleri okurlarımız için derledik.

Hatıra Kutusu, Joana Hadjithomas

Yönetmenliğini Joana Hadjithomas’ın yaptığı “Hatıra Kutusu”, neredeyse yirmi yılı aşkın bir geçmişten gelen bir kutu dolusu anının bir anne-kız ilişkisinde yarattığı etkiyi irdeliyor. Bu bir kutu dolusu anı, Maia’nın 80’li yıllarda iç savaş ortamının hâkim olduğu Lübnan’dan Paris’e kaçmayı başarmış arkadaşı Liza’ya düzenli olarak ses kayıtları, fotoğraflar ve mektuplardan oluşuyor. Yıllar sonra Liza’nın hayatını kaybetmesiyle tüm mektuplar Maia’ya postalanıyor, böylece Maia’nın kızı Alex annesinin hiç bilmediği gençlik hatıralarıyla tanışma fırsatı buluyor. Yönetmenin 1982 ve 1988 yılları arasındaki günlükleri, kasetleri ve ayrıca Lübnan İç Savaşı’na dair fotoğraflar filmde kullanılmış. Maia’nın geçmişiyle dolu kutunun açılmasıyla dünden bugüne kalanlarda bellek kontrolünün yerini ve toplumsal olanın bireysel imgelerle yeniden nasıl üretildiğini görüyoruz.

Tam Sana Göreyim, Maria Schrader

Bir robota âşık olmak mümkün müdür? “Tam Sana Göreyim”, Alma isimli genç bir bilim kadınının bilimsel araştırmalarına fon sağlamak için katıldığı üç haftalık sıra dışı bir deneyi konu ediyor. Alma, üç hafta boyunca onu mutlu etmek için yaratılmış insansı bir robot olan Tom ile birlikte yaşayacaktır. “Çiftin” birlikte geçirdikleri bu üç haftayı işleyen filmin içerisinde insansı bir robot olması sizi yanıltmasın çünkü bu, düşündüğümüz türden bir bilimkurgu filmi değil. “Tam Sana Göreyim”, robotik gelişmelerden ziyade, insanlığın teknolojiyle değişen ve çeşitlenen ilişkilenme halleri üzerine kurulu. Prömiyeri, Berlin Film Festivali’nde yapılan film ismini ise Leonard Cohen’in aynı isimli şarkısından alıyor. Alma’ya Maren Eggart hayat verirken insansı robot Tom’u Dan Stevens canlandırıyor. Stevens’ın hafif İngilizce aksanlı Almancasının canlandırdığı insansı robota çok yakıştığı yorumlarını belirtmeden geçmeyelim.

Mainstream, Gia Coppola

Dünya prömiyerini Venedik Film Festivali’nde yapan “Mainstream”, komedi-dram türünde bir Amerikan yapımı. Her şeyin fazlasıyla hızlı geliştiği internet çağından bireysel kimliklere bu hızlı değişim üzerinden bakan film, genç bir üçlü grubun gittikçe şöhret kazanan YouTube şovlarıyla değişen ilişkilerini ve kimliklerini konu alıyor. Filmin senaryosu Tom Stuart ve aynı zamanda yönetmenliğini de yapan Gia Coppola tarafından kaleme alınmış. Filmin oyuncuları ise Andrew Garfield, Maya Hawke ve Nat Wolff.

Bir Daha Asla Kar Yağmayacak, Malgorzata Szumowska – Michal Englert

Büyük bir Doğu Avrupa şehrinde oturma izni alabilmek için büyülü ve hipnotik teknikler uygulayarak çalışan bir masörün elleri, zengin fakat mutsuz bir kitlenin hayatlarına dokunuyor. Bu masörün hikâyesini Variety’den tek bir cümle ile özetlemek istiyorum: “… Göçmen bir masörün parmağında oynattığı zengin Polonyalı halkın cazibeli, atmosferik hikâyesiyle, yönetmenliği Micheal Englert ile beraber üstlenen Malgorzata Szomowska kariyerinde zirveye yükseliyor.” Filmin başrollerini Alec Utgoff, Maja Ostaszewska ve Agata Kulezsa paylaşıyor.

Taçsız Kral, Atıf Yılmaz

Listedeki filmler arasında Atıf Yılmaz’ın yeni restore edilen filmi “Taçsız Kral” da bulunuyor. Taçsız Kral Metin Oktay’ın sahalardan beyaz perdeye geçtiği ilk ve tek yapım olan “Taçsız Kral”, Oktay’ın hayat hikâyesini konu alıyor. Bir işçi çocuğu olan Metin’in futbol aşkıyla şekillenen öyküsünü Atıf Yılmaz 1965’te beyazperdeye taşımış. Damlacık Spor, İzmir Spor ve oradan Galatasaray’a uzanan bir kariyer yolculuğu ve Oktay’ın buna eşlik eden aşkı Mine… Filmde Metin Oktay’a Gönül Yazar, Ayten Gökçer, Ajda Pekkan ve Erol Taş eşlik ediyor.

Sırasıyla Ayten Gökçer, Ajda Pekkan ve Metin Oktay

İstanbul Film Festivali’nin hatırlattığı gibi biz de Onat Kutlar’ın şu sözlerini anmadan geçmek istemiyoruz: “… şimdi ve daima ‘sinema bir şenliktir.’” Festivalin “Haziran Gösterimleri” başlığı altında gösterimde olup bu şenliği devam ettirecek diğer filmlerini ve gösterim tarihlerini filmonline.iksv.org adresinden öğrenebilirsiniz. Festivalin bilet satışları ise dün itibariyle başladı. Biletleri passo.com.tr’den ya da İKSV gişesinden temin etmeniz mümkün. Ayrıca sinema salonlarında gösterimlerin başlayacağı 18 Haziran’dan itibaren de Atlas 1948 ve Kadıköy Sineması gişelerinden festival biletlerini almak mümkün olacak. Uzun süredir sinema salonlarına duyduğumuz hasret nihayet sona ererken şehre bir film gelmesinin sevincini hissedip gülümsüyoruz. Kim bilir, iklim Akdeniz olmuştur bile.