Shawn Stockman İçin Zaman Nasıl Akıyor?

Bir zamanların başarılı grubu Boyz II Men’in üyelerinden Shawn Stockman müzik kariyerinin yanı sıra Micah’s Voice adlı vakfıyla da sesini tüm dünyaya duyuruyor. Geçtiğimiz günlerde Stockman ve otizmli çocuklara yardım amaçlı kurduğu vakfı Micah’s Vocie için SevenFriday işbirliğiyle bir saat üretildi. Biz de sanatçıya bu saatten yola çıkarak saatlerle ve “zamanla” ilişkisini sorduk. Tıpkı saatin kadranı gibi Stockman’in röportaj boyunca söylediklerinin de yüzünüzde tebessüm belirmesini sağlayacağından eminiz.

Micah’s Voice Vakfı’ndan biraz bahsedebilir misiniz?

Micah’s Voice yaklaşık 10 sene önce kuruldu. Vakıf, ismini 18 yaşımdaki otizmli oğlum Micah’tan alıyor. Bu uzun hikâyeyi kısa haliyle şöyle anlatayım: Eşim Sharonda Jonas ile bu yolculuktaki amacımız oğlumuz için yapabileceğimiz en iyi şeyi bulmaktı, bu arada ABD’de bu durumdaki çocuklara ve ailelere hizmet veren pek çok kuruluş olduğunu fark ettik. Fakat hepsi gerçekten çok pahalıydı ve birçok aile bu bütçeleri karşılayamayacak durumdaydı. Biz tanıştığımız pek çok aileye yardım etmek için çabaladık. Bu konuda bir şeyler yapmamız gerektiğini düşündük. Ne yapacağını bilmeyen çok fazla aile de var, en azından daha iyi bir konuma getirebilmek için yardım etmemiz gerektiğini düşündük. Bugüne kadar yardım ettiklerimiz olsa da, hâlâ ulaşmamız gereken pek çok aile var. Micah’s Voice’un var olma amacı bu.

Saatleri bağ kurduğum için alıyorum.

Micah’s Voice için SevenFriday ile işbirliği içinde bir saat ürettiniz; marka hakkındaki fikirleriniz nelerdir?

SevenFriday saatlerini takmamın sebebi, canlı ve enerjik olmaları. Göz alıyorlar, eğlenceliler ve aynı zamanda normlara uymuyorlar. Bir saat koleksiyoneri ve saatleri çok küçük yaşlardan beri seven biri olarak nelerin bir saati özel kıldığını iyi biliyorum. Bu her zaman da çok açık olan bir şey değil, birçok insan saatleri ismine bakarak alıyor, fakat saat hakkında çok şey bilmiyorlar. Bense saatleri benimle bir bağ kurdukları için alıyorum, çok pahalı ya da çok ucuz olabilir; benim için bir şey ifade etmiyor. SevenFriday ise bana hâlâ kaliteli saatlerin olduğunu gösteren bir marka. Bu yüzden pek çok saatini seviyorum.

Neyle baş ettiğiniz ya da ne tecrübe ettiğiniz fark etmeksizin, eğer yolun sonunda gülümseyebiliyorsanız buna değmiş oluyor. Hayat bundan ibaret.

Saatin kadranında bir gülümseme sembolü ve “Şimdi biraz daha yüksek sesle” mottosu var. Bu motto ve gülümseme sizin için ne ifade ediyor?

Kadrandaki gülümsemeyi eşimle birlikte yarattık. Bu gülümseme bizim ve Micah’s Voice’un amacını yansıtıyor. Neyle baş ettiğiniz ya da ne tecrübe ettiğiniz fark etmeksizin, eğer yolun sonunda gülümseyebiliyorsanız buna değmiş oluyor. Hayat bundan ibaret. Kötü bir gün geçirmiş olabilirsiniz, başınıza kötü bir şey gelmiş olabilir, fakat kadranda gördüğünüz gülümseme, size her denemenin sonunda bir tebessüm olduğunu hatırlatacak.

Ki saati gördüğümde benim de yüzümde bir tebessüm belirdi…

Asıl amaç da buydu… Piyasada ciddi, sert, iş odaklı çok fazla saat var, fakat biz, bizi mutlu hissettirecek bir saat üretmek istedik. Ayrıca bu saate baktığınızda birilerine yardım ettiğinizi de biliyorsunuz. Bu saatin zamanı göstermek dışında da bir amacı var. Saate bakıyorsunuz, gülümsemeyi görüyorsunuz ve böylece biliyorsunuz ki belki de hiç tanışmadığınız birinin gülümsemesini sağladınız. Tüm olay bu…

Saate bakıyorsunuz, gülümsemeyi görüyorsunuz ve böylece biliyorsunuz ki belki de hiç tanışmadığınız birinin gülümsemesini sağladınız.

Sizin saat koleksiyonunuzda hangi saatler bulunuyor?

Farklı renklerde ve stillerde yaklaşık 20 SevenFriday saatinden oluşan bir koleksiyonum var. Hepsi çok güzeller, ne çok büyük ne de çok küçükler. Bileğime çok iyi oturuyorlar. Daha önce de söylediğim gibi bir şey ifade ediyorlar. Saatleri seven birinin daha önce görmemiş olduğu saatler olabilir, bu da bir saat koleksiyoneri için havalı bir şey; başkasında olmayan bir şeye sahipmişsiniz gibi hissettiriyor.

Zamanla ilişkiniz nasıl?

Bazen zaman benim yararıma akmıyor, bazense yapmak istediğim şeyleri yapmama izin vermiyor. Derinlikli bir soru… Hepimiz yarının kıymetini biliyoruz, ama ne kadar zamanımız olduğunu bilmediğimizin farkındayız. Bu yüzden zaman paha biçilmez bir unsur. Elindeyken tadına varmak gerekiyor, çünkü ne zaman biteceğini bilmiyoruz. Kendimiz dışında birileri için bir şeyler yapabilmek, birilerini gülümsetebilmek için buradayız. Geçtiğimiz sene, hayatımda hiç olmadığı kadar insanı kaybettim. Hatta geçtiğimiz birkaç sene daha da fazla… Bu yüzden hayatta birden her şeyin olabileceğini anladım. Bu da zamanın bize bir şey vadetmediğini fark etmemi sağladı, bu yüzden hâlâ vaktimiz varken çabalamalıyız.

Bunun size en sevdiğiniz çocuğunuzu sormak gibi olduğunu biliyorum, fakat Saatolog okurları için röportajı okuduktan sonra dinlemeleri için bizimle favori şarkınızı paylaşabilir misiniz?

Son zamanlarda Eric Clapton dinliyorum. Sadece şarkıları değil, Clapton’ın albüm kapakları da harikadır. Blues severim, tam bir blues insanıyım. Günün herhangi bir vaktinde açıp dinliyorum, aynı zamanda gitarla eşlik etmeyi de seviyorum. Dinlerken bir yandan da günlük işlerimi yapıyorum. Evet, sanırım Clapton’ın “Blues” albümü. Harika bir akşam için “Blues” ve bir kadeh güzel bir viski…

T1/02 Micah’s Voice

T1/02 Micah’s Voice, geliri otizm spektrum bozukluğundan mustarip aileleri desteklemek amaçlı kullanılacak 100 adetle limitli üretilmiş bir seri. Saatin yarı şeffaf kadranında “Şimdi biraz daha yüksek sesle” yazan bir beyaz kabartma bulunuyor. Saatin altına doğru konumlandırılmış gülümseme şeklindeki eğri, tıpkı Stockman’in röportajda da söylediği gibi gerçekten ihtiyacı olan birine hoş bir tebessüm verdiğinizi anımsatıyor. 45 x 45,6 mm kasa kalınlığındaki saat, 40 saatlik güç rezervine sahip. Saatin siyah renkteki deri kayışı, kasaya doğru sarı dikişlerle hareketlendirilmiş.