Bir askeri paltodan sinemanın ve modanın en tanınan ikonlarından birine… Burberry trençkotunun 170 yıla yayılan hikâyesi, Victoria and Albert Museum’daki yeni sergiyle yeniden yazılıyor.

Humphrey Bogart’ın Casablanca’daki vedasından Audrey Hepburn’ün Breakfast at Tiffany’s finalinde yağmur altında George Peppard’la buluşmasına kadar trençkot, sinema tarihinde kötü havaya karşı giyilen bir palto olmaktan öte dedektiflerin, casusların, kaçak âşıkların ve kimliğini fazla belli etmek istemeyen insanlarının üniformasına dönüştü. Bir karakterin üzerine trençkot giydirdiğinizde ona aynı anda biraz gizem, biraz mesafe ve gerektiğinde belirli bir otorite kazandırabiliyordunuz.

Trençkot, gösterişsiz görünmesine rağmen moda tarihinin en kolay tanınan giysilerinden biri. Bej, kemerli, kruvaze; gerektiğinde yakası kaldırılır, kemeri sıkılır ya da arkasından gelişigüzel düğümlenir. Dolabın içindeki daha gösterişli parçalar sıra beklerken o, yıllarca giyilmeye devam eder.

Victoria and Albert Museum ile Burberry’nin 21 Eylül 2026’da açacağı The Burberry Trench: Crafting an Icon da tam olarak bu dayanıklılığı konu alıyor. Burberry’nin kuruluşunun 170. yılı için hazırlanan ve 3 Ocak 2027’ye kadar sürecek olan sergi, trençkotu askeri ihtiyaçlardan doğan bir dış giyim parçası, ustalıkla üretilmiş bir tasarım nesnesi ve her yeni tasarımcının yeniden yazabileceği boş bir sayfa olarak ele alacak. Müze bunu daha küçük ve yoğun bir sunum olarak tanımlıyor. Fakat konu Burberry trençkotuysa küçük ölçek, küçük hikaye anlamına gelmiyor.

A Womenswear Catalogue Featuring Trench Coats About 1937 –
Burberry Trençkotu 1937 – 1944
Burberry Trençkotu
Burberry Trençkotu 1979