Louis Vuitton ile Singer’ın Porsche 911 üzerinden kurduğu ortaklık, iki farklı zanaat geleneğini aynı yolda buluşturuyor. Biri 172 yıldır seyahat etme biçimimizi şekillendiriyor, diğeri klasik bir otomobil ikonunu bugüne taşıyor. Hikayenin başlangıcında ise yalnızca bir saat var.

Bir James Bond filminde olsaydık kapının önünde muhtemelen bir Aston Martin beklerdi. Garajdan çıkmadan önce Q birkaç gizli düğmenin ne işe yaradığını anlatır, bagajda belki kimliği belirsiz bir evrak çantası durur, varış noktası ise daha ilk viraja gelmeden değişirdi. Bir Steve McQueen filminde sahne daha sessiz olurdu. Le Mans’ın başındaki gibi bir Porsche 911, açık yol, az diyalog. McQueen’in 1971 tarihli filmde kullandığı Slate Grey 911 S, otomobil ile sinema arasındaki o nadir birlikteliklerden birine dönüşmüş durumda.

Louis Vuitton ile Singer’ın yeni Porsche 911’lerini görünce insanın aklı ister istemez böyle bir filmin açılışına gidiyor.

Louis Vuitton - Singer
Louis Vuitton – Singer
Lv Singer
Louis Vuitton – Singer

Her Şey Bir Saatle Başladı

Güneş Kaliforniya kıyısının üzerinde henüz alçalmamış. Yol açık, deniz sağ tarafta arada bir görünüp kayboluyor. Direksiyonun gerisinde tanıdık bir siluet var: bir Porsche 911. Ama gözünüz birkaç saniye sonra alışılmış ayrıntılardan sapıyor. Kobalt mavisi göstergeler, parlak metal düğmeler, doğal deri, koltukların üzerinde Louis Vuitton sandıklarının iç kaplamalarını hatırlatan baklava biçimli malletage deseni… Ön bagajda otomobile göre biçimlendirilmiş valizler, tavanda ise ister bir sandık, ister kayaklar, ister bir sörf tahtası taşıyabilecek özel bir portbagaj var. Bu 911 yola çıkmak üzere hazırlanmış eksiksiz bir dünya sanki.

Porsche 911 Reimagined By Singer Classic