

12 yazı+
Aykun Taşdöner, 2010’dan bu yana ELLE, Robb Report, Trendsetter İstanbul ve nu—look gibi yayınlarda editörlükten genel yayın yönetmenliğine uzanan farklı roller üstlenmiş; moda, popüler kültür ve sanat odağında içerikler üretmiştir, Hollywood yıldızlarından tasarımcı ve sanatçılara uzanan röportajlar yapmıştır. Güncel olarak Saatolog’da moda üzerine yazılar kaleme alır.
Prada’nın ultra mini modellerinden Jonathan Anderson’ın Dior için tasarladığı devasa kargolara kadar uzanan yeni silüetler, erkek bedenine ve maskülenlik fikrine dair kodları yeniden yazıyor.

Sneaker dünyasında işbirliği yorgunluğundan bahsetmek mümkün değil. 2026 İlkbahar/Yaz sezonu bir kez daha gösterdi ki doğru marka, doğru siluet ve doğru kültürel zamanlama hâlâ büyük fark yaratabiliyor.

Los Angeles’tan Times Square’e, modaevleri Cruise koleksiyonlarını sergilerken yeni kültürel güç haritasını da çizdiler.

Palme d’Or bu yıl kime gidecek? Hangi film kaç dakika alkışlanacak? Gece yarısı gösteriminden kim ağlayarak çıkacak, hangi film hiç beklenmedik yerden patlayacak. Bunları konuşmak için tek bir yer var; Cannes Film Festivali 2026. 23 Mayıs’a kadar palmiyelerin gölgesindeyiz.

Lüks modaevlerinin önemli bir kısmı sırtını hâlâ eski reflekslerinin konforuna yaslarken bazıları da gerçekten neyle hatırlanmak istediğini sorguluyor…

Şeytan Marka Giyer (Devil Wears Prada), bir jenerasyonun moda endüstrisinin farklı dallarına ya da yayıncılığa adım atması için ilham oldu; kim bilir belki bana da. Ancak bu misyonu sırtlayan bir o değil.

Bir sandalye ne kadar şey anlatabilir? Barcelona’dan Monobloc’a uzanan bu seçki, tasarımın en tanıdık nesnesi üzerinden kültür, konfor ve estetik arasındaki ilişkiyi yeniden düşünmeye davet ediyor.

İlkbahar/Yaz 2026 koleksiyonlarına baktığımızda iki erkek dikkatleri çekiyor. Biri “nasıl doğru görünürüm?” diğeri “neden doğru görünmek zorundayım?” diye soruyor. Yanıt sizde. Hangisi olmayı seçersiniz?

Lüks markalar yıllarca satılmayan ürünlerini yok ederek prestijlerini korudu. Fast fashion ise aşırı üretimin sonuçlarını gizlemeye çalıştı. 2026 itibarıyla bu denge bozuluyor.

Antwerp’ten Paris’e, Londra’dan New York’a uzanan sergiler modayı yalnızca giyilen bir nesne değil, müzelerde yeniden okunan bir kültür formu olarak ele alıyor.

Giyinmesini biliyordu. Kaybolmasını da. Carolyn Bessette-Kennedy, 90’ların en çok fotoğraflanan ama en az konuşan kadınıydı ve belki de bu yüzden hâlâ taklit ediliyor.

Son iki yıldır moda dünyasında yaşanan kreatif direktör değişimleri hız kesmiyor. Demna’nın Gucci’deki ilk defilesi, Maria Grazia Chiuri’nin Fendi’ye dönüşü, Rachel Scott, Antonin Tron ve Meryll Rogge’un yeni dönemleri… Büyük modaevleri yön değiştirirken endüstri, “büyük reset” sonrası ikinci raunda giriyor.