Contemporary Istanbul 2026’da kalabalığın içinde kaybolmadan görmeniz gereken eserleri seçtik.

Eylül sonunda İstanbul’da sanat yalnızca galerilerin duvarlarında kalmıyor; şehrin temposuna karışıyor. Haliç kıyısında bir öğleden sonrayı Contemporary Istanbul’a ayırmak da artık sezonun ritüellerinden biri. Tersane Istanbul’un endüstriyel dokusu, uluslararası galeriler, büyük ölçekli yerleştirmeler ve kalabalığın arasından ansızın karşınıza çıkan güçlü işler derken fuar, birkaç saatlik bir sergi gezisinden çok daha fazlasına dönüşüyor.

23–27 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek Contemporary Istanbul 2026, bu yıl 16 ülkeden 70 galeriyi, 736 sanatçıyı ve 1.300’ü aşkın eseri İstanbul’da buluşturuyor. Üstelik fuar bu yıl yalnızca stantların içinde kalmıyor; Haliç kıyısına yayılan heykeller, açık hava işleri ve Focus Asia seçkisiyle Tersane Istanbul’un tamamını dolaşan daha geniş bir rota sunuyor.

Program kalabalık; dolayısıyla mesele her şeyi görmek değil, doğru işlerin önünde biraz daha uzun kalmak. Biz de Contemporary Istanbul 2026’ya gitmeden önce rotanıza eklemeye değer sanatçıları ve dikkat çeken eserleri seçtik.

Jaume Plensa: Haliç’e Bakan Sessiz Bir Dev

Fuarın içine girmeden önce karşılaşabileceğiniz en güçlü işlerden biri Jaume Plensa’nın Juana adlı heykeli. Yaklaşık yedi metre yüksekliğindeki dökme demir eser, Haliç kıyısında gözleri kapalı dev bir insan yüzü olarak yükseliyor. Ağır malzemesi ile figürün neredeyse meditatif sakinliği arasındaki tezat, Plensa’nın yıllardır sürdürdüğü insan, hafıza, sessizlik ve mekân araştırmasının güçlü bir örneği.

Juana, aynı zamanda Plensa’nın İstanbul’da kamusal alanda sergilenen ilk eseri. Fuar bittikten sonra da Şubat 2027’ye kadar Tersane Istanbul’da kalacak. Günün farklı saatlerinde Haliç’in değişen ışığıyla birlikte görülmeye değer.

Contemporary Istanbul 2026'da Kaçırmamanız Gerekenler
Contemporary Istanbul 2026’Da Kaçırmamanız Gerekenler

Johnny Depp: The Bunnyman İle Heykele İlk Adım

Contemporary Istanbul 2026’nın en çok konuşulacak işlerinden biri Johnny Depp’in ilk heykeli The Bunnyman. Yaklaşık iki metre yüksekliğindeki beyaz bronz eser, Depp’in uzun süredir resimlerinde ve çizimlerinde kullandığı yarı insan, yarı tavşan figürünü ilk kez üç boyuta taşıyor.

Johnny Depp 1
Contemporary Istanbul 2026’Da Kaçırmamanız Gerekenler

Karakterin çıkış noktası, Depp’in oğlu Jack’in çocukken yaptığı bir çizim ile sanatçının kendi çocukluk rüyalarına uzanıyor. SIGG Art Foundation iş birliğiyle Tersane Istanbul’un açık alanında sergilenecek The Bunnyman, fuarın sanat dünyasının dışından da en çok merak uyandıracak duraklarından biri olmaya aday.

Johnny Depp Bunnyman
Contemporary Istanbul 2026’Da Kaçırmamanız Gerekenler

Galeria Francisco Fino: Fotoğraftan Neona, Videodan Bedene

Contemporary Istanbul’a ilk kez katılan Lizbon merkezli Galeria Francisco Fino, farklı kuşakları ve disiplinleri bir araya getiren seçkisiyle fuarın bakılması gereken stantlarından.

Galerinin en önemli isimlerinden Helena Almeida, fotoğrafı yalnızca bir görüntü üretme aracı olarak değil, kendi bedenini resim, performans ve mekânla buluşturduğu bir yüzey olarak kullanan 20. yüzyılın özgün sanatçılarından. 2004 tarihli siyah-beyaz Untitled işi, sanatçının beden ile görüntü arasındaki sınırları nasıl erittiğini görmek için iyi bir örnek.

Helena Almeidauntitled2004gelatin Silver Black And White Photographic Print 130 X 130 Cm Courtesy Of Galeria Francisco Fino Credit To Carbonara Studio
HELENA ALMEIDA,Untitled,2004
Courtesy of Galeria Francisco Fino Credit:Carbonara Studio

Seçkide bir başka güçlü durak Alfredo Jaar. Sanatçının Be Afraid of the Enormity of the Possible adlı neon işi, yalnızca birkaç kelimeyle neredeyse bütün bir duvarı düşünsel bir alana dönüştürüyor. Galerinin Türkiye’yle bağlantısını ise Ali Kazma kuruyor. Kazma’nın North adlı iki kanallı video işi, sanatçının mekân, üretim, beden ve insanın dünyayla kurduğu ilişki üzerine yıllardır sürdürdüğü araştırmaların izini taşıyor.

Ali Kazma North 2017 Two Channel Synchronized Hd Video 5 Min Ed
ALI KAZMA, North, 2017
Courtesy of the Artist and Jeu de Paume

Galerie Vallois: Denizden Çıkan Hikayeler

Paris’in köklü galerilerinden Galerie Vallois, Contemporary Istanbul’a ilk kez katılıyor. Seçkide bizim radarımıza takılan isim ise Duke Riley.

Brooklyn’de yaşayan Riley, denizi tarih, kaçakçılık, tüketim ve çevre meselelerinin kesiştiği bir alan olarak ele alıyor. Okyanustan topladığı plastikleri ve deniz atıklarını geleneksel denizci zanaatlarını hatırlatan bir işçilikle yeniden yorumlayan sanatçı, geçmişten kalmış gibi görünen objelerin içine günümüz tüketim kültürünü yerleştiriyor. Tersane Istanbul’un Haliç kıyısındaki konumu düşünüldüğünde, Riley’nin işleri fuarın mekânla en doğal ilişki kuran karşılaşmalarından biri.

Riley O Er The Wide And Plastic Sea 1
Duke Riley, O’er the Wide and Plastic Sea
Courtesy Galerie GP & N Vallois 

Bu yılki Focus: Asia bölümünün rotaya alınması gereken galerilerinden biri Whitestone Gallery. Contemporary Istanbul’a ilk kez katılan galeri; Yayoi Kusama, Kazuyuki Futagawa, Soonik Kwon, Caroline Denervaud, Lee Chae ve Masayuki Tsubota olmak üzere altı sanatçının işlerini İstanbul’a getiriyor.

Kuşkusuz en tanıdık isim Yayoi Kusama. Tekrar eden motifleri ve yıllardır sürdürdüğü görsel diliyle çağdaş sanatın ikonlarından biri olan sanatçının işleri standın doğal çekim merkezlerinden. Ancak Whitestone’da yalnızca Kusama’ya bakıp geçmemekte fayda var.

Kazuyuki Futagawa, geleneksel Japon Nihonga resminden gelen mineral pigmentleri kullanarak ışığın ve doğanın değişken atmosferini işlerken; Soonik Kwon malzemeyi katman katman biriktiren yüzeyleriyle zamanı neredeyse resmin içine kaydediyor. Caroline Denervaud ise bedensel hareketi çizgi ve renge dönüştüren üretimiyle standın en çağdaş ve hareketli karşılaşmalarından birini sunuyor.

AWC Contemporary: Yeryüzüne Yukarıdan Bakmak

Dubai merkezli AWC Contemporary, Contemporary Istanbul’a yeniden dönen galerilerden. Uluslararası programında farklı coğrafyalardan sanatçıları bir araya getiren galerinin bu yılki seçkisinde bizim radarımıza takılan isimlerden biri Elif Demir Tura.

Sanatçının Blue Section, On the Earth ve Rhythm of the Soil gibi 2026 tarihli işlerinde yeryüzü, kuşbakışı bir perspektiften soyut bir düzene dönüşüyor. Tarlaları, yolları ve doğal sınırları çağrıştıran yüzeyler; mavi, yeşil ve toprak tonlarının ritmiyle coğrafyadan çok hafızayı ve zamanı düşündürüyor. Uzaktan bakıldığında peyzajı, yaklaştıkça ise bütünüyle soyut bir kompozisyonu andıran bu işler, AWC Contemporary standının sakin ama güçlü duraklarından biri.

Courtesy Of Awc Contemporary
Courtesy Of Awc Contemporary

Büyük sanat fuarlarında tanıdığınız isimleri yeniden görmek kadar, birkaç yıl sonra daha sık duymaya başlayacağınız bir sanatçıyı ilk kez keşfetmenin de ayrı bir zevki var. Contemporary Istanbul’un genç galerilere ayrılan New Grounds bölümünde yer alan Yeni Delhi merkezli Method Gallery, tam da bu nedenle rotaya eklenmeli.

Galerinin seçkisinde dikkat çeken isimlerden Shamir Iqtidar, gündelik hayatla sinema, hafıza ve kişisel deneyim arasındaki belirsiz bölgede dolaşıyor. 2025 tarihli Vampire ve Concord Fallacy gibi yağlıboyalarında tanıdık görünen sahneler küçük müdahalelerle tuhaflaşmaya başlıyor. Figürlerin yalnızlığı, sinematografik kadrajlar ve gerçek ile hatıra arasındaki bulanıklık, resimleri ilk bakışta göründüklerinden daha huzursuz hale getiriyor.

Contemporary Istanbul’a yalnızca büyük isimleri görmek için değil, yeni bir şey keşfetmek için gidiyorsanız Method Gallery iyi bir başlangıç noktası.

Buchmann Galerie: Malzemenin Peşinden

Contemporary Istanbul’a yeniden dönen Buchmann Galerie, bu yıl fuarın özellikle malzeme ve biçimle ilgilenen ziyaretçilerinin not etmesi gereken adreslerinden.

Basın seçkisinde öne çıkan Bettina Pousttchi, mimari formları, kent mobilyalarını ve endüstriyel yüzeyleri dönüştürerek heykel ile kamusal alan arasındaki sınırları araştırıyor. İlk bakışta bir yapı elemanını çağrıştırabilen işleri, yaklaştıkça işlevinden tamamen kopmuş soyut heykellere dönüşüyor.

Galerinin bir başka dikkat çekici ismi Jason Martin. Sanatçının 2025 tarihli Siren II işi, resimle heykel arasındaki sınırın ne kadar geçirgen olabileceğini gösteriyor. Martin’in üretiminde yüzey yalnızca üzerine boya sürülen bir alan değil; ışıkla değişen, hacim kazanan ve neredeyse dokunma isteği uyandıran fiziksel bir nesne.

Courtesy Of Buchmann Gallery 1
Courtesy Of Buchmann Galerie

Focus: Asia’dan İki Özel Durak

Contemporary Istanbul 2026’nın Asya’ya çevirdiği bakışı yalnızca galeri stantlarında değil, özel projelerde de görmek mümkün.

Japon avangardının en önemli hareketlerinden Gutai’nin kurucularından Shozo Shimamoto için hazırlanan özel sunum bunlardan biri. Shimamoto’nun boya dolu şişeleri yüzeylere fırlatarak geliştirdiği “bottle crash” tekniği, resim yapmayı kontrollü bir stüdyo pratiğinden çıkarıp fiziksel bir eyleme dönüştürmüştü. Artvisor iş birliğiyle hazırlanan seçki, sanatçının farklı dönemlerinden işlerini İstanbul’da bir araya getiriyor.

Shozo Shimamoto Silk Road Cm
Shozo Shimamoto, Silk Road

Daha genç bir kuşağı temsil eden Chisato Matsumoto ise Japon tekstil geleneğinin shibori tekniğini ışık, kumaş ve hareketle buluşturuyor. Sail of Light adlı anıtsal yerleştirme, biçimiyle bir yelkeni hatırlatırken Tersane Istanbul’un denizcilik geçmişiyle de doğrudan ilişki kuruyor. Geleneksel bir zanaatın çağdaş sanat içinde tamamen başka bir ölçeğe taşınmasını görmek için fuarın ilgi çekici duraklarından.

Sail Of Light
Sail Of Light

Saat Tutkunlarının Radarına: Konstantin Chaykin Istanbul Edition

Fuarın Resmi Saat Partneri Salon Kantièm, bağımsız saatçiliğin en yaratıcı isimlerinden Konstantin Chaykin ile birlikte hazırladığı özel Istanbul Edition modelinin dünya prömiyerini CI21’de gerçekleştiriyor.

Yalnızca 50 adet üretilecek saat, geleneksel mekanik saatçiliği Chaykin’in karakteristik, oyunbaz ve sanatla yakın ilişki kuran tasarım anlayışıyla buluşturuyor. Mekanik komplikasyonları neredeyse bir karakter tasarımına dönüştüren Rus saat ustasının İstanbul için hazırladığı bu özel edisyon, sanat fuarı ile yüksek saatçilik arasındaki en doğrudan bağlantıyı kuruyor.

Dolayısıyla saate meraklıysanız Contemporary Istanbul rotasında buraya ayrıca zaman ayırmakta fayda var.

Stantların Dışına Da Bakın

Contemporary Istanbul’u yalnızca beyaz duvarlı stantlar arasında geçirilen birkaç saate indirgememek gerekiyor. Bu yıl büyük ölçekli işler ve mekâna özgü yerleştirmeler Tersane Istanbul’un farklı noktalarına yayılıyor.

A.A. Murakami’nin “SYMBIOSIS” adlı yerleştirmesi ışık, sis ve baloncuklarla sürekli değişen bir ortam yaratırken; Balkan Karışman’ın “The View” adlı interaktif işi izleyicinin hareketlerini Haliç manzarasıyla bir araya getiriyor. Lin Fanglu’nun “She’s Bestowed Love” adlı tekstil yerleştirmesi ise geleneksel Bai tekstil tekniklerinden yola çıkarak kültürel mirasla çağdaş sanat arasında başka bir geçiş kuruyor.

Bu yüzden fuar programına yalnızca stantları gezebilecek kadar zaman ayırmamak iyi fikir. Özellikle gün batımına yaklaşırken Haliç kıyısındaki açık alanlara çıkmak, Tersane’nin mimarisiyle eserler arasındaki ilişkiyi de daha görünür hale getiriyor.

Tersane İstanbul
Contemporary Istanbul 2026’Da Kaçırmamanız Gerekenler

Contemporary Istanbul’a Nasıl Gidilir?

Tarih: VIP ön izleme 23 Eylül, genel ziyaret 24–27 Eylül 2026.

Mekân: Tersane Istanbul, Camiikebir Mahallesi, Taşkızak Tersane Caddesi No:5, Beyoğlu.

Deniz Yolu: CI21 ziyaretçileri için Kadıköy, Beşiktaş ve Kabataş/Karaköy yönlerinden özel tekne seferleri planlanıyor. Kapasite sınırlı olabileceği için fuara gitmeden önce sefer ve rezervasyon bilgilerini kontrol etmekte fayda var.

Şehir Hatları: Haliç hattıyla Hasköy İskelesi’ne gelindiğinde Tersane Istanbul kısa bir yürüyüş mesafesinde.

Karadan: Şişhane Metro ve Halıcıoğlu Metrobüs noktalarından Tersane Istanbul’a ulaşmak mümkün. Özel araçla gelecekler için Tersane Istanbul’da otopark ve vale seçenekleri bulunuyor; ancak özellikle hafta sonu yoğunluğu düşünüldüğünde deniz yolunu tercih etmek daha rahat bir alternatif olabilir.

Unutmayın: Fuara yalnızca stantları dolaşacak kadar zaman ayırmayın. Heykel parkurunu görmek ve Haliç kıyısındaki açık alanları gezmek için programınıza en az yarım saat daha ekleyin.

Berlin Art Week 2026: Şehir Beş Günlüğüne Sanata Teslim Oldu

Art Basel 2026: Her Şey Sürpriz