Tarihi 18. yüzyıla uzanan Favre Leuba’nın Chief Skeleton saati bu sene GPHG’de “Yılın Challenge Ödülü”ne aday. Saatin kadrandan görünen mekanizması sadece bir saatçilik harikasını değil, köklü bir mirası simgeliyor.

Yüz yıllar öncesinde Le Locle kasabasında kışlar uzun ve çetin geçiyordu. Küçük, ahşap geleneksel evleri ve atölyelerinde saatçilik zanaatının geleceği şekilleniyordu. Takvimler 1718’i gösterirken 16 yaşındaki Abraham Favre de saat ustası Daniel Gagnebin’in yanında işte bu büyülü dünyaya ilk adımı attı. Bu ilk adım, bugün dünyanın en eski saat markalarından olan Favre Leuba’nın da kökleri olacaktı. Genç Favre’nin adına resmi bir belgede ilk defa 13 Mart 1737 tarihinde, Le Locle’da çalışan bağımsız bir saat ustası olarak rastlanıyor. Favre Leuba’nın kuruluşu da bu tarih olarak kabul ediliyor.

Zamanla Le Locle’daki saygınlığı artan Favre, 1749 yılında “Le Locle’un usta saatçisi” unvanına layık görüldü. Abraham-Louis Breguet gibi yüzyılın en önemli saatçileriyle işbirlikleri yaptı, atölyesinin kapısı farklı ustalara açıldı. Torunu Henry-August Favre’nin girişimleriyle ise ürettikleri cep saatleri İsviçre dışına çıkmaya başladı. Almanya’dan Rusya’ya, Küba’dan New York’a uzanan seyahatlerle Favre, yanında taşıdığı saatleri farklı coğrafyalara götürüyordu.

Le Locle’un Usta Saatçisi: Favre Leuba
Le Locle’un Usta Saatçisi: Favre Leuba

Bu yolculukların karşılığı kısa sürede uluslararası alanda görüldü. Favre Leuba’nın cep saatleri Londra, New York, Paris, Bern ve Porto’da düzenlenen sergilerden ödüllerle döndü. Ancak markanın tarihindeki en önemli rotalardan biri Avrupa’nın ya da Amerika’nın büyük şehirlerine değil, Hindistan’a uzanıyordu. Fritz Favre’nin 1865’te Hindistan’a giderek aileye ait saatleri tanıtmasıyla Favre Leuba, kendi resmi tarihçesine göre Hindistan pazarına giren ilk İsviçre saat markası oldu. Bu adım, marka ile Hindistan arasında uzun yıllar devam edecek güçlü bir bağın başlangıcıydı.

Küçük bir Jura kasabasında başlayan aile atölyesi artık dünyanın farklı bölgelerinde tanınan uluslararası bir saat üreticisiydi. Ancak Favre Leuba’nın zirvelere ve denizlerin derinliklerine uzanacak asıl macerası henüz başlamamıştı.

1908 yılında şirketin yönetimini devralan Henri Favre-Leuba ile markanın büyümesi devam etti. İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Hamburg, Londra, Rangoon, Karaçi, Singapur ve New York gibi şehirlerde yeni şubeler açıldı. Bombay’daki ofisi sayesinde marka, savaş sonrasında da Hindistan’daki güçlü varlığını sürdürebildi.

Le Locle’un Usta Saatçisi: Favre Leuba
Henri Favre-Leuba (1865-1961)

1946’dan itibaren düzenli olarak Basel Saat Fuarı’na katılan Favre Leuba, 1955’te kendi bünyesinde geliştirdiği FL101 kalibresini tanıttı. Bu mekanizma ilk olarak Sea Chief, Sea King ve Sea Raider modellerinde kullanıldı.

Le Locle’un Usta Saatçisi: Favre Leuba
Le Locle’un Usta Saatçisi: Favre Leuba

Yüksekler ve Derin Sular

1960’lar Favre Leuba’nın saatçilik tarihindeki en yenilikçi dönemlerinden biri oldu. Marka, 1960’ta ilk dalış saati Water Deep’i tanıtarak profesyonel dalış saatleri alanına adım attı. Onu iki yıl sonra, Favre Leuba’nın en önemli modellerinden biri olan Bivouac izledi. Yüksekliği ve hava basıncını ölçen bir barometreye sahip olan Bivouac, dünyada bu özelliği taşıyan ilk mekanik kol saatiydi. Bivouac kısa sürede dağcıların, paraşütçülerin ve kutup kâşiflerinin vazgeçilmez araçlarından biri haline geldi. İsviçre Milli Paraşüt Takımı, 1962’de Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen Dünya Paraşüt Şampiyonası’nda Bivouac modellerini kullandı. Michel Darbellay, 1963’te Eiger’in ilk solo tırmanışını gerçekleştirirken rotasındaki yüksekliği ve hava basıncındaki değişimleri bileğindeki Favre Leuba’dan takip etti.

Markanın bu dönemdeki yenilikleri yalnızca Bivouac’la sınırlı değildi. 1962’de geliştirilen FL251 kalibresi, iki tulumbalı yapısı ve yalnızca 2,95 milimetrelik yüksekliğiyle merkezi saniyeye sahip ekstra ince mekanizmaların seri üretiminde önemli bir adım oldu. Birkaç sene sonra, 1964’te 200 metreye kadar su geçirmezlik sunan Deep Blue’yu, 1968’de ise Bathy’yi tanıttı. Bathy, dalış süresinin yanı sıra bulunulan derinliği de gösterebilen dünyanın ilk mekanik kol saati olarak saatçilik tarihinde yerini aldı.

Le Locle’un Usta Saatçisi: Favre Leuba
Markanın ilk dalış saatlerinden

1969’da Georges Favre’nin, o dönemde Jaeger-LeCoultre’ün sahibi olan SAPIC Grubu’nu satın almasıyla Favre Leuba ve Jaeger-LeCoultre kardeş şirketler haline geldi. Bu birliktelik sırasında Reverso ve Memovox gibi Jaeger-LeCoultre modellerinin Favre Leuba imzalı versiyonları da üretildi.

Le Locle’un Usta Saatçisi: Favre Leuba
1964 yılında tanıtılan Deep Blue

1970’lere gelindiğinde Favre Leuba, dönemin ruhunu yansıtan yastık biçimli kasaları ve teknik mekanizmalarıyla dikkat çekiyordu. Gün ve tarih göstergeli Sea Raider’da saatte 36.000 titreşim frekansında çalışan otomatik FL1164 kalibresi kullanılırken Memo Raider, otomatik alarm fonksiyonuyla öne çıktı. Sea Sky ve Sea Sky GMT ise bir dalış saatinin dayanıklılığını kronograf ve 24 saat göstergesi gibi işlevlerle buluşturdu.

Quartz Krizi ve Yeniden Doğuş

1970’lerde başlayarak İsviçre saat endüstrisini derinden sarsan quartz krizi, Favre Leuba’yı da etkiledi. Favre ailesi, 1980’lerde markayı satmak zorunda kaldı; şirket sonraki yıllarda birkaç kez el değiştirdi. Ancak bu köklü bir miras mutlaka bir gün yeniden doğacaktı, ki öyle de oldu. 2016’da tanıtılan Raider Harpoon ile marka modern bir dönüşe imza attı. Bir sene sonra, Favre Leuba’nın 280. kuruluş yıldönümü Basel Fuarı’nda tanıtılan Raider Bivouac 9000 modeli ile kutlandı.

Le Locle’un Usta Saatçisi: Favre Leuba

2024’te Cenevre Saat Günleri ile saat dünyasına resmen yeniden dönen Favre Leuba; Chief, Deep Raider ve Sea Sky koleksiyonlarıyla bilinir oldu. 1970’lerden ilham alan karakteristik tasarımlar, markanın mirasına atıfta bulunan çizgilerle Favre Leuba yeni kimliğiyle saatçilik dünyasındaki yerini yeniden sağlamlaştırıyordu.

Le Locle’un Usta Saatçisi: Favre Leuba
Sea Sky Revival

Çok geçmeden, 2025’te kendi tarihinin ilk tourbillon saatine imza attı: Chief Tourbillon Sablier Dial. Aynı sene, markanın ilk iskelete saati Chief Skeleton koleksiyona eklendi ve bu saat 2026 yılında saatçiliğin en büyük yarışması Grand Prix d’Horlogerie de Genève (GPHG)’de aday gösterildi. Böylece, Favre Leuba tarihindeki ilk GPHG adaylığı gelmiş oldu.

Bir Favre Leuba “Challenge”ı: Chief Skeleton

Chief Skeleton, Favre Leuba’nın iskelet kadranlı ilk saati. Yani, mekanizma ilk defa kadrandan görülebiliyor. Marka tarihi için ayrı bir iddiası olan saat, GPHG’de de “Yılın Challenge Ödülü” kategorisinde yarışacak. Saatin tasarımında 1970’lerden ilham alan yastık biçimli kasa tasarımı tercih edilmiş. 40 mm çapındaki kasa, paslanmaz çelik kasada sunuluyor. 100 metreye kadar suya dayanıklı. Neredeyse üç asırlık bir saatçilik tecrübesiyle üretilen mekanizma, açık kasa arkasından da kendi gösteriyor.

Favre Leuba Cheif Skeleton Multiple

Asıl iddia, saatin kadranında. İskelet kadran sadece mekanizmayı gözler önüne sermekle kalmıyor, mekanizma mimarisinin satinajlı yüzeyleri kadrana farklı bir derinlik katıyor. İbre ve indekslerde ise rodyum kaplama rodyum kaplama uygulanmış. Super-LumiNova C1 X1 kaplamalı ibreler ve indeksler karanlıkta mavi bir ışıltı yayıyor.

Lume Blue

Saatin kalbinde, Favre Leuba’nın AMT ile işbirliğinde geliştirdiği kalibre FLS01 yer alıyor. Otomatik mekanizmada modele özel altın kaplamalar görülürken köprülerde de yatay fırçalama finisajı görülüyor. Mekanizma, 41 saatlik güç rezervine sahip.

Favre Leuba Cheif Skeleton Multiple
Chief Skeleton, kauçuk kayışla tamamlanıyor. Böylece cesur iskelet kadran hem sportif hem de şık bir dengeyle harmanlanıyor.

Favre Lueba saatleriyle ilgili daha detaylı bilgi için markanın Türkiye distribütörü ABT Saat’in resmi web sitesini ziyaret edebilirsiniz.