212 Photography Istanbul, 26 Eylül–11 Ekim tarihleri arasında dokuzuncu kez şehre yayılıyor. Martin Parr’dan Jill Greenberg’e, Omar Victor Diop’tan Yann Arthus-Bertrand’a uzanan programın öne çıkan sergilerini, mekân ve ziyaret bilgileriyle bir araya getirdik.

İstanbul’un sonbahar sanat takviminin önemli duraklarından 212 Photography Istanbul, dokuzuncu edisyonuyla 26 Eylül–11 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleşiyor. Sergilerin yanı sıra söyleşiler, film gösterimleri, atölyeler ve performanslardan oluşan program, bu yıl da İstanbul’un farklı noktalarına yayılıyor.

Fotoğrafın 200. yılına denk gelen edisyonda retrospektiflerden aile arşivlerine, moda fotoğrafçılığından yapay zekâya uzanan oldukça geniş bir seçki var. Programın tamamını tek seferde görmek pek kolay değil; biz de 212 Photography Istanbul 2026 rotasına eklenebilecek öne çıkan sergileri bir araya getirdik.

Bu yıl 25’in üzerinde mekâna yayılan festival, Tophane’den Galata’ya, Akaretler’den Bomonti’ye uzanan geniş bir rota kuruyor. Sergilerin yanı sıra film gösterimleri, sanatçı buluşmaları, atölyeler ve şehir keşifleri de programın parçası. Böylece 212 Photography Istanbul, fotoğrafı yalnızca sergi salonlarında değil, İstanbul’un gündelik akışı içinde de karşılaşılan bir deneyime dönüştürüyor.

Martin Parr – Short & Sweet: Retrospektif Bir Bakış

Nerede: Galata Okulu Vakfı Kültür Merkezi

Ne zaman: 26 Eylül–11 Ekim, her gün 11.00–20.00

Giriş: Biletli

212 Photography Istanbul 2026: Şehrin Fotoğraf Rotası
© Martin Parr_Magnum Photos

Martin Parr’ın İstanbul’daki ilk kapsamlı sergisi Short & Sweet, fotoğrafçının 50 yılı aşan üretiminden bir seçki sunuyor. Erken dönem siyah-beyaz çalışmalarından Parr’ın alametifarikası haline gelen doygun renkli fotoğraflara uzanan sergi; tüketim kültürü, turizm, sınıfsal kodlar ve gündelik hayatın küçük tuhaflıkları etrafında şekilleniyor.

İstanbul izleyicisi için serginin en özel bölümlerinden biri Parrjektif. Parr’ın İstanbul ve şehir sakinlerine odaklandığı seri, kenti büyük manzaralardan ziyade tesadüfler, karakterler ve gündelik hayatın ayrıntıları üzerinden kayda geçiriyor.

Yann Arthus-Bertrand – Bir Bakışın Mirası

Nerede: MSGSÜ Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi

Ne zaman: 26 Eylül–25 Ekim, her gün 10.00–20.00

Giriş: Biletli, festival genel biletinden ayrı

212 Photography İstanbul
© La Cense

Fransız fotoğrafçı ve yönetmen Yann Arthus-Bertrand’ın yarım yüzyılı aşan kariyeri, Bir Bakışın Mirası ile İstanbul’a geliyor. Kenya’daki erken dönem fotoğraflarından dünyaca tanınan Earth from Above serisine, portrelerinden doğa çalışmalarına uzanan seçki; insanı, hayvanları ve çevreyi aynı dünyanın birbirine bağlı parçaları olarak ele alıyor.

Festival 11 Ekim’de sona erse de sergi 25 Ekim’e kadar devam ediyor. Bu yönüyle 212 programının en kapsamlı ve en uzun süre görülebilecek sergilerinden biri.

Jill Greenberg – İnsan Aynası ve Paintings

Nerede: Eski Posta Han

Ne zaman: 26 Eylül–11 Ekim, her gün 11.00–20.00

Giriş: Biletli

Jill Greenberg Rocky Portrait Finalsized

Jill Greenberg, aynı mekânda iki farklı üretimiyle karşımıza çıkıyor. Sanatçının ikonik Monkey Portraits serisini bir araya getiren İnsan Aynası, farklı primat türlerinin stüdyo portreleri aracılığıyla insan davranışları, jestler ve yüz ifadeleri üzerine düşündürüyor. Greenberg’in kullandığı klasik portre dili, fotoğrafları mizahla hafif bir tedirginlik arasında bırakıyor.

Paintings ise Greenberg’in çok daha farklı bir tarafını gösteriyor. Fotoğrafın kontrollü ve kusursuz yüzeylerinden uzaklaşan sanatçı bu kez canlı renkler, akışkan fırça darbeleri ve soyutlamayla ilgileniyor. İki sergiyi arka arkaya görmek, Greenberg’in görsel dilindeki değişimi okumak için de iyi bir fırsat.

Omar Victor Diop – Birlikte Var Olmak

Nerede: Eski Posta Han

Ne zaman: 26 Eylül–11 Ekim, her gün 11.00–20.00

Giriş: Biletli

212 Photography İstanbul

Senegalli sanatçı Omar Victor Diop, Allegoria / Birlikte Var Olmak serisinde kendi bedenini de anlatının merkezine yerleştiriyor. Batı Afrika stüdyo fotoğrafçılığından klasik resme ve Japon ukiyo-e baskılarına uzanan referanslar, Diop’un titizlikle kurguladığı portrelerde bir araya geliyor.

Güçlü renkleri ve teatral kompozisyonlarıyla ilk anda estetik dünyasıyla öne çıkan seri, temelde insanın doğayla ilişkisi, çevresel adalet ve ortak sorumluluk gibi meselelere odaklanıyor.

Modernizmin İnşası

Nerede: Eski Posta Han, 3. ve 4. Kat

Ne zaman: 26 Eylül–11 Ekim

212 Photography İstanbul

Geçtiğimiz yıl Les Rencontres d’Arles’ın öne çıkan sergileri arasında yer alan On Construction: Brazilian Modernist Photography 1939–1964 / Modernizmin İnşası, ilk kez İstanbul’da izleyiciyle buluşuyor. Marcella Legrand Marer ve Heloisa Espada Costa küratörlüğündeki sergi, Brezilya modernizminin görsel hafızasını şekillendiren fotoğrafçıları bir araya getiriyor.

1939–1964 arasındaki üretimlere odaklanan seçki, fotoğrafın yalnızca belgeleyen değil; biçim, perspektif ve soyutlama üzerinden yeni bir görme dili kuran tarafını da öne çıkarıyor. Festivalin tarihsel açıdan en güçlü sergilerinden biri.

Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar

Nerede: Akaretler No:5

Ne zaman: 26 Eylül–11 Ekim, her gün 11.00–20.00

Giriş: Biletli

212 Photography İstanbul Mehmet H
Mehmet H. Erbak

212 Photography Istanbul’ın bu yılki en kişisel anlatılarından biri, Uludağ İçecek Türk A.Ş’nin ev sahipliğinde gerçekleşiyor. Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar, Nuri Z. Erbak, Mehmet H. Erbak ve Ceylin Erbak Aytekin’in 96 yıla yayılan fotoğraf arşivini bir araya getiriyor.

Hikâye, 1930’lu yıllardan itibaren fotoğraf makinesiyle seyahat eden Nuri Z. Erbak’la başlıyor. Mısır’dan Venezuela’ya, Tanzanya’dan Hawai’ye, Hong Kong’dan Japonya’ya uzanan yolculuklar, seyahatin bugünkü kadar erişilebilir olmadığı bir dönemin dünyasını kaydediyor. Sonraki kuşakta Mehmet H. Erbak’ın rotası Trans-Sibirya’dan Hindistan ve Çin’e, Tibet’ten Antarktika’ya genişliyor. Ceylin Erbak Aytekin ise aynı keşif tutkusunu yedi kıtaya yayılan yolculuklarıyla bugüne taşıyor.

Sergiyi ilginç kılan yalnızca farklı dönemlerde çekilmiş seyahat fotoğraflarını yan yana getirmesi değil. Üç kuşağın neyi görülmeye ve kaydedilmeye değer bulduğunu da takip edebiliyoruz. Bir aile arşivi böylece değişen dünyanın olduğu kadar, kuşaktan kuşağa aktarılan bir merakın da kaydına dönüşüyor.

212 Photography İstanbul Mehmet H
Mehmet H. Erbak

Sergiye 6 Ekim saat 18.00’de Pera Müzesi’nde Haldun Dostoğlu, Nevzat Sayın, Mehmet H. Erbak ve Ceylin Erbak Aytekin’in katılacağı bir söyleşi de eşlik ediyor. Fotoğrafın aile hafızası, zaman ve mirasla kurduğu ilişkinin konuşulacağı buluşma, serginin arşiv fikrini başka bir katmana taşıyor.

Uludağ İçecek Türk A.Ş’nin kültür ve sanatla kurduğu ilişki de bu projeyle sınırlı değil. Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası’na uzun yıllardır ana sponsorluk desteği veren şirket, 2018’den bu yana Contemporary Istanbul iş birliklerinde yer alıyor. Uludağ Premium 2026’da Venedik Bienali Türkiye Pavyonu’nun destekçileri arasına katılırken, Prof. Dr. Tülin Ayta’nın 1975–1976 yıllarında Uludağ Gazoz Fabrikası için tasarladığı “Gazoz Ağacı” adlı anıtsal seramik pano da aynı yıl yeniden hayata geçirildi.

David Szauder – Triptych: Hafıza, Kuşku ve Yazgılar

Nerede: St. Benoît Kilisesi

Ne zaman: 26 Eylül–11 Ekim; pazar 13.00–20.00, pazartesi-cumartesi 11.00–20.00

Giriş: Ücretsiz

212 Photography İstanbul David Szauder 02

Festival rotasındaki ücretsiz sergilerden biri, David Szauder’ın St. Benoît Kilisesi için özel olarak tasarladığı Triptych: Hafıza, Kuşku ve Yazgılar. Sanatçının Failed Memories, Doppelgänger ve Anna Réka Baktay ile geliştirdiği Folkloric Robots serileri kilisenin üç farklı bölümüne yerleşiyor.

Hafıza, kimlik ve dijital görüntü üzerine çalışan Szauder, bu kez yapay zekâyı da denkleme dahil ediyor. Tarihi bir kilisenin içinde geçmişin izleriyle teknolojik görüntü üretiminin yan yana gelmesi, işi festivalin mekânıyla en güçlü ilişki kuran projelerinden birine dönüştürüyor.

Frank Horvat – Gülümseme Lütfen

Nerede: Galata Okulu Vakfı Kültür Merkezi

Ne zaman: 26 Eylül–11 Ekim, her gün 11.00–20.00

Giriş: Biletli

212 Photography İstanbul 1959 Paris France For Jdf Monique Dutto At Metro Exit
Frank Horvat, 1959, Paris, France, For Jdf

Moda fotoğrafçılığını stüdyodan sokağa taşıyan öncü isimlerden Frank Horvat, festivalin fotoğraf tarihine açılan önemli duraklarından biri. Paris ve Londra sokaklarında gerçekleştirdiği moda çekimleriyle modelleri kusursuz dekorların içinden çıkarıp gündelik hayatın akışına yerleştiren Horvat, kurgu ile tesadüf arasındaki sınırı inceltti.

Gülümseme Lütfen, Horvat’ın bu özgün yaklaşımını yeniden hatırlatırken, bugünün moda fotoğrafında oldukça tanıdık gelen pek çok görsel kodun nereden geldiğini görmek için de iyi bir fırsat sunuyor.

212 Photography Istanbul 2026 İçin Küçük Bir Rota Notu

212 Photography İstanbul
Julia Hetta, Of Fish And Flowers, 2016

Festivalin ücretli sergilerinin büyük bölümü tek festival biletiyle gezilebiliyor. Martin Parr, Frank Horvat, Jill Greenberg, Omar Victor Diop ve Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar bu kapsama dahil. Yann Arthus-Bertrand’ın Bir Bakışın Mirası sergisi için ise ayrı bilet gerekiyor.

Ücretsiz programda David Szauder’ın St. Benoît Kilisesi’ndeki yerleştirmesinin yanı sıra Taksim Sanat’taki Beden Halleri ve Türkiye Fransız Kültür Merkezi’ndeki Bakıştan Sayfaya da yer alıyor. Festivalin kamusal alana taşan duraklarından biri ise Abbasağa Parkı: Catherine Nelson’ın Daintree / Ormanın Hafızası adlı çalışması, sanatçının doğayı gerçek ile hayal arasında yeniden kurduğu görsel dünyasını parkın içine taşıyor.

212 Photography Istanbul 2026, 26 Eylül–11 Ekim tarihleri arasında İstanbul’un farklı noktalarında ziyaret edilebilir. Sergi ve etkinliklerin güncel programı için festivalin resmi web sitesi takip edilebilir.

Contemporary Istanbul 2026: Tersane’de Mutlaka Görmeniz Gerekenler

Frank Ockenfels 3: “Mükemmellik Uğruna Verilen Savaş Sanatı Öldürür”