Karmylassos’un kurucusu iç mimar Serpil Düzyol, bir merakla başlayan büyüleyici hikayesini anlatıyor.

Şarabın yalnızca üzümden değil, topraktan, tarihten ve insan hikâyelerinden doğduğunu hatırlatan üreticilerden Serpil Düzyol. Kayaköy’de faaliyet gösteren, kurucusu olduğu Karmylassos Şarapçılık da böyle bir anlayışın ürünü. Fethiye’ye yapılan tesadüfi bir yolculukla başlayan serüven, zamanla Kayaköy’ün unutulmaya yüz tutmuş şarap kültürünü yeniden görünür kılma arzusuna dönüşmüş. Serpil Hanım, bölgenin kültürel mirasını, yerel üzüm çeşitlerini ve sürdürülebilir tarım anlayışını yaşatmaya çalışan bir üretici.

Kayaköy’ün antik çağlardaki adı olan Karmylassos’u marka ismi olarak seçen Düzyol, geçmişle bugün arasında bir köprü kurmayı amaçlıyor. Bağlarında biyodinamik tarım uyguluyor, yöreyle özdeşleşmiş Acıkara üzümünü yaşatmaya çalışıyor. Şarabı yaşadığı coğrafyanın hikâyesini taşıyan bir değer olarak görüyor. Onun anlattıkları arasında anıt zeytin ağaçları, eski Rum evlerindeki şırınalar, topraktan çıkan porselen parçaları ve Anadolu’nun binlerce yıllık şarap geleneği var.

Karmylassos
Karmylassos Şarapçılık

Karmylassos hikâyesi başlamadan önce Kayaköy sizin hayatınızda nasıl bir yere sahipti? Bu topraklarla ilk bağınız nasıl kuruldu?

Daha önceleri Kayaköy’ün varlığından haberdar değildik. Eşimle Fethiye’ye yaptığımız turistik bir seyahatte tesadüfen keşfettik burayı. 2001 yılında köye ilk geldiğimde, insanı içine çeken atmosferinden çok etkilendiğimi hatırlıyorum. Sonraki yıllarda yazlarımızı geçirdiğimiz bir yer oldu Kayaköy.

Konuşmalarınızı dinlediğimde, “vefa borcu” ifadesini kullanıyorsunuz. Kendinizi Kayaköy’e karşı neden böyle bir sorumluluk hissederken buldunuz?

Kayaköy ve Fethiye’nin kendine has bir dokusu var. Sadece sevimli bir Akdeniz kasabası olmaktan öte, buradaki yaşamın ritmi, insanların birbirleriyle ve doğayla kurduğu bağ, gördüğüm yerlerden çok farklı. Saf, güzel, gerçek ve cömert bir ortam. İnsanı içine çeken ve sarmalayan bu bütünlük ruhuma çok iyi geliyor. Sevilen ruh da bir şekilde karşılık vermek istiyor. Benim de karşılık verme şeklim bu sanırım: Kaybettiği bir değeri yeniden bulup açığa çıkarmasına yardımcı olmak.

Şarap üretme fikri ilk ortaya çıktığında bu bir hobi miydi, yoksa günün birinde profesyonel bir girişime dönüşeceğini hissediyor muydunuz?