

12 yazı+
Mine Gürevin, matematikçi kimliğiyle düşünceyi; müzik yazarlığı ve gastronomiye duyduğu ilgiyle duyguyu bir araya getiren, uzun yıllardır sektörün içinde olan bir anlatıcıdır. Saatolog için gerçekleştirdiği röportajlarda farklı disiplinlerden isimlerle bir araya gelir; müziği ve üretimi yalnızca ses değil, hafıza ve duygu olarak ele alır. Sahnenin arkasındaki hikâyeleri görünür kılan samimi bir anlatı kurar.
Tomurcukbağ’ın yaratıcıları Yusuf Sabit Ağaoğlu ve kızı Tomurcuk Eroğlu ile Kalecik Karası’nın yeniden doğuşundan hafıza, emek ve insan ilişkileriyle kurulan şarap kültürüne…

Bir otelin ışığı, bir koridorun sessizliği, çamların arasından süzülen gün batımı ya da boş bir mekânın insana bıraktığı o tarif edilmez duygu… Yeşim Kozanlı için tasarım insanın ruhuyla temas eden bir deneyim alanı.

Çocukluk hatıralarına yer etmiş bir mutfaktan Milas’ın Memecik zeytinlerine uzanan bir yol… Nazif Çavuşoğlu için “Deli Dane” lezzetin, sağlığın ve sabrın iç içe geçtiği bir yaşam pratiği. Bu söyleşide, bir damlanın arkasındaki yılları, emeği ve sessiz tutkuyu konuşuyoruz.

Bir mutfak yemek üretmekle kalmaz, köklerden beslenir, zamanı yavaşlatır ve insanı gerçek bir sofraya geri çağırır. Ayşe Şensılay’ın kurduğu düzen, gösteriden uzak, sahici bir yemek anlayışının karşılığı.

Bir akşam verilen karar, ertesi sabah bırakılan diplomatik bir kariyer… Melis Kurtel Emin ve Ali Emin’in Birleşmiş Milletler’den Urla bağlarına uzanan yolculuğu bugün Mozaik Şarapçılık ve Kurtel Harası’nda hayat buluyor.

Urla’da kurulan bu mutfak, göçün hafızasına, mevsimin ritmine ve emeğin sessiz disiplinine kulak veriyor. Serkan Anavatan için Yelve, her durakta zenginleşen bir anlatı.

Balık satmıyor. Marka kurmuyor. Deniz mahsulleri işliyor, teknik öğreniyor, bozulanı dönüştürüyor ve sanat ile zanaat arasında kalmışlığı bilinçli olarak seçiyor.

Global lüksün kodlarıyla yaratıcı sezgiyi aynı potada eriten bir marka hikâyesi… Dilara Müftüoğlu, Rainbow Origins ile modayı sadece estetik bir alan değil, karakter, duruş ve bilinçli bir dünya inşası olarak yeniden tanımlıyor.

Zagreb’de yenen bir karabiberli çikolata, Ender Özdilek’i bean to bar zanaatine götürdü. O Atölye’de kakao tatlı değil, kadim bir besin olarak yeniden yorumlanıyor.

Türkiye’den Almanya’ya uzanan bir sanat yolculuğu… Kalıcılıkla, mitolojiyle ve kadim olanla kurulan bir bağ… Cem Sağbil, heykelin yavaşlığında insanı ve zamanı yeniden tartıyor.

Tur Abdin’de şarap üretmek, toprağın hafızasını bugüne taşımak demek. Lucas Barınç, Midin’in kadim geleneğini modern dünyanın dokusu ile buluşturuyor.

Endemik üzümler, bilinçli riskler ve kalıplara karşı bir üretim cesareti. Güney Köse ile Akberg Şarapçılık’ın arayış hâlindeki şarap dili üzerine.