Bilge Bengisu Öğünlü ve Reha Öğünlü, Amerika’da başlayan bir merakı Urla’nın toprağına taşıdı. Günümüzde Urlice, bağdan şişeye uzanan emeğin, yerel üretime duyulan inancın ve Urla’nın dönüşüm hikâyesinin önemli tanıklarından biri.

Urla’nın bugünkü gastronomi ve şarap haritası içinde Urlice’nin özel bir yeri var. Bilge Bengisu Öğünlü ve Reha Öğünlü’nün Amerika yıllarında filizlenen şarap merakı, zamanla Urla’nın İçmeler bölgesinde kök salan bir aile işletmesine dönüştü. Ben de onları ilk olarak aylık basılan, gastronomi seyahat içerikler üreten bir derginin, 2006 yılında yayınlanan bir sayısında gördüm. Hatta birkaç hafta sonraki seyahatimi Urlice’yi görmek, Bilge ve Reha Öğünlü ile tanışmak üzerine planladım. Dostane yaklaşımları ve Ege sıcaklığı ile bizleri karşılamalarının üzerinden tam 20 yıl geçti. 

Bilge’nin mimarlıktan gelen problem çözme becerisi, Slow Food’a ve yerel üretime duyduğu derin bağlılıkla birleşirken; Reha’nın Napa ve Sonoma’da edindiği izlenimler, Urlice’nin küçük, karakter sahibi ve bağla iç içe kalan yapısını şekillendirdi. Bugün Urlice, kendi bağında, kendi yetiştirdiği üzümlerle üretim yapan şato tarzı yaklaşımıyla dikkat çekiyor. Cabernet Sauvignon, Chardonnay, Şiraz ve Bornova Misketi gibi üzümler, burada sadece birer çeşitten ziyade; Urla teruarının farklı yüzlerini gösteren anlatıcılara dönüşüyor. Bilge ve Reha Öğünlü için şarap, toprağın, emeğin, sabrın ve insanın bir araya geldiği tılsımlı bir birliktelik.

Bu söyleşide Urlice’nin kuruluş yıllarını, Urla Bağ Yolu’nun ilk günlerini, organik bağcılığı, Slow Food düşüncesini, şato tipi üretimi, Urla’nın değişen gastronomi sahnesini ve yıllar içinde bir bağın insana öğrettiği sabrı konuştuk. Bilge ve Reha’nın anlattıkları, aynı zamanda Urla’nın köklerine dönüş macerasının da samimi bir kaydı. Sözü onlara bırakıyorum.

Urlice
Urlice

Bilgeciğim, Urlice fikri ilk ortaya çıktığında çevrenizdeki insanların tepkisi ne oldu? “Bunlar ne yapıyor?” diyenler olmuş muydu? 

Bilge Bengisu Öğünlü: Tam olarak “Urlice” adı konulmasa da ülkeye geri dönüp bağcılık yapma fikri, oradaki arkadaşlar arasında bir şaşkınlık yarattı tabii. Bu güzel ülkenin (ABD) nimetlerini bırakıp eski ülkelerine ne diye dönüyor bunlar, diyenler oldu. Belki biraz da kendi inançlarını sorgulamalarına sebep olmuştur. Ama Türkiye’deki yakın çevremiz büyük heyecan ve destek gösterdi.