Dünyanın En Şık Pastaneleri
Leziz bir dilim pasta ve bir fincan kahve eşliğinde özel buluşmaların yapıldığı pastaneler bugünlerde ilginç dekorasyonlarıyla yarışıyor.
Dünyanın En Şık Pastaneleri
Angelot
Çin’in çeşitli şehirlerinde şubeleri bulunan Angelot, özellikle mimari tasarımıyla dünya çapında ödüller almış, modern ve minimalist bir pastane zinciri. En meşhur şubesi Hangzhou’da yer alıyor ve bir pastaneden çok bir sanat galerisini andırıyor. Say Architects’in imza attığı minimalist tasarımda beyaz terrazzo zeminler, kavisli beyaz duvarlar ve kumtaşı tezgahlar öne çıkıyor. Angelot’nun menüsü ise Fransız tekniklerini Asya’nın damak tadıyla birleştiriyor. Tatlılar genellikle az şekerli ve doğal aroma odaklı. Tezgahlarda birer mücevher gibi sergilenen, ayna glazürlü (mirror glaze) meyveli muslar en çok tercih edilenler.


Ladurée
Bezelye yeşilinden altın rengi desenlere ve kadife koltuklara kadar Ladurée, tüm dünyada tanınan estetik bir imaj yarattı. İster Paris ister Tokyo ya da Cenevre olsun, her Ladurée butiği makaronların renkli dünyasını kusursuzca yansıtan dekorlarıyla görenleri etkiliyor. Kahveleri de makaronları kadar iyi diyebileceğimiz Ladurée butiklerinin neo-klasik ortamında soluklanmak hem damağa hem ruha iyi geliyor. Pastanenin en yeni lezzetleri, Paskalya için tasarlanan yer fıstıklı-karamelli ile hindistancevizli makaronlar.


Nanan
Polonya’nın en ünlü mekanlarından Nanan, pudra pembesi kadifelerin öne çıktığı dekorasyonuyla sosyal medyanın da en popüler imaj galerilerinden birini oluşturuyor. Buck.Studio tarafından gerçekleştirilen mimari tasarımda minimalizme özellikle ağırlık veriliyor çünkü bu sayede tüm gözler esas oyuncular olan tatlılara yöneliyor. Nanan’ın en beğenilen tatlısı, mekandaki lambalardan aynalara, kapı kollarından askılıklara pek çok tasarım unsuruna ilham veren Eclair! Yemeden dönmeyin!


Cédric Grolet Opéra
Paris’in Opéra bölgesinin kalbinde yer alan Cédric Grolet Opéra, gurme lezzetlerin mabedi. Geniş bir yelpazede hamur işleri, pastalar ve ekmekler sunan mekan, özellikle meyveli tatlılarıyla dünya çapında üne sahip. 2017’de Dünyanın En İyi Pastane Şefi seçilen Cédric Grolet’nin renkli tatlardan oluşan dünyası, pastanenin dekorasyonunda da kendini fazlasıyla gösteriyor. Masadan Panne Suisse yemeden kalkmayın.


Marchesi 1824
Milano’nun ikonik mekanlarından Marchesi 1824, şehrin geleneksel yaşam tarzıyla çağdaş dilin mükemmel bir sentezi. Bir süre önce Prada tarafından satın alınarak renove edilen tarihi pastane bir yandan 19. yüzyıl sonlarının burjuva cazibesini korurken, sofistike renkler, arkadan aydınlatmalı aynalar ve cilalı pirinç detaylarla zenginleşen yeni bir dekor da sergiliyor. Menüdeki pasta ve çikolatalar hem çeşitlilikleri hem de renkleriyle İtalyan mutfağının tüm inceliklerini yansıtıyor. Özellikle yıl boyu bulabileceğiniz Panettone’yi yemeden ayrılmayın.


Gondodoce
Porto’da gençlerin ve modern mimariyi sevenlerin uğrak yerlerinden biri Gondodoce. Burada isteyen arkadaşlarıyla rahatlıkla sosyalleşebiliyor isteyen tek başına gelip kahve eşliğinde kitabını okuyabiliyor. Dekorasyon oldukça minimalist ve zarif. Kemik beyazı kavisli tavanlar ve sıcak ışıklar yüzeylerde yumuşak gölgeler oluşturuyor. Mimari tasarım, Portekiz el sanatları ve uluslararası vizyon arasında bir denge kurarak hem sade hem de davetkar bir atmosfer yaratıyor. Elmalı tartı mutlaka deneyin.


Naya
Pelit pastanelerinin dördüncü kuşak sahipleri tarafından Londra’da, Mayfair’de açılan Naya, kısa sürede şehrin buluşma adreslerinden biri haline geldi. Sanskritçede “yeni” ve “taze” anlamlarına gelen Naya’da, alışık olduğumuz Pelit tatlarının hepsini bulmanız mümkün. Ünlü mimar India Hicks tarafından tasarlanan pastanede duyusal bir dekorasyon hakim. Yeşil kadifeler, leopar desenli koltuklar, dekoratif yapraklar ve el yapımı de Gournay marka duvar kağıtları adeta pastaların renklerine eşlik ediyor. Londra’dayken Türk pastalarını özleyenler hemen her çeşidi deneyebilir.

