Yüzyılın Afeti Kahramanmaraş Depremi’nde Neler Yaşadık?

6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki iki sarsıcı depremle ülkemiz, yüzyılın en büyük afetlerinden biriyle sarsıldı. Deprem, Japonya’da 2011 yılında meydana gelen tsunaminin ardından bu yüzyılda meydana gelen en ölümcül afetler arasında yedinci sırada yer alıyor.

“Uyanıp kaçamadılar, 
kuş olup uçamadılar 
açıldı kuyular kimse inemez 
Erzincan Beygiri rahvandır amma 
ölüler ata binemez 
yan yana sırt üstü yatan ölüler...”
Nâzım Hikmet’in 1939’daki Erzincan Depremi’nden sonra yazdığı “Kara Haber” şiirinden

Türkiye, 6 Şubat’ta Cumhuriyet tarihinin en karanlık sabahlarından birine uyandı. AFAD’ın verilerine göre, sabaha karşı 04.17’de Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi merkezli 7.7 büyüklüğündeki deprem, Kahramanmaraş’ın yanı sıra Hatay, Adıyaman, Malatya başta olmak üzere Diyarbakır, Kilis, Gaziantep, Şanlıurfa ve Adana’nın da dahil olduğu 10 ili etkiledi. Aynı gün öğle vakitlerinde, yaklaşık sekiz saat sonra meydana gelen 7.6 büyüklüğündeki depremle yüzyılın en büyük afetlerinden birine tanıklık edilerek müthiş bir yıkımla karşı karşıya kaldık. Binaların, yolların, hastanelerin yıkıldığı depremde AFAD’ın 10 Şubat sabah saatlerindeki son verilerine göre 18.342 yurttaşımız hayatını kaybetti. Suriye’nin kuzeyi de depremden etkilenirken Birleşmiş Milletler, yaklaşık 12 senedir iç savaşla harap olmuş Suriye için acil yardım çağrısında bulundu. Gelen verilere göre, beşinci günün ortasında Türkiye’de ve Suriye’de hayatını kaybedenlerin sayısı 21.000’i geçti. Depremler, Gürcistan’dan Mısır’a geniş bir coğrafyada hissedildi. AFAD, bölgede yaklaşık 650 artçı depremin yaşandığını açıkladı.

Uzmanlar Ne Dedi?

İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü ve Jeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Sözbilir, bu depremde 500 yıldır stres biriktiren fay parçalarının kırıldığını ve bu fayların 400-500 yıl aralıklarla deprem ürettiğini ifade etti. Sözbilir ayrıca, bu faylar üzerindeki en büyük depremin 7.9 büyüklüğünde, 1939’da Erzincan’da yaşandığını dile getirdi. Depremde 33 bin kişi hayatını kaybetmişti. Bu fay boyunca son deprem ise 2 yıl önce Elazığ’da meydana gelmiş, 6.8 büyüklüğündeki bu depremde 41 vatandaşımız hayatını kaybetmişti.

University College London Risk ve Afet Azaltma Enstitüsü’nden Profesör David Alexander, yaşanan büyük yıkımın yalnız depremden değil, kalitesiz inşaattan kaynaklanan bir felaket olduğunu söyledi. Aynı üniversiteden Risk ve Afet Azaltma Enstitüsü Başkanı Profesör Joanna Faure Walker, bu denli büyük yıkımda yalnız depremin şiddetinin değil, sabaha karşı saatlerde ve insanların uykudayken meydana gelmesiyle de ilgili olduğunu dile getirdi. Nasuh Mahruki ise Marmara Depremi’nden daha büyük iki depremin sekiz saat içerisinde meydana geldiğini ve afet değil, bir felaketle karşı karşıya kaldığımızı söyledi.

Enkazların birinde, depremin meydana gelen sularda duran bir duvar saati. Pek çok hane için zaman bu vakitlerde durdu. (Fotoğrafın kaynağı: Twitter)

6 Şubat’ta, depremin olduğu gün içerisinde Türkiye Afet Müdahale Planı kapsamında depremin dördüncü seviyede olduğu belirtilerek dördüncü seviye alarm ortaya kondu. Uluslararası yardımı da içeren bu alarmla birlikte komşu ülkeler başta olmak üzere dünyanın dört bir yanından ihtiyaç malzemelerinin yanı sıra sağlık ekipleri de deprem bölgelerine ulaştı. 6 Şubat’tan bu yana, 95 ülke ve 16 uluslararası kuruluştan yardım sözü alındı ve 56 ülkeden 6.479 kurtarma görevlisi depremden etkilenen 10 ilde faaliyet göstermeye başladı. Avusturalya’dan 72 kişilik bir arama kurtarma ekibi gönderilirken aynı şekilde kurtarma ekiplerini gönderen komşu ülke Yunanistan, Kathimerini gazetesinden yayımlanan karikatürlerle acıyı paylaştı.

Yunan gazetesi Kathimerini’den çizer Ilias Makris’a ait bir çizim

Dünya Bankası, Türkiye’ye 1,78 milyar dolarlık deprem desteği sağlayacağını duyurdu. Birleşik Krallık ise Suriye’deki arama kurtarma çalışmalarını ve acil yardım çalışmalarını desteklemek üzere 3 milyon sterlin ek fon taahhüdünde bulundu.

“MÖ 300’lü yıllarda Büyük İskender’in eski bir generali tarafından kurulan Antakya, depremden en çok etkilenen ve yıkıma uğrayan yerlerden biri oldu. Yüzyıllar boyunca Yunanlılar, Romalılar ve Bizanslılara ev sahipliği yapan kent, tarihi dokusu ve kültürel zenginliğiyle kozmopolit kentlerden biriydi. The New York Times, afet sonrası ‘Artık Antakya Değil’ başlıklı bir yazıyla kentin uğradığı yıkımı kaleme aldı.”

Tüm hafta boyunca dondurucu soğuklarda devam eden arama çalışmalarında yaralı sayısı 74 bin 242’ye yükselirken yıkılan bina sayısı ise 6 bin 444 olarak açıklandı. Enkaz altında kalan kişi sayısı henüz bilinmezken depremin beşinci günü, 10 Şubat sabahı enkaz altından sağ olarak çıkan vatandaşlarımız oldu. Cuma sabahının erken saatlerinde, Gaziantep’teki mahsur kaldığı bodrum katından 94 saat sonra kurtarılan Adnan Muhammed Korkut (17), depremin beşinci gününde enkaz altından sağ çıkarılan yurttaşlarımızdan biri oldu. 101 saat sonra, Diyarbakır’da yıkılan bir binanın enkazından 32 yaşındaki Sebahat Varlı ile 10 yaşındaki oğlu Serhat sağ olarak çıkarıldı.

Binlerce yurttaşın hayatını kaybettiği depremde şehirlerin dokusu kaybolurken kültürel miraslar da zarar gördü. UNESCO, Dünya Mirası listesinden iki alanında da zarar görmüş olabileceği uyarısında bulundu. Bunlardan biri Diyarbakır Kalesi ve Suriye’deki Halep antik kenti. 6 Şubat sabaha karşı yalnız Kahramanmaraş’ı değil tüm yurdu vuran büyük felaketten geriye yaşamını yitiren on binlerce yurttaşın hüzünlü hatırası, dayanışan binlerce kişinin seferberliği, Antakya’nın taşlı sokaklarındaki duvarları mor çiçeklerle örülmüş tarihi kiliselerinin fotoğrafları gibi şehirlerden yüzlerce buruk hatıra kaldı.

Total
0
Paylaşımlar
İlginizi Çekebilir