Saatolog.com.tr Logo

Jean-Christophe Babin: “Saatler, Hayata Tanıklık Eder”

3 Şubat 2026
Jean-Christophe Babin: “Saatler, Hayata Tanıklık Eder”
Bvlgari CEO’su Jean-Christophe Babin’e göre saatler yaşama eşlik ediyor, kadranlarında anıları saklıyor. Sadece mekanik saatçilik, zamanın kendisinin bizzat başrole çıktığı bir zanaat olarak yüzyıllardır sürüyor.

Kimi zaman Roma mitolojisinin mistik yaratıkları yılanlardan kimi zaman ise antik sikkelerdeki gravürlerden ilhamla tasarlıyor saatlerini Bvlgari. Tasarımların özünde ise bir o kadar köklü bir gelenekten gelen İsviçre mekanizmaları yer alıyor. Bu iki kültür bir saatte birleşiyor ve horolojinin hikâyesi en köklü örneklerini sunuyor. LVMH Saat Haftası’nın ardından Bvlgari saatlerini yeniden keşfetmek ve markanın yeniliklerini konuşmak için Bvlgari CEO’su Jean-Christophe Babin ile bir araya geldik.

Jean-Christophe Babin: “Saatler, Hayata Tanıklık Eder”
Jean-Christophe Babin

Bvlgari yalnızca bir saat markası olarak tanınmıyor, çok köklü bir mücevher markası fakat saat sektörünün de en önemli oyuncularından biri. Markanın saatçilikteki DNA’sını nasıl tanımlıyorsunuz?

Bvlgari’nin saatçilikte eşsiz bir DNA’sı var çünkü çok nadiren bir araya gelebilen iki dünyanın kesişim noktasında duruyor: Roma köklerinin yaratıcılığını ve İsviçre disiplinini bir araya getiriyor. Bir tarafta mücevher köklerinden gelen tasarım kültürünü sunuyoruz; oran, mimari, duygusallık ve güzellik içgüdüsü tasarımlarımızda hayat buluyor. İtalyan dokunuşu ve Roma mirasını derinlikli bir şekilde kendini gösteriyor. Bir tarafta ise İsviçre’de geliştirdiğimiz mühendislik, mekanizma geliştirme ve üretim kapasitesi gibi saatçilik uzmanlığımız öne çıkıyor. Tasarım ve mekaniğin ayrı kollardan beslenmesi bizi farklı kılıyor. Öte yandan, bir Bvlgari saati hemen tanınabilir ve yüksek saatçilik standartlarına uygun olmalı. Bahsettiğim bu birleşim, kimliğimizi tamamlayan ana unsur.

Bvlgari saatleri bahsettiğiniz gibi köklü bir mirastan şekilleniyor, bir hikâye taşıyor. Sizin saatlerle duygusal bağınız var mı peki?

Saatler,tenimize yakın duran, hayatımıza tanıklık eden, yıllarca ve hatta ömür boyu yanımızda olan bir yol arkadaşı. Bir saati sadece işlevsel bir eşya olarak kullanmayız, önemli anlarımızda bize eşlik eder. Anları saklar ve üstelik bunu görsel olarak hiç göstermeden yapar. Zamanla bir tür kişisel arşiv haline gelir. Dönüm noktalarını, karşılaşmaları ve hayatımıza dokunan insanlarla anılarımızı saklar. Sadece geçmişe bakmayı değil, devinime de değer vermeyi gösterir. Mekanik saatçilik, zamanının kendisinin ürünün bir parçası olduğu nadir endüstrilerden biridir, bu yüzden ayrı bir duygusal derinliği de var.

Jean-Christophe Babin: “Saatler, Hayata Tanıklık Eder”

Bvlgari saatlerinin bir güçlü yanı da ultra ince modeller. Bu segmentteki yerinizi nasıl görüyorsunuz?

Ultra ince saatler, Bvlgari’nin en güçlü imzalarından biri haline geldi. İnceliği bir gösteriş aracı olarak değil, yüksek performanslı mühendisliğin ve gerçek tasarım ifadesinin bir formu olarak görüyoruz. Octo Finissimo ile ultra ince modern, takılabilir ve kesinlikle bir Bvlgari olan saatler tasarlayabileceğimizi gösterdik. Rekor kırmak tabii ki de anlamlı; ancak asıl önemli olan bu rekorların neyi temsil ettiği. Mekân, malzeme, mimari ve en yüksek seviyede güvenilirlik konusundaki ustalığımızı gösteriyoruz. Sınırları zorlamaya devam edeceğiz; ancak her yeni gelişmede Octo Finissimo’nun kimliğiyle uyumlu kalacağız.

Zengin Roma kültürü, tarihi, Akdeniz’in kendine has geleneği Bvlgari saatlerinin bir parçası. İsviçre saatçiliğini böylesine köklü bir kültürel mirasla birleştiren bir saati görmek size ne hissettiriyor?

Çok doğal bir his veriyor; çünkü Bvlgari’nin tam olarak kimliği bu. Bvlgari Roma’da doğdu. Güzelliği, mimariyi, ışık ve cesareti harmanlayan bir kültürden kökleniyor. Roma mirası, saat üretirken içgüdümüzün bir parçası haliyle. Bir Bvlgari saatini elinize aldığınızda çok nadir bir dengeye şahit oluyorsunuz: Roma tasarımının duygusu ve gücü, İsviçre genlerinin mükemmeliyeti. Bu bir zıtlık değil, bir diyalog. Saatlerimizi bu kadar ayırt edici yapan yanı da bu.

Saatçilik zanaata ve geleneğe bağlı bir sektör. Yeni nesille bağ kurarken nasıl bir strateji izliyorsunuz?

Yeni nesil son derece bilgili, zevklerini inşa ederken çok bağımsız hareket ediyorlar. Mirası sadece bir slogan olarak görmek istemiyorlar. Canlı hissettiren bir miras ve özgün bir yaratıcılık görmek istiyorlar. Genel olarak yaklaşımımız sadece söylediklerimizle değil, yaptıklarımızla konuşmak. Genç müşterilerimizin çok yönlülüğe değer verdiğini görüyoruz, günün her anında kullanılabilecek, kişisel hazdan kendini ifade etmeye kadar sorunsuz geçiş yapabilen parçalar üretiyoruz. Bu yüzden saatlerimiz sadece teknik açıdan ilgi çekici olmakla kalmıyor, duygusal olarak etkileyici bir halde sunuluyor.

Jean-Christophe Babin: “Saatler, Hayata Tanıklık Eder”

Markanın kimliğini pek çok açıdan konuştuk. Peki, Bvlgari bir insan olsa nasıl biri olurdu sizce?

Doğal zarafeti ve güçlü duruşu olan biri olurdu, fakat asla gösterişli biri olmazdı. Yaratıcı, güven veren ve kültürlü bir karakter. Kuralları yıkmayı bilen ama her zaman zevkle hareket eden biri. Elbette ki Romalı, biraz dramatik ve gösterişli bu yüzden, aynı zamanda hassas çünkü disiplin mükemmelliğin bir parçası. Bvlgari hem bir sanatçı hem de mimar gibi, duygusal ama planlı, cesur ama temkinli…

İsviçre saatçiliğinin de İtalyan kültürünün de derin ve köklü gelenekleri var. Bu iki kültürün sizi etkileyen, dönüştüren yanları var mı?

İsviçre’nin titizlik, sabır ve sürekli gelişim kültürüne hayran kalmışımdır hep. Saatçilik bir disiplin okulu, mükemmelliğin detaylar ve zaman aracılığıyla inşa edildiğini öğreniyorsunuz. İtalyan kültürü ise güzelliğin günlük yaşamın doğal bir parçası olduğunu gösteren bir kültür. Tasarımda doğal bir oran, yaratıcılık ve cesaret duygusunu harmanlar. Benim için en ilham verici şey, İtalyan yaratıcılığının ve özgünlüğünün İsviçre ustalığıyla birleşip yükselmesi.

“Gerçek lüks, bir nesnenin belirgin bir kimliğe sahip olması, ustalıkla üretilmiş olması ve bir kültür duygusu taşımasıdır.”

Bvlgari’nin en son yeniliklerini LVMH Saat Haftası’nda gördük. Hangi modeller tanıtıldı?

LVMH Saat Haftası bizim için oldum olası önemli olmuştur; yeniliklerimizi gazeteciler, perakendeciler ve koleksiyoncularla yakın temas halinde sunmayı önemsiyoruz. Bu yıl saatlerimizi “Art of Gold” temasıyla duyurduk. Monete, Tubogas, Serpenti ve Lvcea koleksiyonlarında yeni modeller tanıttık. Öne çıkan modeller arasında geleneksel Milanese örgü sanatıyla işlenmiş pembe altından Maglia Milanese Monete, tasarımında 1970’leren ilham alan ve değerli taşlarla süslenmiş sarı altın Tubogas Manchette, yeni bir kadran ve bilezikle sunulan Serpenti Seduttori Automatic, Urushi tekniğiyle işlenmiş şiirsel kadranıyla Lvcea yer alıyor. 

Jean-Christophe Babin: “Saatler, Hayata Tanıklık Eder”

Önümüzde ise bir başka büyük fuar var. Watches and Wonders’a geçen sene ilk defa katıldınız, ilk yıl deneyiminiz nasıldı ve bu seneki fuardan beklentileriniz neler?

Geçen sene güçlü bir deneyim yaşadık. Watches and Wonders benzersiz bir platform; sektörü, basını, koleksiyonerleri ve müşterileri son derece uluslararası bir ortamda bir araya getiriyor. Bvlgari’nin böyle önemli bir fuarda boy göstermesi de önemliydi, farklı bir yaratıcı ses ve kanıtlanmış teknik bir birikim sunduk. Bu sene de aynı ivmeyi sürdürmeyi hedefliyoruz. Ziyaretçileri mükemmel bir şekilde ağırlamak, zarif ve sürprizlerle dolu bir deneyim yaşatmak istiyoruz.

Son yıllarda “lüks”ün kavramı sürekli değişiyor. Sessiz lüks gibi trendler markaların stratejilerini yeniden belirliyor. Siz lüksü nasıl tanımlıyorsunuz?

Lüks anlam, kalite ve karakterle tanımlanıyor bana göre. Gerçek lüks, bir nesnenin belirgin bir kimliğe sahip olması, ustalıkla üretilmiş olması ve bir kültür duygusu taşımasıdır. Kişisel hissettirmeli, gösteriş amaçlı olmamalı. Marka olarak her zaman zarif ama ifade gücü yüksek bir lüks anlayışını temsil ettik. Zanaatkârlıkta, tasarımda ve duyguda köklenmiş bir lüks… Bir parça ne kadar sade ya da iddialı olursa olsun önemli olan onun özgün, kusursuz işlenmiş ve kalıcı olacak şekilde yaratılmış olmasıdır.