Thomas Perazzi: “Her Türlü Saat Koleksiyonerine Hitap Ediyoruz”
Thomas Perazzi, 2025 yılı boyunca ses getiren Phillips satışlarını ve saat dünyasının müzayedelerini anlatıyor.
Phillips Asya Saat Bölümü Başkanı Thomas Perazzi, ilk gençlik yıllarından beri bir saat meraklısı ve uzun yıllardır müzayede evlerinin saat bölümlerinde çalışıyor. İşi dolayısıyla dünyanın en nadir ve özel saatlerini gören Perazzi ile 2025 yılı boyunca öne çıkan Phillips satışlarını ve saat dünyasının müzayedelerini konuştuk.

Patek Philippe Ref. 1518 ve FFC Prototype gibi yılın ses getiren satışları Phillips’te gerçekleşti. 2025 sizin için nasıl geçti?
2025’te Bacs & Russo ile işbirliğimizin 10. yılını kutladık. Aynı zamanda, Phillips’in Hong Kong’taki varlığının da 10. yılıydı. Yıl boyunca iyi iş çıkardığımız pek çok müzayede düzenledik. Geçtiğimiz sene sadece Phillips için değil, genel olarak saat müzayedeciliği açısından da başarılı bir yıl oldu. Bizim toplam satışlarımız 290 milyon Amerikan doları civarında oldu. Özel satış bölümümüz de 80 milyon Amerikan doları kadar satışa imza attı. Beklediğimizden de iyi sonuçlarla kapatmış olduk 2025’i böylece. Elbette ki bizi mutlu eden sadece bu rakamlar değil, satışlarla saat pazarının mevcut durumunu gösterme fırsatımız oldu, bu yüzden ayrıca memnunuz.
Çok nadir, kıymetli modeller gördük sene boyunca. Açık artırmaya çıkacak saatleri nasıl seçiyorsunuz?
Kürasyon bizim için önemli bir süreç. Kataloglarımızı hazırlarken büyük bir titizlik gösteriyor, piyasadaki en iyi saatleri seçiyoruz. Modern ve çağdaş saatler söz konusu olduğunda markaların en nadir model ve konfigürasyonlarını seçiyoruz. Vintage modeller ya da cep saatlerindeki başarımız ise tamamen kaliteyle ilgili. Kalite saatin yıllar, on yıllar hatta yüzyıllar boyunca koleksiyonerler tarafından ne kadar iyi korunduğu demektir. Koleksiyonerlerin aradığı temel unsurlar da bunlar. Ancak giderek daha da önem kazanan yeni bir unsur daha var: Saatin kökeni, bir önceki sahibinin kim olduğu. 2025’te New York’taki satışlardan birinde Francis Ford Coppola’ya ait bir F.P. Journe saati sattık. Saat 11 milyon Amerikan doları fiyatıyla bugüne dek bir bağımsız markanın açık artırmada satılan en pahalı saati oldu.
Kataloglarımızda her zaman kaliteyi nicelikten daha üstün tutuyoruz. Sektördeki başka müzayede evlerine göre lot sayılarımız daha az örneğin. Bu sayede müzayedelerimize odaklanabiliyor, piyasadan ve müşterilerimizden daha fazla ilgi görebiliyoruz.
Üretimi durmuş saatleri üç ana kategoride sınıflandırıyoruz: Vintage, neoklasik ve modern saatler.
Başka ne gibi kriterler var?
Koleksiyonerlerin ve müşterilerimizin beğendiği bir çalışma biçimimiz var. Güven, bunlardan ilki. Ortaya çıkardığımız işe, sunduklarımıza ve yöntemimize güveniyorlar. Saat departmanı olarak satış öncesi ve sonrası sunduğumuz hizmet de piyasadaki en iyiler arasında. İşini tutkuyla yapan uzman bir ekibimizin olması da bizi piyasada farklı kılıyor. Günün sonunda elde ettiğimiz başarı, farklı faktörlerin bir kombinasyonundan doğuyor: Güven, profesyonellik ve tutku.

Patek Philippe ya da Rolex gibi açık artırmaların büyük oyuncuları var. Son yıllarda yükselen başka yıldızlar var mı?
Son yılların yükselen yıldızı F.P. Journe kesinlikle. Biraz önce de söylediğim gibi seçtiğimiz saatlerde her zaman kalite ve nadirliğe odaklanıyoruz. Journe bunun en güzel örneklerini veriyor. Sadece olağanüstü ve komplike saatler üretmekle kalmıyor, aynı zamanda üretimi artırmak gibi bir amaçla yol alıyor. Yılda sadece 1.000 civarında saat üretiyor, ki bu başka markalara kıyasla oldukça düşük bir rakam biliyorsunuz. Bütün bu saydıklarım, Journe’un son yıllardaki başarısını ve koleksiyonerlerce gördüğü rağbetin sebebini açıklıyor.
Vintage olarak tanımlanan bir saatte hangi kriterler olmalı peki?
Vintage, şampanya dünyasından gelen bir terim. Biz de saat sektöründe bu terimi, 20 yıldan daha eski olan saatler için kullanıyoruz. 2000’lerin başında üretilmiş bir saat bugün vintage olarak sınıflandırılabilir. Bir yanıyla oldukça teknik bir tanım; ancak koleksiyonerler genel olarak 1980 ve 1990’larda üretilmiş saatleri vintage olarak adlandırıyor. Piyasada son zamanlarda kullanılmaya başlanan yeni bir terim daha var: Neoklasik ya da neovintage. 1980’lerin sonu, 1990’lar ve 2000’li yılların başında üretilen saatler için bu terimler kullanılıyor. Toparlamak gerekirse artık üretimi durmuş saatleri üç ana kategoride sınıflandırıyoruz: Vintage, neoklasik ve modern saatler.
Bu dünyaya yeni adım atmış saat meraklılarına ne tavsiye edersiniz?
Bir uzmana, Phillips’ten birine ulaşmalarını ve fikir almalarını tavsiye ederim. Bu, en önemli ve en basit tavsiye aslında. Her zaman koleksiyonerler hakkında biraz bilgi edinmek isteriz, nelerden hoşlandıkları, hangi saatleri taktıkları ve hangi saatleri takmayı istediklerini öğreniriz. Bu bilgiler sayesinde açık artırmada sunduğumuz saatler arasından koleksiyoncunun zevkine, beklentilerine ve bütçesine uygun seçimler yapmasına yardım ediyoruz. Değinmek istediğim bir diğer nokta da şu: Phillips’te her koleksiyonere ve her bütçeye uygun saatler sunuyoruz. Bu yüzden, çevrimiçi satışları hayata geçirdik ve “Perpetual” adını verdiğimiz özel bir satış birimi kurduk. Bu birimde 7/24 saatler sunuyoruz. Niyetimiz, her türlü zevke ve koleksiyonere hitap edebilmek.

Geçen senenin başarılarını konuştuk, önümüzdeki yıldan beklentileriniz neler?
Bir şey söylemek için erken bir dönemdeyiz fakat piyasanın oldukça iyi bir durumda göründüğünü söyleyebilirim. Koleksiyon saatleri piyasası dünya çapında oldukça sağlam ve pozitif görünüyor. Bu yüzden, bu yıl için parlak ve olumlu beklentilerim var.
Türkiye pazarını ya da Türk koleksiyonerlerini gözlemleme fırsatınız oluyor mu hiç?
Türk koleksiyonerleri mekanik saatlere her zaman büyük bir ilgi ve tutku besliyor. Ve son birkaç yılda saat koleksiyonculuğuna olan ilginin arttığı da söylenebilir. Artık giderek daha fazla koleksiyoner, nadir ve piyasada bulunması zor vintage saatleri ve özel parçaları edinmek için hem müzayedemize hem de uluslararası pazara yöneliyor. Türkiye pazarı açısından iyi bir işaret, saat tutkusunun bu bölgede giderek büyüyor olmasını görmek gerçekten sevindirici.