Watches and Wonders 2021: Louis Vuitton ve Yılanlarla Dans

Louis Vuitton Tambour Carpe Diem, olağanüstü işçiliğe sahip minyatür bir otomat saatte hayatın güzellikleriyle ölümün kaçınılmazlığını yan yana getiriyor.

Louis Vuitton, Watches and Wonders Fuarı’nda, Tambour Street Diver, Tambour Moon Flying Tourbillon “Poinçon de Genève” Sapphire ve nefes kesici Tambour Curve GMT Flying Tourbillon serileri ile zaten saat meraklılarının gönlünü almıştı. Bütün bunlar yetmezmiş gibi üstüne bir de Tambour Carpe Diem gelince tasarımcılardan tarihçilere, modacılardan mimarlara, zanaatkârlardan ressamlara kadar konuya ilgi duyan saat ve sanat düşkünlerinin aklını da almış oldu.

Şurası bir gerçek ki yüksek moda markaları yaratıcılıkta pek çok markayı geride bırakıyor. Louis Vuitton gibi bir dünya devi, tabiri caiz ise “aşmış” bir marka söz konusu olduğundaysa işler bambaşka bir noktaya geliyor. 

Herkesin bildiği gibi kuru kafa moda ve sanatta çok kullanılan popüler bir figür. Latince “Ölümü hatırla” anlamına gelen “Memento Mori” cümlesi gibi hayatın geçici olduğunu vurgulayan bir simge ve her yerde karşımıza çıkıyor. Benzer bir yaklaşım da Romalı şair Horatius’un şiirinden alınan “carpe diem” yani “günü yakala” ibaresinde görülür. Ünlü şiirin “carpe diem” ile başlayan dizesi: “quam minimum credula postero” yani “yarınına olabildiğinde az güven” şeklinde devam eder. Cemal Süreya da adıyla müsemma “Kısa” adlı şiirinde “Hayat kısa / Kuşlar uçuyor.” diyerek bu şiirin olabildiğinde kısa bir çevirisini yapmış gibidir. 

Kuru kafa figürü zamana ilişkin sembolik anlamı nedeniyle 15. yüzyıldan beri saatlerin her türlüsünde defalarca kullanıldı. Yakın zamanlardaki en ünlü ve başarılı örnekler arasında ise Richard Mille Tourbillon RM 052 Skull, Speake-Marin Crazy Skulls, Corum Bubble 47 Flying Tourbillon Skull, Chopard L.U.C Perpetual T Spirit of “La Santa Muerte”, Romain Jerome Skull H9C Speed Metal ve Hublot Big Bang Broderie Sugar Skull Fluo sayılabilir. HYT ve Bell & Ross gibi konuya her defasında farklı bir yaklaşım getiren markalar da mevcut. 

Ayrıca “Tasarım bir Truva atıdır. Mutlaka dikkat çeker ancak bir saati diğerlerinden ayıran, yüzeyin altındaki anlam katmanlarıdır,” diyen ve sadece kurukafa figürüne odaklanan İskoç tasarımcı Fiona Krüger hanımefendinin ünlü saatlerini de unutmayalım. 

Ancak Louis Vuitton, Tambour Carpe Diem saati ile benzerlerinden estetik ve teknik olarak çok daha üstün bir tasarıma imza atmış durumda. 

Kadranda ironik bir şekilde pembe altın olarak tasarlanan kafatası, LV monogramı ile süslenmiş bir yılan ve kum saati gibi ölümle ilişkili bir dizi simge bulunuyor. Saat 2 konumunda bulunan yakut gözlere sahip yılan düğmesine basılmasıyla kadranın canlanması bir oluyor. Yılan hareket etmeye başlıyor, kafatasının alnında saatin kaç olduğu görülüyor, yılanın kuyruğu da hızla canlanıp dakikayı gösteriyor. Kum saati göstergesi aslında güç rezervi. Bütün bunlara ek olarak kafatasının çenesi gülmeye başlar gibi açılıyor ve kırmızı harflerle “carpe diem” sözcükleri beliriyor. Bu görüntüyle belki de yüzyıllar önce otomatların insanları nasıl büyülediğini anlıyoruz. 

Saatin çapı 46,8 mm, pembe altın kasanın kalınlığı ise 14,42 mm. Bir saat için büyük sayılsa da bir otomat için çok ince. Mekanizma ise olağanüstü güzel ayrıntılara sahip elle kurmalı LV 525 Calibre. Mekanizma toplam 426 parçadan oluşuyor ve 100 saatlik güç rezervine sahip. Muhteşem el yapımı zanaatkârlık işleri ise mine ustası Anita Porchet (kadran, yılan ve dişler) ve gravür ustası Dick Steenman (kadran, yılan, kafatası, dişler ve kum saati) tarafından yapılmış. Kadranda bir de 0,02 karat pırlanta bulunuyor.

Yazımızı Fiona Kruger’den bir alıntıyla bitirelim: “Zamanı mutlak bir hassasiyetle ölçme arzusu duyan ve mükemmel olmak isteyen Haute Horlogerie ile kaos ve düzensizliğe yol açan zamanın kendisi arasındaki çelişkiyi seviyorum.”

Total
0
Paylaşımlar
İlginizi Çekebilir