Türkiye’de genellikle ağustos aylarında başlayan bağbozumu ekim ayının sonlarına kadar devam ediyor. Türkiye’nin farklı bağlarında bu senenin nasıl geçtiğini keşfediyoruz.

Bağ Bozumu

Kuytu ormanları, tenhâ bağları 
Geziyor mevsimin yorgun rüzgârı. 
İnce dallar kırık, yapraklar sarı, 
Geçmiş bu yoldan da, belli sonbahar.

Faruk Nafiz Çamlıbel 

Eğer şarabı bizler gibi büyülü bir içecek olarak görüyorsanız, bu büyüyü yaratan, ona hayat veren ana maddenin üzüm olduğunu bilmeniz gerek. Özenle bakılıp, büyütülmüş, sağlıklı gelişmiş, güneşe doymuş, yer yer üşümüş ama kendini korumasını bilmiş ve nihayetinde şahane şekilde olgunlaşmış üzüm tanesi hiç şüphe yok ki doğanın şarap üreticilerine en büyük hediyesi. Zaten bu nedenle bağbozumu yaklaştığında şarabı sevenleri ve ona hayat verenleri büyük bir heyecan kaplıyor, hediyelerini almak için sabırsızlansalar bile üzümü doğru zamanda dalından koparmak için de sabırla beklemesini biliyorlar.

Taa yüzyıllar öncesine dayanan, Yunan mitolojisinden ve şarap, neşe, bereket ve tiyatro tanrısı Diyonisos’tan kökünü alan bağbozumu şenlikleri bütün bir senenin emeğinin karşılığını almanın, dayanışmanın, doğumun, bolluk ve bereketin kutsanmasıdır.

Türkiye’de genellikle ağustos aylarında başlayan bağbozumu ekim ayının sonlarına kadar devam ediyor. Tabii ki her bağ bölgesinin ve üzüm çeşidinin farklılıkları var, bunlar da bağbozumu zamanını etkileyebiliyor. Keza şarap yapımcısının üreteceği şaraba ilişkin zihnindeki fikirler dahi bağın ne zaman bozulacağı üzerinde belirleyici oluyor. Örneğin şarap yapımcısı, aynı bağı farklı zamanlarda hasat ettirdikten sonra olgunlaşma seviyeleri değişkenlik gösteren üzümleri karıştırarak aradığı dengeye ulaşabilir. Tatlı şarap yapmak isteyen bir üretici ise üzümleri olabildiğince geç, şekere doymuş şekilde hasat ederek tercihini bu yönde kullanabilir.