Bu yıl 100’üncü yaşını kutlayan Üç Yıldız Şekerleme, sadece bir tatlıcı değil; Beyoğlu’nun değişen zamanlarına tanıklık eden, geleneği bugüne taşıyan bir lezzet durağı…

Beyoğlu’nda bazı dükkânlar vardır; tabelası kadar kokusu da tanıdıktır. Kapıdan içeri girince sadece bir vitrin değil, bir zaman duygusu karşılar insanı. Üç Yıldız Şekerleme de onlardan biri… Markanın ikinci kuşak temsilcisi Feridun Dörtler 92 yaşında ve hâlâ haftanın belli günlerinde tezgahın arkasındaki yerinde müşterilerini karşılıyor. Üç Yıldız’ın kuruluş hikâyesini ondan dinliyoruz… Sorularımızı ise bugün imalathanenin de başında olan Feridun Bey’in oğlu Altuğ Dörtler yanıtlıyor.

Feridun Dörtler’in anlattıkları, bir dükkânın hikâyesinden çok daha fazlası. Bir ailenin Rumeli’de başlayan İnebolu’dan geçip İstanbul’a uzanan yolculuğu. Tatlıcılık, Dörtler ailesinde kuşaklar boyunca aktarılan bir meslek. Feridun Bey’in babasının dedesinin dedesi de tatlıcılık yaparmış. Aile daha sonra İnebolu’ya yerleştirilince, dedesi bildiği işi orada da sürdürmüş. Böylece tatlıcılık, ailede yalnızca bir geçim kaynağı değil; elden ele aktarılan bir bilgiye, bir hafızaya dönüşmüş…

4PHOTO 2026 03 14 11 12 08 edited
Feridun Dörtler’in kardeşi Fahri Dörtler

“Babam, altı çocuklu bir ailenin en büyük çocuğu. Askere gidinceye kadar babasının yanında çalışmış. Ardından, Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı yıllarında tam yedi yıl askerlik yapmış. Savaşın ardından İstanbul’a gelmiş ve Üsküdarlı bir ailenin dükkânında çalışmaya başlamış. İki-üç yıl sonra ise hayatının yönünü değiştirecek adımı atıp, biri kardeşi, diğeri kardeşi kadar yakın bir arkadaşıyla birlikte -kendilerini yıldız olarak gördükleri için- Üç Yıldız’ı açmışlar. Yıllar içinde ortaklık yapısı değişmiş; kardeşler ortaklıktan ayrılmış ama işten kopmamış. Biri tezgâhta, diğeri imalatta çalışmaya devam etmiş. 1930’lu yıllarda annemle babam evlenmiş. 1931’de abim, 1932’de ablam, 1934’te de ben dünyaya geldim. Firuzağa doğumluyum. Bir yaşından bu yana, Cihangir’de ve hâlâ aynı evde oturuyorum.”

uc yildiz sekerleme 10
Altuğ Dörtler

Feridun Bey’in çocukluğu da dükkânla iç içe geçmiş. 1944’ten itibaren, okullar tatil olduğunda, abisiyle birlikte yaramazlık yapmasınlar diye onları dükkâna gönderirlermiş. O günleri gülümseyerek anımsıyor: “Biz de yaramazlığı babamızın gözünün önünde yapardık. İlkokuldan sonra Galatasaray Lisesi’ne kaydoldum. Lise yıllarında iki yıl boyunca Galatasaray Kulübü’nde futbol oynadım. 1956’da futbolu bıraktım.”