Düşünce, Bilim, Sanat ve Edebiyatta Zamana Odaklanan Kitaplar

Önceki yazıda bir saat kütüphanesi kurmak isteyen meraklılar için doğrudan saatleri konu edinen, bir nesne olarak özellikle mekanik saatlerden söz eden bazı kitapları tanıtmıştım. Şimdi ise sırada üst düzey bir saat meraklısının kütüphanesinde olması gerektiğini düşündüğüm zamanla ilgili ufuk açıcı bazı kitaplar var.

Bir saat kütüphanesi nasıl kurulur?

Tik Tak: Zamana Kaçamak Bir Bakış, Jay Griffith, çeviri: Ertığ Altınay, Ayrıntı Yay., 2003.

Tik Tak: Zamana Kaçamak Bir Bakış (Pip Pip: A Sideways Look at Time) sarsıcı ve alanında ufuk açıcı bir eser. Jay Griffiths ,Tik Tak: Zamana Kaçamak Bir Bakış için dünyayı gezmiş ve zamanın son derece politik olduğunu, yeryüzünde tek bir zamanın olmadığını aksine tahmin bile edemeyeceğimiz pek çok zaman anlayışının bulunduğunu anlatmak istemiş. Yazar Modern Batı’nın sahip çıktığı ve kabul ettirdiği zaman kavramının ise kültürel egemenliğin gizli bir yapı taşı olduğunu söylüyor.

Kitabın girişinde başlayan ve hazırlıklı olmayan okuru hırpalayabilecek eleştiriler birinci bölümün son cümlesinde giderek artıyor, hatta Griffiths “Atın kolunuzdaki saati denize,” bile diyor. Saat burada bir simge; kitabın sonunda anlıyoruz ki denize atılması söylenen saatin aslında bir tahakküm zihniyetinin, bizi kendine esir eden yanlış bir zamanı yaşama fikri. Kitaptaki her bölüm tek bir zamanın olmadığını örnekleriyle gösteriyor.

Jay Griffiths, modern insanın yeryüzünün “gerçek” zamanını/zamanlarını hiç anlamadığını veya kavrayamadığını “Modernlik kasılmayı ve kaygıyı bilir, saati değil” diyerek anlatıyor. Yazar bir şeyleri tamir etmenin bile bu hızlı hayat içinde zamana karşı bir tür protesto olduğunu düşünüyor, ayrıca Batı’nın zaman algısı dışındaki ihtimalleri de araştırıyor; insanlığın zamanı nasıl algıladığı ile ilgileniyor ve dünyayı dolaşarak edindiği bilgileri bize aktarıyor. Örneğin Burundi’de zaman sayılmak yerine tarif ediliyor: Gece biriyle karşılaştığınızda yüzünü göremeyeceğiniz kadar karanlık ise bu gecelere sen-kimsin-gecesi diyorlar. Baffin Adası’ndaki Inuit halkı için Uvatiarru kelimesi de hem “geçmişte çok eskiden” hem de “ileride, çok sonra” anlamlarına geliyor. Maoriler’e göre, geçmiş, önlerinde uzanıyor, böylece Maori yazar Witi Ihimaera’nın deyimiyle onlar, “Geleceğe doğru geri yürür, yüzleri geçmişe dönüktür.”

Kitaptaki ilk bölüm saatlerle kuşatılarak tatsız bir hale gelmiş günümüzü ve şimdiki zamanın dünyanın çeşitli yerlerindeki tasvirlerini ele alıyor. “Hız” ile ilgili olan ikinci bölümü, “geçmiş” ile zamanın “karnavalları ve ritimleri” ile ilgili bölümler takip ediyor. “Kadınlar için zaman” ile ilgili olan bir sonraki bölümü, “cinsiyet”, “iktidar” ve “para” ile ilgili bölümler izliyor. “İlerleme” ile ilgili bölümden sonra “gelecek”, “doğa” ve “ölüm” ile ilgili olan bölümler geliyor. Son bölüm ise “vahşi”, özgür bırakılmış, kısıtlanmamış zamanla, böyle bir zamanın olası kavrayışlarıyla ilgili.