UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilen 19 kültürel alan, bir sonraki seyahatiniz için güçlü bir keşif listesi sunuyor.
İçindekiler
Olimpos Dağı, Yunanistan
Yunanistan’ın kuzeyinde yer alan ve 2918 metre yüksekliğiyle ülkenin en yüksek zirvesi olan Olimpos Dağı hem kültürel hem de doğal kriterleri bir arada karşılayarak “karma miras alanı” statüsü kazandı. Antik Yunan mitolojisinde 12 Olimpos Tanrısı’nın ve baş tanrı Zeus’un efsanevi evi (tahtı) kabul edilen dağ; Homeros ve Hesiodos’un eserleri sayesinde antik dünyadan bugüne küresel bir kültürel simge haline gelmiş, oldukça değerli bir alan. Deniz seviyesine yakın bir noktadan aniden yükselmesi nedeniyle benzersiz bir mikroiklime de sahip olan Olimpos Dağı, içerisinde sadece o bölgeye özgü yani endemik türlerin de bulunduğu 1700’den fazla bitki çeşidi barındırıyor. Dağ, buzul çanakları (sirkler), kireçtaşı uçurumları, derin kanyonlar (örneğin Enipeas Boğazı) ve karstik obruklar gibi olağanüstü yer şekilleriyle de biliniyor.

Normandiya Çıkarması Sahilleri, Fransa
Normandiya Çıkarması Sahilleri, Fransa’nın kuzeyindeki Calvados ve Manche departmanlarında yer alan yaklaşık 80 kilometrelik koruma altındaki sahil şeridini kapsar. İkinci Dünya Savaşı’nın ve Avrupa’nın Nazi işgalinden kurtarılmasının dönüm noktası olan bu kıyı şeridi, olağanüstü evrensel değeri nedeniyle “kültürel miras” kategorisinde koruma altına alındı.

6 Haziran 1944 (D-Day) tarihinde Müttefik kuvvetlerin çıkarma yaptığı Utah, Omaha, Gold, Juno ve Sword plajlarının tamamının miras ilan edildiği bölge; Alman Atlantik Duvarı’na ait sığınaklar, top bataryaları, Arromanches’daki yapay Mulberry limanının beton kalıntıları ve askeri teçhizatlar gibi savaşın somut izlerini barındırıyor. Colleville-sur-Mer’deki Amerikan Askeri Mezarlığı başta olmak üzere bölgedeki anıt mezarlar, insanlık tarihinin ortak hafıza mekanları ve kolektif belleğin bir parçası olarak tescillendi.

Jingdezhen Geleneksel Porselen Endüstrisi Alanları, Çin
Çin’in Jiangxi eyaletinde yer alan ve bin yılı aşkın süredir “Dünyanın Porselen Başkenti” olarak anılan Jingdezhen, bu tescille birlikte ülkenin listedeki 61. dünya mirası oldu. Bu alan, dünya mirası listesinde doğrudan porselen temasına ve endüstriyel üretime odaklanan ilk miras alanı olma özelliğini taşıyor.

Koruma altına alınan miras alanı; porselen taşının ve kaolin kilinin çıkarıldığı maden ocaklarından nehir taşımacılığı yapılan tarihi iskelelere, antik fırın (kiln) kalıntılarından atölyelere ve pazar kasabalarına üretimin tüm aşamalarını kapsayan beş ana gruptan oluşuyor. Bunlardan biri olan İmparatorluk Fırınları (Yuyaochang); Tang, Song, Yuan, Ming ve Qing hanedanlıkları boyunca yani 10. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar imparatorluk saraylarına hizmet eden elit fırınlara ev sahipliği yapmış. Yuyaochang Arkeolojik Miras Parkı da bu mimarinin kalbini oluşturuyor. Qinghua bölgesinin alametifarikası olan ve Deniz İpek Yolu üzerinden dünyaya yayılan ünlü mavi-beyaz porselenler ise Çin sanatının ve küresel kültürel etkileşimin en büyük tarihi simgesi kabul ediliyor.

Taşkent Modernist Mimarisi, Özbekistan
Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te yer alan ve 1960’lardan 1990’ların başına kadar inşa edilen 10 ikonik modernist yapı, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne kabul edildi. Bu kararla Özbekistan, Orta Asya ve BDT (Bağımsız Devletler Topluluğu) ülkeleri arasında 20. yüzyıl modernist mimarisiyle UNESCO listesine giren ilk ülke olma unvanını kazandı.

Taşkent, 1966 yılında yaşanan yıkıcı depremin ardından sosyalist bir metropol olarak yeniden planlandı ve inşa edildi. Uluslararası modernist tasarım prensipleri; Orta Asya’nın geleneksel zanaat motifleri, yerel iklimsel koşullar ve yüksek deprem riskine dayanıklı sismik mühendislikle harmanlandı. Koruma altına alınan yapılar, kentin toplumsal hafızasını, kolektif kimliğini ve o dönemin gelecek vizyonunu somutlaştıran yaşayan kamusal alanlar…

Sidi Bou Saïd, Tunus
Sidi Bou Saïd, Tunus Körfezi’ne bakan dik bir uçurumun üzerine kurulu, dünyaca ünlü mavi-beyaz mimarisi, dar sokakları ve begonvilleriyle tanınan tarihi bir Tunus kasabası. Akdeniz kıyısındaki bu büyüleyici yerleşim, asırlardır ressamlara, yazarlara ve filozoflara ilham veren bir sanat vahası olarak kabul ediliyor. Bu özellikleriyle UNESCO listesine girmeye hak kazanan kasaba, adını 12. ve 13. yüzyıllarda burada yaşayan ve bölgede bir inziva merkezi kuran Arap sufi din alimi Ebû Saîd el-Bâcî’den alıyor.

16. ve 17. yüzyıllarda İspanya’dan kaçan Endülüs Müslümanlarının (Moriskolar) bölgeye yerleşmesiyle kasabanın mimarisine ince işçilikli avlular, mermer kemerler ve dekoratif tavan detayları ekleniyor. Kasabanın karakteristik beyaz boyalı duvarları ile çivili ve kemerli mavi pencereleri, 1920’lerde burada yaşayan Fransız müzikolog ve ressam Baron Rodolphe d’Erlanger’in girişimleriyle yasal bir koruma statüsüne kavuşuyor. Baron d’Erlanger tarafından inşa ettirilen görkemli saray, günümüzde Akdeniz ve Arap Müzik Enstitüsü ile enstrüman müzesine ev sahipliği yapıyor.

Amazon Tiyatrosu, Brezilya
Brezilya’nın kuzey bölgesinin (Amazon Havzası) liste tarihindeki ilk kültürel miras alanı, “Amazon Tiyatrosu” (Teatro Amazonas). Böylece Amazon ormanlarının kalbinde yükselen iki tarihi opera binası ve onların ikonik şehir meydanları tek bir ortak dosya altında koruma altına alınmış oldu.

1896 yılında açılan ve yağmur ormanlarının ortasındaki devasa mimarisiyle büyüleyen opera binası; Fransa’dan getirilen ve Brezilya bayrağının renklerini taşıyan 36.000 seramik çiniyle kaplı kubbesi, İtalyan mermerleri ve Glasgow çelik yapılarıyla ünlü. 1878 yılında açılan, neoklasik tarzıyla bölgenin en eski ve en görkemli opera binalarından biri olarak Amazon havzasının giriş kapısı olan liman kenti Belém’in o dönemki gücünü simgeliyor. Tiyatro, 1879-1912 yılları arasında bölgedeki kauçuk ticaretinin yarattığı devasa zenginlik ve ihtişam döneminde (Amazon’un Altın Çağı-Belle Époque) inşa edildi. Binaların tasarımında Avrupa, özellikle de Fransız ve İtalyan mimarisi örnek alınmış olsa da iç dekorasyonda Amazon nehrini, yerel florayı ve yağmur ormanlarını tasvir eden motifler kullanıldı.

Aalto Eserleri, Finlandiya
Finlandiya modernizminin dünyaca ünlü mimari ve tasarım ekolünü oluşturan, hayatı ve sanatı paylaşmış muazzam üçlü Aino, Elissa ve Alvar Aalto tarafından Finlandiya genelinde tasarlanan 13 ikonik yapı ve mimari kompleks, insan odaklı ve doğayla uyumlu modern mimari anlayışlarıyla “Aalto Eserleri” (Aalto Works) adı altında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edildi.

Bu anlamda öne çıkan Aalto eserleri arasında; hastaların iyileşme sürecini hızlandıran ışık ve hava odaklı mimarisiyle Paimio Sanatoryumu; geleneksel malzeme ile modernizmi buluşturan ikonik konut tasarımı Villa Mairea; tuğla ve ahşabın yoğun kullanıldığı Säynätsalo Belediye Binası; beyaz mermer detaylı konser ve kongre merkezi Finlandia Hall ve özgün ışık kullanımıyla dikkat çeken tarihi Üç Haç Kilisesi başı çekiyor.

Manzaralarıyla Serinleten Havuzlar




