Kripto Sanat Dünyasına Hazır mıyız?

Christie’s Müzayede Evi’nin 11 Mart’ta çevrimiçi düzenlediği açık artırmada, Beeple lakaplı Mike Winkelmann’ın dijital eseri “Everydays: The First 5000 Days”in NFT’sinin 69,3 milyon dolara satılmasıyla âdeta dünya çalkalanmaya başladı. Peki nedir bu NFT, kripto sanat? Gerçekten sanat mı, balon mu? Sizin de aklınızda böyle “deli sorular” dolaşıyorsa gelin birlikte irdeleyelim konuyu. Zira tüm dünya neyi NFT’lesek de satsak peşinde…

NFT’nin sanat eseri sayılıp sayılmayacağı bir tartışma konusu ama biriciklik ve sahipliğin belgelenmesinde her sistemden daha güvenli olduğu gün gibi ortada.

Eğer blockchain (blok zincir) ve kripto para dünyası hakkında bilgiliyseniz işiniz nispeten kolay. Hepsini baştan kavramanız gerekiyorsa da gözünüz korkmasın, biraz okuma ve emekle siz de sanal dünyanın kapı gibi gerçekliğine dahil olabilirsiniz.

Hikâyeyi en baştan basitçe özetleyelim… Kripto para dünyasında birbirinden farklı özelliklere sahip çeşit çeşit token türü mevcut. NFT dediğimiz Non-Fungible Token, “değiştirilemez token” anlamına geliyor. Evet, sonuçta NFT de bir çeşit kriptografik token türü. Onun bu kadar özel olmasını sağlayan ise üretilen her NFT’nin tek olması, bir başka örneğinin bulunmaması, dolayısıyla takasının yapılamaması. Oysa Bitcoin veya Ethereum token’ları değiştirilebilir, yani belirli bir hizmet veya ürün karşılığında, kendi ağı içindeki benzerleriyle takas edilebilir birimler. NFT platformları sayesinde internet ortamında yer alan dijital eserler, blok zincir teknolojisiyle “tokenize” ediliyor, yani işaretleniyor, tek bir kişi tarafından “sahip” olunduğu doğrulanıyor. İşi parlatan da bu özellik çünkü kripto paraların belli bir arz miktarı var ve o paradan ne kadar olduğu belli ancak NFT tek, biricik! Eh, dijital bir alışverişten söz ediyorsak elbette değişim birimi olarak kripto paradan başkası düşünülemez.

Burada bir es verip blok zincir teknolojisini de özetleyelim. Blok zincir aslında bir çeşit veri tutma şekli. Geleneksel sistemlerde “bir şeyin birine ait olduğunu” noterler, bankalar, merkez bankaları, tapu daireleri gibi merkezi kurumlar onaylıyor biliyorsunuz. Blok zincirse bu yetkiyi merkezden alıyor ve dağıtıyor. Doğrulama gerektiren tüm işlemler bu teknolojinin getirisi olan akıllı kontratlar sayesinde 500 milyon bilgisayara dağıtılıyor. Merkezi sistemlere göre daha sağlam, hızlı, güvenilir, ucuz olan bu yöntem geleceğin teknolojisi olarak görülüyor. Bu sistemin zamanla aracıları ve tüm finansal organizasyonları ortadan kaldıracağı öngörülüyor. İşin en heyecan verici kısmı da açık kaynak kodlu bir yazılım indirerek herkesin işlemleri ayrıntısıyla görebilmesi.

Blok zincirin NFT olayında yaptığı; tek olan eserin ya da şeyin nerede, hangi bilgisayarda olduğunun doğrulamasını sağlaması. Yani sahibinden başka kimse “Beeple’ın 69,3 milyon dolara satılan eserinin orijinali aslında bende” diyemeyecek çünkü milyonlarca bilgisayar yapılan işlemin tanığı, noteri. Bu konuyla birlikte ortaya çıkan başka bir gerçeklik de blok zincirinin bu eserlerin tek olduğunu, orijinalliğini şüpheye yer bırakmadan belgelemesi. Yıllarca sergilendikten sonra sahte olduğu ortaya çıkan pek çok sanat eseri olduğunu da biliyoruz. Yani, evet NFT’nin sanat eseri sayılıp sayılmayacağı bir tartışma konusu ama biriciklik ve sahipliğin belgelenmesinde her sistemden daha güvenli olduğu gün gibi ortada.

Koleksiyon değeri olan, tek olan bu dijital ürünü almaya gönüllü insanlar olduğu sürece her şey NFT olarak satılabilir. Bir koleksiyon değeri taşıdığı için NFT’ler milyonlarca dolarlık edere ulaşıyor. Mesela Twitter‘ın kurucu ortağı Jack Dorsey‘in 2006’da yazdığı, Twitter’ın ilk tweet’i 2,9 milyon dolara satıldı. Üstelik bir Türk, Bridge Oracle CEO’su Sina Estavi tarafından…

Twitter’ın kurucu ortağı Jack Dorsey’in kripto sanat eserine dönüşen ilk tweet’i

Her NFT’nin sanat eseri olmadığını da belirtelim; NFT‘ler her türlü dijital dosyayı temsil edebiliyor. Koleksiyon değeri olan, tek olan bu dijital ürünü almaya gönüllü insanlar olduğu sürece her şey NFT olarak satılabilir. Bir koleksiyon değeri taşıdığı için NFT’ler milyonlarca dolarlık edere ulaşıyor. Mesela Twitter‘ın kurucu ortağı Jack Dorsey‘in 2006’da yazdığı, Twitter’ın ilk tweet’i 2,9 milyon dolara satıldı. Üstelik bir Türk, Bridge Oracle CEO’su Sina Estavi tarafından…

Bir Şeyleri Nasıl “Tokenize” Ederiz, Nasıl NFT Alırız?

Öncelikle bir dijital cüzdana ihtiyaç var. En iyi bilinen NFT pazar yerlerinden bazıları OpenSea, Mintable, Nifty Gateway, Yellowheart ve Rarible. Bunlardan birinde oturum açtığınızda sistem sizi yönlendirecek; ürününüzü-eserinizi dakikalar içinde NFT’ye dönüştürebileceksiniz. Aynı platformdan satışa sunulan NFT’lerden satın almak için de yine dijital cüzdan ve tabii Ether ya da World Asset eXchange (WAX) gibi bir miktar kripto para gerekiyor. Pazar yerlerinden aldığınız NFT koleksiyon parçaları, kişinin blok zincirde var olan cüzdanına ekleniyor.

NFT’nin Kısa ama Dudak Uçuklatan Tarihi

Belirttiğimiz gibi NFT token’ların özelliği sadece bir tane olması, değerinin sebebi bu. Arzı yalnızca bir olan şey, birçok kişi tarafından talep ediliyorsa elbette fiyatı yükseliyor. Söz konusu dijital sanat olunca değer bambaşka boyutlara varabiliyor. Maceranın başına gelelim… Haziran 2017’de CryptoPunks, Ethereum üzerinde ilk NFT projesini gerçekleştirdi. Ağustos 2017’deyse ikinci proje, MoonCatRescue ortaya çıktı. 2017’nin sonlarında, Ethereum’da dijital bir ticaret oyunu olan CryptoKitties’in sanal kedileri satışa çıktı. Birilerinin bunu satın alması da önceki projeler gibi delilik olarak algılansa da viral oldu ve 12,5 milyon dolarlık yatırım aldı. CryptoKitties sınırlı üretim dijital kedilerini satıyor ve besleme hizmeti de veriyor.

2018 yılında, bir NFT pazarı ve borsası olan RareBits, 6 milyon dolarlık yatırım topladı.

LeBron James’in 2019’da yaptığı bir smaç 200 bin dolara alıcı buldu.

2019’da Nike, CryptoKicks ile NFT spor ayakkabı “üreten” ilk marka oldu.

Nike NFT ile ayakkabı üreten ilk marka oldu.

CryptoKitties, Hello Dapper, Flow Blockchain projeleriyle bilinen Dapper Labs ise NBA Top Shot ile deneyimini konuşturdu ve 28 Şubat 2021 itibariyle 230 milyon doları geçen satış yaptı. NBA Top Shot, NBA yıldızları tarafından yapılan sayı ve hareketleri, en güzel kesitleriyle üç farklı kamera açısıyla NFT olarak sunuyor. Token, sayıyı kimin-asisti kimin yaptığı, ne zaman gerçekleştiği gibi birçok bilgi de içeriyor. LeBron James’in 2019’da yaptığı bir smaç, 200.000 dolara alıcı buldu desek!..

Popüler dünyanın NFT’lere ilgisi her alanda dikkat çekici. Lindsay Lohan’ın kendi fotoğrafını 17 bin dolara satması, Fenerbahçeli Mesut Özil’in, Genies Wearable ile yaptığı işbirliğiyle 1886 dolara dijital ayakkabı, 2 bin 525 dolara forma satması ve bir animasyon klibini satışa çıkarması örneklerden sadece birkaçı.

Popüler dünyanın NFT’lere ilgisi her alanda dikkat çekici. Lindsay Lohan’ın kendi fotoğrafını 17 bin dolara satması, Fenerbahçeli Mesut Özil’in, Genies Wearable ile yaptığı işbirliğiyle 1886 dolara dijital ayakkabı, 2 bin 525 dolara forma satması ve bir animasyon klibini satışa çıkarması örneklerden sadece birkaçı. En çok alınıp satılan NFT markaları arasında NBA Top Shot, CryptoPunks ve Street Fighter sayılıyor. Street Fighter‘da koleksiyoncular, oyunda yer alan Ken, Ryu, Chun-Li, Dhalsim, Zangief gibi karakterleri satın alabiliyor. 

Sonuçta analitik platformu CryptoArt.io’nun verilerine göre; NFT tabanlı sanat eseri satışları Kasım 2020’de 2,6 milyon dolar seviyesindeyken Aralık 2020’de büyük bir sıçrama yaparak 8,2 milyon dolara ulaştı. Mart ayının çok daha yüksek çıkacağını tahmin etmek hiç de güç değil. Bu yılın sonunda piyasa hacminin 1,3 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Peki Nasıl Sanata Dönüştü?

Nyan Cat’in 580 bin dolara satılan orijinal GIF’i

Şubat ve mart ayları NFT sanat piyasası açısından doğrusu pek bereketliydi. Müzisyen Grimes, 10 parçadan oluşan dijital koleksiyonunu 5,8 milyon dolara sattı. Ondan kısa bir süre önce 10 yıldır internette yüz milyonlarca kez paylaşılan, uzay boşluğunda arkasında gökkuşağı bırakarak ilerleyen Nyan Cat’in orijinal GIF’i, 580 bin dolara satıldı.

Ardından o büyük satış gerçekleşti. Beeple lakaplı Mike Winkelmann‘ın 2007 yılında, her gün bir dijital eser üreterek oluşturmaya başladığı serisi “Everydays: The First 5000 Days” adıyla NFT’ye dönüştürüldü ve tüm eserler tek bir jpeg dosyasında birleştirildi.

Beeple’ın 5000 parçadan oluşan kripto sanat eserinin bir parçası

Genel görüntü karmaşık ama jpeg büyütüldüğünde her eser tek tek incelenebiliyor. Bu büyük kolajın 69,3 milyon dolara satılmasından önce –o kadar ses getirmese de– Christie’s, ressam Robert Alice’in “Block 21” adlı tablosunun (fiziksel) NFT’sinin satışını da gerçekleştirmişti. 

Kings of Leon’un albümü NFT ile sunulan ilk albüm oldu.

Kings of Leon‘un 5 Mart’ta yayınlanan yeni albümü “When You See Yourself” de NFT olarak sunulan ilk albüm oldu. Albüm üç ayrı NFT olarak piyasaya çıktı. Bu paketlerde ömür boyu konserlerde ön sırada oturma hakkı ve hiçbir yerde yayınlanmamış görsel ve işitsel ekleri alma hakları da mevcut.

Şunu da belirtmekte yarar var; NFT‘yi satın alan kişi eserin telif hakkını satın almıyor. Her ne kadar orijinali elinde tutsa da o esere erişebilecek tek kişi olmuyor. Eserin kopyaları internette yine bolca bulunabilir, başkaları da çıktısını alıp duvarına asabilir. Buradaki fark; internetten indirilen görsellerin blok zincir doğrulaması olmaması.

Türk Sanatçıların NFT Gündemi

Tarık Tolunay’ın “Fractal Istanbul” adlı NFT eseri

Türk karikatürist Tarık Tolunay’ın “Fractal İstanbul” adlı eserinin 36 bin dolara satılması geçen haftaların en popüler haber konularından biriydi. Tarık Tolunay, son yıllarda İstanbul’un çılgınca ayrıntılarla bezeli şahane haritalarını çizmeye odaklanmıştı ve kendini “kentçizer” olarak adlandırıyordu. Tolunay elbette işlerini NFT için yapmamıştı ancak format olarak eserlerinin kripto sanata uygun olması, onu eserlerini tokenize etmeye yönlendirdi. 

Murat Pak, kripto eserleriyle bir milyon ABD dolarını geçen ilk ismimiz oldu.

Bir diğer NFT meşhurumuz ise Murat Pak. Aslında kendisi NFT camiasında sadece “Pak” olarak anılmayı tercih ediyor, biz de öyle devam edeceğiz. Pak, biraz gizemli bir karakter ancak bu işte en deneyimli Türk olduğunu söyleyebiliriz. Ödüllü, dünya çapında bilinirliği olan üç boyutlu hareketli grafik tasarımcısı Pak, CryptoArt.io’ın Aralık 2020’de yaptığı duyuruya göre, blok zincir tabanlı sanat eserlerini toplamda 1 milyon dolardan fazlaya satan ilk isim oldu. Pak’ın çeşitli platformlardaki 268 sanat eseri, toplamda 1.079.382 ABD doları karşılığında satıldı (Aralık 2020). Bu da kripto sanat alanında bir dönüm noktası olarak değerlendirildi. Pak’ın yakın zamanda Sotheby’s Müzayede Evi’nde gerçekleşecek müzayedesi de büyük ihtimalle ciddi yankı uyandıracak. Sotheby’s ,“Dijital sanatla yepyeni bir dünyaya giriyoruz ve uzun yıllardır bu alanda aktif olan bir sanatçıyla çalışmanın önemli olduğunu hissediyoruz. İşbirliğinin tüm ayrıntılarını henüz açıklayamasak da kripto paranın demokratik ruhuna sadık kalmak istiyoruz” diyerek tarihini açıklamadığı müzayedeyi duyurdu. 

Dijital sanatların öncülerinden Refik Anadol’un da kripto topluluğunda yer almaması düşünülemezdi kuşkusuz. Çalışmalarını Nifty Gateway’de listeleyen Anadol’un tüm eserleri kısa sürede satıldı. Twitter hesabından “Kripto sanat topluluğunda olmak çok heyecan verici!” diyen Anadol, kısa süre içinde NFT tabanlı yeni eserleriyle platformda yer alacağını duyurdu. Büyük ölçüde yapay zeka teknolojisinden yararlanan Anadol, dünya çapındaki önemli sergilerde yer aldı ve sayısız ödüle hak kazandı. Nifty Gateway de “Refik Anadol’un çalışmalarını sunmaktan onur duyuyoruz. Bu platformumuz için büyük bir an” diyerek bu işbirliğine verdiği önemi dile getirdi. 

Balon Patlar mı?

NFT kavramını satıştan sadece beş ay önce duyduğunu vurgulayan Beeple, açık artırmadan bir gün önce “Şu anda bir balonun içinde olabileceğimizi düşünüyorum” demişti. Elbette bu balon patlayabilir ancak NFT’nin yeni bir çağın habercisi olduğu da bir gerçek. NFT dünyasında olanlar öncelikle kripto para birimlerinin ve blok zincirin vazgeçilmez bir şekilde hayatımızda yer aldığını bize gösterdi. Bugüne kadar bu konuyu araştırmayı, öğrenmeyi göz ardı eden insanlar bu kavramları bugün didik didik ediyor. Ayrıca, zaman içinde etkisi azalsa da dijital sanatçılar için çok değerli bir platform keşfedilmiş oldu ki bu da önemli bir kazanç. 

Elbette zaman içinde taşlar yerine oturacak, sanat piyasalarında uzman kişilerin de bu dünyanın dinamiklerini öğrenip kendi katkılarını koyması ve müzayede evleriyle işbirliklerinin artmasıyla piyasa biraz daha şekillenecek ancak gerçek şu ki kripto sanat artık dünyamızın bir parçası.