Osmanlı minyatürlerinden Japon doğa resimlerine eşsiz sanat eserlerini, duvar kâğıtlarına, kumaşlara ve dekoratif objelere nakşeden İksel Decorative Arts, evleri nasıl benzersiz hale getirdiklerini anlatıyor.

İçine girdiğinizde sizi sarmalayan mekânlar vardır, içinde kaybolmak isteyeceğiniz, âdeta bir hikâye anlatan odalar… Bagatelle bahçelerinde ufak bir gezinti, Japon dağlarının esintisi ya da Osmanlı saray çadırında bir gece: Eğer bir oda İksel’le dekore edildiyse bu hikâyeleri duymanız kaçınılmaz. 1988’de Mehmet ve Dimonah İksel tarafından kurulan İksel Decorative Arts duvarları yıkmanızı, onları sanat ve tarihle harmanlanmış tasarımlarla yeniden inşa etmenizi sağlıyor.

Paris’te, 17. yüzyıla ait, eski bir kütüphaneden devşirme, yüksek tavanlı ve Versay parkeleriyle döşeli bir evde, Seine Nehri’ne bakan pencerenin önünde Mehmet İksel’le dekoratif desenlerin dünyasını, zanaat ile teknolojinin, sanat ile üretimin buluşmasını, İksel’in geçmişini, şimdisini ve geleceğini konuşuyoruz.

Mehmet İksel’in hayatı güzel sanatlarla çevrili. Küçükken babasının koleksiyonlarıyla başlayan bu merak, öğrenmeye duyduğu istekle bir tutkuya dönüşüyor. Hikâyelerini sıkılmadan dinlediği parçalara sahip antikacılar, kitap kokusunun ve sayfaların arasında zaman geçirdiği Fransız kütüphaneleri, yaşadığı farklı şehirler sanatla iç içe büyüyen ve merak eden bu adamı âdeta besliyor.

iksel decorative arts 123852516 2720354954848359 640329134409721930 n

Hindistan Yolculuğu ve Fırça Kılıyla Yapılan Resimler

Kariyerine tiyatrocu olarak başlayan Mehmet İksel’in klasik eserler sergilemek istemesi ve devlet tiyatrolarıyla yollarının çakışmaması, onu rota değişikliğine sürüklüyor. Hindistan’a birkaç yıllığına resim aramaya giden Mehmet İksel, orada eşiyle tanışıyor ve fırça darbeleriyle süslü gerçek serüven işte o anda başlıyor. Tanıştıklarında Mehmet İksel Paris’te, Dimonah İksel ise New York’ta yaşıyor. Nisan ayında tanışan ve beraber Hindistan’a yerleşen çift, hazirantemmuz aylarında ise atölyelerini kuruyor ve bu resim atölyesi İksel’in çekirdeğini oluşturuyor. Resimlerden duvar kâğıtlarına, kumaşlardan dekoratif objelere antika eserler bu ikilinin vizyonuyla yeni dünyaya uyarlanıyor. Parçalar önce tamir ediliyor, ardından oluşturulan kompozisyonlarla masalsı panolar ortaya çıkıyor. Birçok detaya sahip olan bu işin arkasında virtüöz bir ekip var. Hindistan’daki yaklaşık 20 ressamdan oluşan atölye, tam 35 yıldır İksel’in bir parçası. 350 yıldır babadan oğula ressam olan bu kişiler fırçanın tek kılıyla bile resim yapabiliyor ve her üslubu taklit edebiliyor. 35 yıllık bu ilişki, yaratıcılığın tuvale yansımasını kolaylaştırıyor.