Michelin yıldızlı mutfaklardan Anthony Bourdain’ın kara mizahına, gastronomi üzerine grafik romanlar, süper kahramanlardan uzak, hayatın tadına ve sofraların hikâyelerine odaklanabileceğiniz bir ziyafet vadediyor.

*Yazıya geçmeden önce önemli bir ayrıntının altını çizerek başlayalım. İngilizce’de süper kahramanlı, vurdulu, kırdılı, genel olarak bir seri halinde devam eden çizgi romanlara karşılık olarak “comics” tabiri kullanılırken, derinlikli hikayeler anlatan, karakterin değişimi ve dönüşümünü gösteren, size bir kahraman sunmayan, hayatın kesitlerini yorumlayan çizgi romanlara “graphic novel” deniyor. Ki artık Türkçe’de de bu ayrım oturdu. “Graphic Novel” ibaresine karşılık olarak “grafik roman” kullanımı dile yerleşti. Bu yazıda tanıtacağım bütün eserler grafik roman kategorisine giriyor.

Öncelikle asıl sevdam olan şaraba ilişkin grafik romanlarla başlayalım.

Şarap 101 – Fransa Şarapları / Desen Yayınları

Kitap, şarap alanında uzmanlaşmış bir iletişim ajansında sanat yönetmeni olarak işe başlayan Lucien’in hikâyesini konu alıyor. Lucien yemeyi çok sevse ve şarap içmekten hoşlansa da şarap hakkında pek bir şey bilmiyor. Bunu hem biz hem de kitaptaki akıl hocaları, satış müdürü Jean ve metin yazar-editör Charlotte daha kitabın başında içtiği bir şarapla ilgili yaptığı değerlendirme sonrasında anlıyoruz. Bu aşamadan sonra Lucien’i şarap hakkında eğitmeyi kendine görev belleyen ikili, bayağı uğraş veriyor. Şarap alanında uzmanlaşmış bir iletişim ajansından daha azı beklenmez ya!

grafik roman Sarap 101 edited
Şarap Ve Gastronomi Üzerine Grafik Romanlar

Şarap 101’in en çok hoşuma giden tarafı akılda kalıcı, herkese hitap eden örneklemeler ve betimlemeler kullanarak şarabı anlatması. Mesela henüz kitabın başlarında “Şarap nedir?” sorusuna bir film setinden ilham alınarak cevap veriliyor. Şarabı yapan yönetmene, rekolte senaryoya, teruar dekora ve üzüm çeşidi başrol oyuncusuna benzetiliyor. Öyle hoşuma gitti ki… Şarap gibi “öğrenmesi zorlu” görünen bir alanı böylesine başarılı şekilde kavramsallaştırmak ve tabiri caizse herkesin anlayacağı dilden konuşarak izah etmek önemli.

Tabii Lucien’in eğitimi yalnızca teorik aşamada kalmıyor. Onu bağlara, şaraphanelere ve şarap fuarlarına götürüyorlar ki şarabın yapıldığı toprakların havasını solusun, solumakla da kalmasın bolca tadım yapsın. Şarabı yapanlarla konuşsun ki insanların bu işe nasıl da aşkla, tutkuyla sarıldığını anlasın. Kısacası, Lucien şarabın ne olduğunu öğrenirken nice badireler atlatıyor ve biz de onun seyircisi oluyoruz.

gastronomi uzerine grafik romanlar sarap 101 02