Yemek kültürü araştırmacısı Nilhan Aras, tarihçi Prof. Dr. Burak Onaran ve Karaköy Güllüoğlu Genel Müdürü Murat Güllü, Türkiye’yi il il dolaşarak unutulmaya yüz tutan tarifleri, üretim tekniklerini ve baklavaya eşlik eden toplumsal hafızayı Türkiye Baklava Atlası’nda kayıt altına alıyor.

Baklava, yüzyıllardır Anadolu’nun ve Osmanlı coğrafyasının en güçlü gastronomi miraslarından biri olarak kuşaktan kuşağa aktarılıyor. Ancak bu zengin miras, ilk kez böylesine kapsamlı ve disiplinlerarası bir araştırmanın konusu oluyor. Yemek Kültürü Saha Araştırmacısı ve Yazarı Nilhan Aras, MSGSÜ Sosyoloji Bölümü Prof. Dr. Tarihçi Burak Onaran ve Karaköy Güllüoğlu Genel Müdürü ve markanın altıncı kuşak temsilcisi Murat Güllü, Baklava Atlası için uzun soluklu bir yolculuğa çıkıyor.

Aras, Onaran ve Güllü, önümüzdeki birkaç yıl boyunca Türkiye’nin dört bir yanını dolaşarak baklavanın izini sürecek. Ustalarla yapılacak görüşmelerden arşiv çalışmalarına, yerel reçetelerden unutulmaya yüz tutmuş tekniklere kadar uzanan bu kapsamlı araştırma, baklavayı yalnızca bir tatlı olarak değil; tarih, kültür, zanaat ve toplumsal belleğin önemli bir parçası olarak ele alıyor. Türkiye’nin farklı bölgelerindeki baklava geleneklerini kayıt altına alacak Baklava Atlası, tamamlandığında hem gastronomi dünyası hem de kültürel miras araştırmaları için benzersiz bir başvuru kaynağına sahip olacağız. Projenin henüz en başındayken, üç isme bu fikrin nasıl ortaya çıktığını, araştırmanın ilk aylarında karşılaştıkları sürprizleri ve önlerinde uzanan keşif rotasını konuştuk.

Nilhan Aras – Yemek Kültürü Saha Araştırmacısı ve Yazarı

Türkiye’nin Baklava Atlası

Türkiye Baklava Atlası fikri ilk ortaya çıktığında sizi bu projeye dahil olmaya ikna eden şey neydi?

Her şeyden önce şunu söyleyebilirim ki, Anadolu’da saha yapmayı çok seviyorum. Üstelik konu tek bir ürün olacaksa bu, detay, hatta detayın derinleşmesi demektir ki, tadından yenmez. Dahası, aynı projede ülkenin tamamı çalışılacaktı; düşünmesi dahi benim için müthiş heyecan verici. Proje ekibinin yetkinliğini de işin içine katınca nasıl ikna olmayacaktım.

Saha araştırmaları sırasında karşılaştığınız kişilerin anlattığı hikâyelerden sizi en çok etkileyen hangisiydi?

Aslında pek çok var, ama Hakkari’den bir anlatı ilginçliği ile -bana göre- hepsinden ayrı duruyor: Bir görüşmecimiz köylerinde bayram zamanı baklavayı babasının yaptığını anlatmıştı. Baba askerliğini Kars’ta yapmış. Mutfakta çalışmış, ustasından baklava yapmayı öğrenmiş. Askerlik sonrası köye dönünce, yakın zamana dek her bayram ya da ne zaman gerekiyorsa isteyene baklavayı o yapmış. Sonra şimdiki işine girmiş, baklava yapmayı bırakmış. Tabii, yöredeki baklava kültürünün tarihçesi de buna bağlı bir hikaye olarak ayrıca akıyor.