Legacy Tour’un İstanbul durağında bir araya geldiğimiz Raymond Weil CEO’su Elie Bernheim ile markanın yarım asırlık yolculuğunu, aile şirketi olmanın sağladığı özgürlüğü, müziğin marka DNA’sındaki yerini ve yeni A.R.T. koleksiyonunu konuştuk.

Saatçilik dünyasında yarım asırlık bir yolculuk, yalnızca geçen zamanı değil; kuşaklar boyunca korunan değerleri, değişen tasarım anlayışını ve geleceğe aktarılan bir aile mirasını da anlatıyor. Raymond Weil, kuruluşunun 50. yıldönümünü kutlamak üzere hayata geçirdiği Legacy Tour ile bu yolculuğun farklı dönemlerine ışık tutuyor.

Cenevre’den başlayarak dünyanın farklı şehirlerine uzanan uluslararası etkinlik serisi, markanın tarihine yön veren 50 ikonik saati bir araya getiriyor. Legacy Tour’un İstanbul durağında saat tutkunları, koleksiyonerler ve basın mensupları, Raymond Weil’in yarım asırlık tasarım mirasını yansıtan modelleri Boğaz’ın kıyısında keşfetme fırsatı buldu. Türkiye’de Saat&Saat distribütörlüğünde saatseverlerle buluşan markanın İstanbul’daki kutlamasına, üçüncü kuşak temsilcisi ve CEO’su Elie Bernheim de katıldı.

Markanın kurucusu Raymond Weil’in torunu olan Bernheim, 2014’ten bu yana şirketin yönetimini üstleniyor. Büyükbabasından miras kalan bağımsızlık anlayışını ve sanatla kurulan güçlü bağı yaşatırken, bir yandan da markayı değişen saatçilik dünyasının beklentilerine hazırlıyor. Elie Bernheim ile Raymond Weil’in 50 yıllık mirasını, aile şirketi olmanın ayrıcalıklarını, müzik tutkusunu, koleksiyonerlerin değişen zevklerini ve markanın gelecek vizyonunu konuştuk.

Elie Bernheim
Elie Bernheim Ile Raymond Weil’in Yarım Asırlık Mirası Üzerine

Bu yıl Raymond Weil’in 50. yıldönümünü kutluyorsunuz. Geriye dönüp baktığınızda, büyükbabanızın temellerini attığı markada neler değişti, neler sabit kaldı sizce?

Aslında neredeyse her şey aynı diyebilirim. Biz hâlâ sektörde bir aile tarafından yönetilen markalardan biriyiz. Ben üçüncü jenerasyonum. Büyükbabamın markaya kattığı değerleri bugün ben de yaşatmaya devam ediyorum. Bütün önemli kararların ve gelişmelerin odağına insanı aldığımız bir marka kimliğimiz var. 50 yıl sonra da bunlar hâlâ aynı şekilde devam ediyor ve böyle olmasından çok büyük gurur duyuyorum.

Saatçilik sektöründe pek fazla aile şirketi yok biliyorsunuz. Biz onlardan biriyiz ve başarıyla yolumuza devam ediyoruz. Bu çok özel bir şey. Benim yegâne hedefim, bir sonraki jenerasyonun, çocuklarımın ve yeğenlerimin de aynı hedefle, aynı misyonla markaya emek harcamaları.