Saatolog.com.tr

Saatolog.com.tr Logo

Evgeny Grinko: Müzik Bir Hikâye Anlatmalı

6 Ağustos 2025
Evgeny Grinko: Müzik Bir Hikâye Anlatmalı Saatolog Özel Röportaj Evgeny Grinko: Müzik Bir Hikâye Anlatmalı
Kadıköy’ün kedileri, Moda’nın günbatımları ve hakkı verilen bir piyano… Yeni albümünü İstanbul’da kaydeden Evgeny Grinko’yla çok özel bir röportaj...

Duyguların en yalın hâlini notalara dökebilen müzisyenlerden biri Evgeny Grinko. Sessizliği müziğe, yalnızlığı melodiye dönüştüren Grinko, yıllar önce “Valse” ile Türkiye’nin kalbini fethetti. O günden bu yana Türkiye’de onlarca şehirde konserler verdi, sokaklarını, insanlarını, kedilerini tanıdı. Şimdi yeni albümü Winter Moonlight ile dinleyicilerini bambaşka bir hikâyeye davet ediyor. Evgeny Grinko bizim için müzikal yolculuğunu, iç dünyasını, İstanbul’daki favori semtlerini ve kaybettiği kedisi Mr. Squirrel’a duyduğu özlemi samimiyetle anlattı.

Evgeny Grinko
Evgeny Grinko

Yeni albümün “Winter Moonlight”ı yayınladın. Gerçekten etkileyici bir çalışma. Bu albüm nasıl ortaya çıktı? Üretim sürecinde seni neler besledi?

Çocukluğumdan kalan, zihnimde yer eden en küçük bir ayrıntı bile müzik yaparken bana ilham verebiliyor. Bu anılar, bir şarkının ya da bir albümün çıkış noktası olabiliyor. Müzik elbette kendi başına da konuşabilir ama bence bir enstrümantal albüm yalnızca seslerden ibaret olmamalı. Bir hikâyesi olmalı, bir şey anlatmalı. Albümlerimdeki şarkı isimleri, hem benim hem de dinleyicilerin o hikâyenin içine daha derinlemesine girmesine yardımcı oluyor.

“Winter Moonlight”ı nerede kaydettin?

Farklı ülkelerde kayıt yapmayı seviyorum ama bu albüm özelinde öyle olmadı. “Winter Moonlight”ı 2023 yılında İstanbul’daki ev stüdyomda kaydettim (gülüyor).

Piyanistsin ama müziğe gitarla başladın. Gitarda neden devam etmedin?

Aslında sadece gitar değil, davul da çalıyordum. Ama bir noktada farklı tınıların peşine düştüm. Bu yeni sesleri keşfetmek için piyanoyu seçtim. Piyano, romantik duyguları insanlara sunmak için bence çok güçlü bir enstrüman.

Evgeny Grinko: Müzik Bir Hikâye Anlatmalı
Evgeny Grinko

“Orange Marmalade” parçasının ismi Alice Harikalar Diyarı’na ve Rusya’daki metal marmelat şişelerine bir gönderme. “Tiny Mouse Tales” albümün ise ormanda gördüğün minik bir fareden ilham almış. Peki, Türkiye’de seni etkileyen, müzikal anlamda ilham veren bir şey oldu mu?

Hayvanları çok seven biriyim. Türkiye’ye geldikten sonra sokaklardaki kedi ve köpeklere daha da ilgi duymaya başladım. Özellikle kediler her köşe başında karşıma çıkıyor. Bu durum beni hem şaşırtıyor hem de gülümsetiyor. Türkiye’de kaldığım süre boyunca baktığım kedilerden biri, kalın ve kabarık kuyruğuyla adeta bir sincabı andırıyordu. Bu yüzden ona “Mr. Squirrel” adını verdim. Ne yazık ki onu kaybettim. Onu anmak için son albümümde ona özel bir parça yaptım; adı da elbette “Mr. Squirrel”.

Türkçen nasıl? Öğrendiğin ilk kelimeler nelerdi?

Maalesef Türkçem hâlâ iyi değil, bu konuda kendime kızıyorum. Bildiğim bazı kelimeler var ama daha fazla geliştirmem gerekiyor. İlk öğrendiğim kelimeler “merhaba” ve “teşekkürler”di. Bir de “mercimek çorbası”. Çünkü mercimek çorbasını çok seviyorum (gülüyor).

Türkiye’de en çok etkilendiğin müzisyenler kimler?

“Etkilendim” demem doğru olmaz belki ama Barış Manço’nun 70’li yıllardaki kayıtlarını çok seviyorum. O dönemin psychedelic sound’u gerçekten harika. Barış Manço’nun o yıllardaki albümlerinde tarif edilemez bir ruh var. Ne kadar dinlersem dinleyeyim sıkılmıyorum. Zamanın ötesinde işler yapmış.

Evgeny Grinko: Müzik Bir Hikâye Anlatmalı
Evgeny Grinko

Popülerliğin giderek artıyor. Sen ise içine kapanık bir insansın. İnsanların ilgisi seni nasıl etkiliyor?

İlgi görmek çok güzel bir duygu. Giderek daha fazla insanın müziğimi dinlediğini görmek beni mutlu ediyor. Hepsine teşekkür ediyorum. Ama evet, daha kendi halinde biriyim. Kalabalıklarda, insanların bana ilgi gösterdiği ortamlarda çok rahat hissetmiyorum. Bu insanlarla ilgili değil, tamamen benim mizacımdan kaynaklanıyor. Yanlış anlaşılmak istemem. Bana yakınlık gösteren insanlara saygım sonsuz. Ne zaman biri fotoğraf çektirmek isterse, asla “Hayır” demem.

Evgeny Grinko: Müzik Bir Hikâye Anlatmalı
Evgeny Grinko

Daha önce bir röportajda “İstanbul’da duygularımla örtüşen yerleri bulmak kolay olmadı ama sonunda buldum” demiştin…

Altı, yedi yıl öncesine göre İstanbul’da daha çok zaman geçiriyorum. Duygularımla örtüşen yerleri keşfetmek zaman aldı ama evet nihayet buldum. Kadıköy ve özellikle Moda’yı çok seviyorum. Orada gün batımını, gün doğumunu, denizi izlemek çok keyifli. Moda’nın atmosferi, eski binaları, köklü ağaçları, sessiz sokakları bana huzur veriyor. Türkiye’nin pek çok şehrinde konser verdim, bazılarını kısa, bazılarını uzun gezme fırsatım oldu. “Favorim şu şehir” diyemem ama her şehrin kendine özgü bir çekiciliği olduğunu düşünüyorum.

Geçtiğimiz haftalarda 40 yaşına girdin. Yaş almak senin için nasıl bir his? Halen 20’lerindeki Evgeny misin?

Artık daha çabuk yorulduğumu söyleyebilirim ama zihinsel olarak hâlâ 25 yaşındaki gibiyim. Yaş, şu an benim için sadece rakamlardan ibaret. Uzun aralar vermem ya da yavaşlamam için daha zamanım var gibi hissediyorum. Kendimi hâlâ dinç hissediyorum.

Mehmet Turgut: “Dünya Yıkılsa Gülümseyip Geçerim”

Ertuğ Uçar: “İstanbul’un Enerjisi Kaostan Geliyor”

Kerem Görsev: “Müziğe Sığınıyorum”