Daha Hızlı, Daha Yüksek, Daha Güçlü, Daha Tartışmalı?

Bir sene rötarlı 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları bu hafta başlıyor. Üstelik bolca soru işareti ve bilinmeze rağmen…

Olimpiyat oyunları şüphesiz ki tüm spor evreninin en büyük sahnesi. Dört yılda bir düzenlenen ve 2020 edisyonunda tam 33 spordan, 11 binin üzerinde sporcuyu buluşturacak yaz olimpiyat oyunlarına günler kala, tartışmalar ve hayal kırıklıkları gündemi heyecandan çok meşgul ediyor.

Evet, öncelikle Tokyo 2020’nin planlandığı orijinal tarihin üzerinden bir yıl geçti. Dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisinin götürülerinden bir tanesi de büyük uluslararası spor organizasyonlarının düzenlenemeyişiydi. Geçtiğimiz haftalarda sona eren Euro 2020 de Tokyo’daki olimpiyat oyunları ile aynı kaderi paylaşmıştı. Bu durum nedeniyle kendini 2020’de zirve yapmaya hazırlayan birçok sporcunun planları sekteye uğradı, sponsorlar zarar etti, organizasyonlar devasa bir baskının altında kaldı. Tabii siz havanın biraz buruk olduğuna bakmayın; birçok eksiğe, seyircisizliğe, soru işaretlerine rağmen önümüzdeki 2,5 hafta boyunca gözlerimiz ve kulaklarımız Tokyo’da olacak.

Yaklaşık bir senedir Tokyo Olimpiyat Oyunları’nın seyircili mi yoksa seyircisiz mi düzenleneceği üzerine konuşmalar yapılıyordu. Sadece ev sahibi ülkeden seyircilerin tribünleri belli miktarda doldurduğu ve yurtdışından izleyicinin kabul edilmediği bir denkleme kendimizi hazırlamıştık. Hatta birçok sporcu da bu durumu, “Hiç yoktan iyidir” şeklinde değerlendiriyordu. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı ve Tokyo 2020’ye günler kala oyunların çoğu branşta boş tribünler önünde düzenleneceği bilgisi geldi. Japonya’nın son dönemde sayısı artan yeni vakalar nedeniyle aldığı karar, başbakan Yoshihide Suga tarafından şu sözlerle açıklandı: 

“Bu şartlarda ve ekstra önlemler altında oyunları düzenlemek alışıldık bir şey olmayacak. Ancak Tokyo aracılığıyla göstermeye çalışıyoruz ki, insanlık sıkı çalışarak ve zekice hareket ederek her zorluğun üstesinden gelebilir.”

Tokyo dışında düzenlenen bazı müsabakalar hâlâ yüzde 50 civarı seyirciye ev sahipliği yapabilecekken, en çok ilgi gören sporlar sadece yayınlar aracılığıyla takip edilebilecek. Atletizm, yüzme, jimnastik, voleybol, basketbol gibi tribünleri doldurmasına kesin gözle bakılan branşlar için durum son derece üzüntü verici. Bu nedenle organizasyon da geride kalan 1,5 senede görmeye alıştığımız teknolojik atmosfer hamlelerinden yapıp boş tribünleri bir nebze renklendirmenin yollarını arıyor. Örneğin, bazı dijital yayıncılar sporculara uzaktan alkış gönderebilme özelliğini devreye sokacak. Sayısı çok olmayan ayrıcalıklı seyirciler, video görüntüleriyle tribünlerde kendilerine yer bulabilecekler. Geçmiş olimpiyat oyunlarından alınan ses efektleri ise televizyon yayınlarını daha heyecanlı kılmak için düşünülen ekstralardan bir tanesi. Seyircisiz olimpiyatın 800 milyon doların üzerinde olması planlanan bilet gelirini sıfırlaması da finansal olarak zaten ciddi bir yükün altına giren Japonya için ayrıca kaygı verici.

Japonya’nın meşhur gazetelerinden Asahi Shimbun’un anketine göre, halkın yüzde 83’ü pandemi döneminde olimpiyata ev sahipliği yapılmasına sıcak bakmıyor.

Üstelik kaygı unsurları sadece saydıklarımla sınırlı değil. Ülkenin meşhur gazetelerinden Asahi Shimbun tarafından yapılan ankete göre Japonya halkının yüzde 83’ü Tokyo’nun pandemi sırasında olimpiyat ev sahipliği yapmasına sıcak bakmıyor. Salgın sürecinin iyi yönetilmediğini düşünen Japonların bir bölümü kendilerini olimpiyat karşıtı gösteriler için sokaklara attı bile. Söylemler, ülke halkı Covid-19 kaynaklı sıkıntıları tam atlatmamışken binlerce uluslararası sporcuyu ağırlamanın akıl kârı olmadığı noktasında birleşmekte. Tepkilerin odağında ise daha fazla maddi kayıp yaşamamak için oyunlara yeşil ışık yakan Uluslararası Olimpiyat Komitesi ve onlara karşı halkın beklediği duruşu sergileyemeyen Tokyo 2020 Organizasyon Komitesi var.

Seyircisiz, tepki alan ve hem izleyiciler hem de katılımcılar için beklentilerin uzağında geçmeye namzet Tokyo 2020’nin açılış töreni 23 Temmuz 2021 Cuma günü yapılacak. İkinci Dünya Savaşı’ndan beri tarihi ilk kez değişen, ABD’nin boykot ettiği meşhur 1980 Moskova’dan beri başlamadan bu denli tartışma yaratan ilk olimpiyatın neye benzeyeceği merak konusu. Bekleyip göreceğiz…