Jonathan Anderson’ın Artificial için hazırladığı kostümlerden Armani’nin Richard Gere’e giydirdiği takımlara… Dünyaca ünlü moda tasarımcılarının film kostümlerine bıraktığı izlerin peşine düşüyoruz.
Bir filmi bazen şarkılarıyla, bazen kullanılan mekanlarla, bazen de tek bir kıyafetle hatırlıyoruz. Catherine Deneuve’ün beyaz yakalı siyah elbisesiyle, Richard Gere’in yatağın üzerine yaydığı gömleklerle mesela… Öyle ki kıyafetlerin filmin dışında da bir hayatı oluyor. Bazı film karelerinin tasarımcıların ilham panosuna girdiğine her sezon bir kez daha şahitlik ediyoruz zaten. Sonuçta bu kıyafetler ya da stiller bizim dolabımıza kadar ulaşıyor. Yine de American Psycho’dan esinlendiğinizi çok da ortalıkta söylemeyin bence.
Nicolas Ghesquière, Emma Stone’un Oscar kazandığı Poor Things’deki kostümleri o kadar sevmişti ki, Emma’nın kabarık kollu elbiselerini hayal ederek ona yeni kıyafetler bile hazırlamıştı kırmızı halı ve basın turu için. Jonathan Anderson da Luca Guadagnino’yla yıllara yayılan bir işbirliği içinde. Yazının çıkış noktalarından biri de o. Yakın zamanda izleyeceğimiz Artifical’da Anderson’ın hazırladığı çok sade kıyafetleri göreceğiz, podyumdaki hayallerden çok uzakta. Bu durumda, mesela filmi konu edinen Sam Altman olunca akla gelen soru şu: Giyimine önem vermiyormuş gibi görünen birini giydirmek ne kadar çalışma gerektirir? Sinema ve moda ilişkisi neyse ki bu sorunun yanıtını veriyor bize.

İçindekiler
Silikon Vadisi’nin Dolabında Jonathan Anderson
Yapay — Artificial
Yıl: 2026
Vizyon tarihi: 29 Ocak 2027
Jonathan Anderson, Challengers ve Queer’in ardından Luca Guadagnino’yla bu kez teknoloji dünyasında. Andrew Garfield’ın Sam Altman’ı canlandırdığı Artificial, Altman’ın 2023’te OpenAI’daki görevinden alınmasıyla başlayan krizi konu alıyor. Kostümleri hazırlayan Anderson’ın önünde, kırmızı halıda görmeye alıştığımızdan farklı bir güç gardırobu var: tişörtler, kazaklar, spor ayakkabılar. Giyinmeye pek vakit ayırmıyormuş gibi görünmenin de bir itibarı olduğu bu çevrede, kıyafet seçmek başlı başına bir mevzu. Challengers sayesinde tasarımcının gündelik bir giysiyle ne yapabildiğini biliyoruz; Artificial’da merak ettiğimiz de bu. Her gün benzer kıyafetlerle karşımıza çıkan, fotoğraflarından tanıdığımız insanları giydirirken hangi ayrıntılara takılacak?

Bir Pop Yıldızını Kim Yaratır?
Mother Mary — Mother Mary
Yıl: 2026, IMDb: 5,4
Nerede izlenebilir? TV+
Anne Hathaway’in canlandırdığı pop yıldızı Mary, sahneye dönmeye hazırlanırken arası bozuk olduğu eski tasarımcısı Sam’in kapısını çalıyor. Michaela Coel’in oynadığı Sam’den istediği şey yeni bir performans kıyafeti; fakat prova odasına girince eski meseleleri dışarıda bırakmak pek mümkün olmuyor. David Lowery’nin filmi, sahnede gördüğümüz kişinin oluşmasında başkalarının ne kadar payı olduğunu kurcalıyor. Bir yıldızın görünüşünü yıllarca tasarlamış biri, onun hayatında nerede durur? Filmin kostüm tasarımcısı Bina Daigeler ama Iris van Herpen hikayenin merkezindeki kırmızı elbiseyi hazırlıyor. Komik olan, bu kadar önemli bir kıyafetin Hathaway tarafından filmde hiç giyilmemesi. Van Herpen’in bedeni çevreleyen, bazen bir canlıyı bazen anatomik bir yapıyı düşündüren tasarımları burada doğru yerde. Elbiseye bakarken onu üretmek için harcanan zamanı ve emeği de düşünüyorsunuz.

Profesörün Ceketi De Otoritesinin Bir Parçası
Avın Ardından — After the Hunt
Yıl: 2025, IMDb: 5,7
Nerede izlenebilir? Amazon Prime Video
Julia Roberts’ın oynadığı Yale profesörü Alma’nın kıyafetlerine bakınca insanın aklına önce iyi bir maaş, alışkanlıklara bağlılık ve kolay kolay sarsılmayacak bir özgüven gelebilir. Bir öğrencinin cinsel saldırı iddiasıyla bu düzen bozulduğunda, kıyafetlerdeki değişimi de gözlemlemeye başlıyoruz. Düzgün bir ceket ve iyi bir triko, insanın kendisini toparlamasına yardım edebilir. Çevresindekilerin onun hakkındaki düşünceleri de etkileyebilir. Kostümler, halen Celine ve Jil Sander’de triko tasarımı alanında da çalışan Giulia Piersanti’nin. Guadagnino’nun A Bigger Splash, Call Me by Your Name ve Bones and All filmlerindeki çalışma arkadaşı olan Piersanti, burada Amerikan kampüs giyiminin ayrıntılarıyla ilgileniyor.

Karar Ver Artık Kimi Daha Çok Sevdiğine
Rekabet — Challengers
Yıl: 2024, IMDb: 7,0
Nerede izlenebilir? MUBI, TV+, HBO Max
Challengers’ın ardından akılda kalan kıyafetlerden en önemlisi üzerinde “I Told Ya” yazan gri bir tişörttü. Jonathan Anderson, ilk sinema kostüm tasarımı işinde üç tenisçinin arasındaki çekimi, rekabeti ve değişen konumlarını naylon spor kıyafetleriyle takip ediyor. Art’ın sponsorlu kıyafetleriyle Patrick’in gelişigüzel giyinmiş hali arasındaki farkı görmek için tenisten anlamak gerekmiyor.

Tashi’nin giyimi ise sporcu olduğu dönemle başkalarının kariyerini yönettiği dönem arasında değişiyor. Anderson’ın kullandığı Chanel babet ve Cartier Love bilezik muhteşem bir gözlemleme sürecinin meyvesi ama onun dışında Uniqlo gibi daha sokak giyimine yakın markaları da kullanarak insanların gerçekten giyinebileceği bir dolap kuruyor.

Napoli’de Saint Laurent Giymek
Su Perisi Parthenope — Parthenope
Yıl: 2024, IMDb: 6,5
Nerede izlenebilir? TV+, TOD ve HBO Max
Paolo Sorrentino’nun Parthenope’sinde, Celeste Dalla Porta’yı izlerken insanın Napoli’de bir yaz geçiresi geliyor. Genç Parthenope’nin mayoları ve yazlık elbiseleri de bu istekte pay sahibi. Sorrentino, güzelliği yüzünden girdiği her ortamda dikkat çeken bir kadını anlatıyor; onu giydirirken fazla süse ihtiyaç duyulmaması da anlaşılır bir tercih. Filmin kostümlerinde Carlo Poggioli’nin imzası var; Anthony Vaccarello ise Saint Laurent adına kostümlerin sanat yönetmenliğini üstleniyor. Yapım ortakları arasında da bulunan modaevinin atölyelerinde Poggioli’nin tasarımları hazırlanmış. Parthenope, markanın artık bir filmin hem gardırobunda hem jeneriğinin yapımcılar bölümünde yer aldığı dönemin örneklerinden.

Prensesin Elbisesi Hazır, Kendisi Değil
Spencer — Spencer
Yıl: 2021, IMDb: 6,5
Pablo Larraín’in Diana’sı için giyinmek; hangi saatte, hangi sofrada, kimin karşısında bulunacağını düşündüğünden yorucu bir görev. Kristen Stewart’ın canlandırdığı prensesi izlerken gardırobun zenginliğine hayran kalmakla, bütün bunlardan kurtulmasını istemek arasında gidip geliyoruz. Jacqueline Durran’ın kostümleri, saraydaki düzenin bir kadına ne kadar yakından müdahale ettiğini hissettiriyor.

Chanel’in filme katkısının en çarpıcı örneği, Karl Lagerfeld’in 1988 ilkbahar haute couture koleksiyonundan bir elbisenin yeniden üretilmesi. Yapımı 1.034 saat sürmüş; bunun 700 saati nakışa ayrılmış. Burada 2021’de sıfırdan tasarlanmış bir Chanel elbisesinden söz etmiyoruz: Durran’ın seçtiği tarihi bir tasarım, film için atölyede yeniden hazırlanıyor. Stewart’la Chanel’in yolları daha önce de film setlerinde kesişmişti. Olivier Assayas’nın Sils Maria’sında, modaevi kıyafet ve aksesuar sağlamanın yanında filmin finansmanına da katkıda bulunmuştu. Aynı yönetmenin Personal Shopper filminde ise Stewart bu kez ünlü bir kadın için alışveriş yapan Maureen rolündeydi. Kendi hayatında jean ve kazaklarla dolaşan Maureen’in, patronu için seçtiği Chanel’leri gizlice üzerine geçirdiği sahneler filmin akılda kalan anları arasında.

Billie Holiday İçin Prada Arşivine Dönmek
Amerika, Billie Holiday’e Karşı — The United States vs. Billie Holiday
Yıl: 2021, IMDb: 6,3
Andra Day’in Billie Holiday’i canlandırdığı Lee Daniels filminde sahne kıyafetlerinin ağırlığı var. Holiday, bütün baskılara rağmen seyircisinin karşısına çıkıyor; saçındaki çiçek ya da eldivenleri de o hazırlığın parçası. Kostüm tasarımcısı Paolo Nieddu, Prada’yla çalışarak Day için dokuz özel look hazırlatıyor. Ekip hem Holiday’in fotoğraflarına hem Prada arşivine bakıyor; satenler, kristal işlemeler, tüyler ve püsküller bu karşılaştırmadan çıkıyor. Nieddu 1940’lar ve 1950’lere ait bir gardırobu kurarken çok daha yakın tarihli defilelerden ilham aldıklarından bahsediyor. Miuccia Prada’nın geçmişten aldığı bir fikir, yıllar sonra yeniden o geçmişi anlatan bir filmin içine işlenmiş durumda.

Tatil Bavulunu Raf Simons Hazırlayınca
Sen Benimsin — A Bigger Splash
Yıl: 2015, IMDb: 6,4
Nerede izlenebilir? Apple TV
Tilda Swinton’ın canlandırdığı rock yıldızı Marianne Lane, sesini dinlendirmek için Pantelleria’ya çekilmiş. Fakat eski sevgilisinin gelişiyle tatil pek dinlendirici geçmiyor. Marianne’in kıyafetleriyse insanı hemen bir yaz bavulu hazırlamaya ikna edebilir: Bol gömlek elbiseler, güneşten korunmak için büyük bir şapka, gündüzden akşama rahatça taşınan parçalar. Üzerinde sahne kıyafeti olmasa da Marianne’in hayatı boyunca dikkat çekmeye alışmış biri olduğunu anlıyoruz. Giulia Piersanti, Swinton’ın gardırobu için o dönemde Dior’un başındaki Raf Simons’la çalışıyor; özel hazırlanan parçalarla koleksiyonlardan seçilenler bir arada. Simons’ın Dior’da sevdiği temiz çizgiler ve hacimle kurduğu ölçülü ilişki Swinton’ın üzerinde.

Gatsby’nin Partisine Davetli Olsaydık
Muhteşem Gatsby — The Great Gatsby
Yıl: 2013, IMDb: 7,2
Nerede izlenebilir? Apple TV
Muhteşem Gatsby’de sade giyinip köşede durmak pek mümkün değil. Ama Baz Luhrmann’ın yapımında özellikle her şey daha da teatral. Partilerde her şey hareketli; elbiselerin üzerindeki boncuklar, kristaller ve püsküller de müziğe eşlik ediyor. Catherine Martin’in kostüm dünyası, 1920’leri bugünün seyircisine o yılların insanlarının hissetmiş olabileceği kadar yeni ve heyecan verici göstermeye çalışıyor. Miuccia Prada, Prada ve Miu Miu arşivlerinden hareketle 40 civarında look üzerinde çalışmış film için; katkısı parti elbiselerinin yanı sıra Daisy’nin bazı önemli kostümlerini de kapsıyor. Erkek gardırobunda Brooks Brothers da var; marka kalabalık sahneler için de çok sayıda takım sağlıyor.

Milano’da İyi Giyinmenin Kuralları
Benim Adım Aşk — I Am Love / Io sono l’amore
Yıl: 2009, IMDb: 7,0
Tilda Swinton’ın Emma Recchi’si varlıklı bir Milano ailesinin içinde kendisinden beklenen hayatı sürdürüyor. Sofralar ve evin düzeni kadar kıyafetler de bu aidiyetin parçası. Emma’nın paltolarında, elbiselerinde ve renk seçimlerinde aşırılığa yer yok. Her şey minimal. Yine de soğuk ya da yavan diyemeyiz; iyi bir kumaşın ve doğru oranın insanı ne kadar etkileyebileceğini gösteriyor. Zenginliği uzaktan tanıyabilenlerin dünyasındayız.

Swinton’ın gardırobuna katkıda bulunan Raf Simons, o sırada Jil Sander’ın kreatif direktörü. Filmin bütün kostüm düzenini ise bu çalışmayla Oscar’a aday gösterilen Antonella Cannarozzi kuruyor. Simons’ın Jil Sander yıllarına dönmek isteyen biri için I Am Love, defile fotoğraflarının yanına konabilecek güzel bir kaynak. Bu listede en çok Luca Guadagnino’dan bahsettiğimizin de altını çizelim. Filmleri görsel şölen.

Tom Ford’un En Zor Sabahı
Tek Başına Bir Adam — A Single Man
Yıl: 2009, IMDb: 7,5
Colin Firth’ün canlandırdığı George Falconer, sevgilisinin ölümünden sonra bir günü daha geçirmeye hazırlanıyor. Yıkanıyor, tıraş oluyor, giyiniyor. Dışarıdan bakıldığında her şey yerli yerinde. Tom Ford’un ilk uzun metrajı, tasarımcının iyi bildiği bakımlı görünüşün üzerine kurulu. Filmi “kostümleri de Tom Ford yaptı” diye anmak, Arianne Phillips’in emeğini atlamak olur. Kostüm tasarımcısı Phillips; Ford ise George’un takımlarının Tom Ford markasının İtalya’daki üretim tesisinde hazırlanmasını sağlamış. Tasarımcı, yönetmen olarak çalışırken bir başka tasarımcının kurduğu gardıroba kendi üretim imkanlarını açıyor. Julianne Moore’un göz makyajından George’un gözlüklerine kadar filmin özenli görünümünü sevmek kolay; asıl etkisi, o özenin karakterleri ne kadar yalnız gösterebildiğinde.

Geleceğin Üniforması Biraz Fazla Dar
Beşinci Element — The Fifth Element
Yıl: 1997, IMDb: 7,6
Nerede izlenebilir? TOD
Bilimkurgu geleceği sık sık gri, metalik ve ciddi gösterir. Jean Paul Gaultier’nin Luc Besson için hayal ettiği dünya ise hayli renkli, cüretkâr ve komik. Milla Jovovich’in beyaz bantlardan oluşan kıyafeti filmin en tanınan look’u olabilir; ama Chris Tucker’ın Ruby Rhod’u, hostesler ve arka plandaki karakterler de aynı iştahla giydirilmiş. Bu gelecekte kıyafet seçmenin hâlâ bir eğlencesi var. Gaultier film için binin üzerinde kostüm hazırlamış. İç çamaşırını görünür kılma, üniformaları cinselleştirme ve kadınla erkek gardıropları arasında rahatça dolaşma alışkanlıkları, bu kalabalık evrende kendisine bolca yer buluyor. Gaultier, birkaç saniyeliğine görünen birinin bile ne giyeceğiyle ilgilenmiş.

Richard Gere Hazırlanırken
Amerikan Jigolo — American Gigolo
Yıl: 1980, IMDb: 6,3
Richard Gere’in kıyafetlerini yatağın üzerine yayarak kombin yaptığı sahne, erkeklerin giyinmesini seyretmenin de sinemada başlı başına bir haz olabileceğini gösteriyor. Julian Kaye’in işi, görünüşüne gösterdiği özeni açıklıyor elbette. Fakat Paul Schrader’ın kamerası o özeni yalnızca mesleki bir hazırlık olarak bırakmıyor; Gere’in seçimlerini, kendisine bakışını ve başkalarının bakışını ne kadar iyi bildiğini izliyoruz. Giorgio Armani’nin yumuşak terziliği burada belirleyici. Film, Armani’nin Hollywood’daki tanınırlığını büyüten önemli işlerden biri olurken erkek giyimi için de kalıcı bir referansa dönüştü.

Deneuve’ün Kusursuz Görünüşüne Fazla Güvenmeyin
Gündüz Güzeli — Belle de Jour
Yıl: 1967, IMDb: 7,6
Catherine Deneuve’ün Séverine’i ilk bakışta kendi çevresinin bütün giyim kurallarını biliyor. Saçları düzgün, paltosu yeni, yakası temiz. Luis Buñuel’in filmi ilerledikçe bu görünüşle kadının arzuları arasındaki mesafe açılıyor. Yves Saint Laurent’ın hazırladığı kıyafetler Séverine hakkında hemen her şeyi anladığımızı düşündürüyor. Beyaz yakalı ve manşetli siyah elbise, trençkotlar ve Roger Vivier’nin tokalı ayakkabıları, filmin moda hafızasında kalan parçaları. Saint Laurent, Deneuve’ün gardırobunu tasarlarken burjuva giyiminin tanıdık ayrıntılarını çok dikkatli kullanıyor. Bugün bunları yalnızca “Fransız şıklığı” başlığı altında görmek kolay.

Kahvaltıya Gece Elbisesiyle Gitmek
Tiffany’de Kahvaltı — Breakfast at Tiffany’s
Yıl: 1961, IMDb: 7,5
Audrey Hepburn’ün sabahın erken saatlerinde Tiffany vitrinine baktığı görüntüyü o kadar çok gördük ki, sahnenin küçük tuhaflığını unutabiliyoruz: Holly Golightly gece kıyafetleriyle kahvaltı ediyor. Uzun siyah elbise, eldivenler ve mücevherlerin yanında kese kağıdında kahvaltısı var. Holly, sahip olmak istediği hayatı giyerek prova ediyor. Hubert de Givenchy’yle Hepburn’ün ortaklığı bu görüntünün merkezinde.

Filmden geriye yalnızca siyah elbiseyi almak da biraz haksızlık. Hepburn ve Givenchy’nin hikayesi sinema ve moda dünyasının en sevdiği aşk hikayesi. İlişkileri Hepburn’ün Sabrina filmi için kıyafet seçmek üzere 1953’te Givenchy’nin Paris’teki atölyesine gitmesiyle başlamıştı. Ardından Funny Face, Charade ve How to Steal a Million gibi filmlerle bu ortaklık devam etti. Hepburn’ün oynadığı kadınlar değişiyor, Givenchy onun gardırobunda kalıyordu. Hepburn, özel hayatında da Givenchy giymeyi sürdürdü.
Şıklık, Güç, Takıntı: Moda Dünyasını Anlatan Filmler





