Kafka’nın yarım kalan cümlesi, Camus’nün kaza yerinden çıkan el yazmaları, Nabokov’un yakılmasını istediği taslaklar… Edebiyat tarihinin en büyük yazarlarının tamamlayamadığı romanlar, ardında en az hikâyeleri kadar ilgi çekici sırlar bıraktı.

Edebiyat Tarihinin Yarım Kalan Romanları
Edebiyat Tarihinin Yarım Kalan Romanları

Şato (Das Schloss)

Yazar: Franz Kafka

Tarih: 1922 (Yazılış) / 1926 (Ölümünden sonra yayınlandı)

Franz Kafka’nın bürokrasinin karanlık, soğuk ve absürt koridorlarında şekillendirdiği bu ikonik eser, tamamlanamamış edebiyatın belki de en sembolik örneği. Kitap, Kadastrocu K.’nın tekinsiz bir köye varışı ve girmek için çabaladığı ama bir türlü ulaşamadığı şatonun etrafındaki çaresizliğini anlatır. Roman, Kafka’nın dostu Max Brod’a ifade ettiği gibi, yazarın kelimenin tam anlamıyla bir cümlenin ortasında durmasıyla son bulur. Kafka’nın ölmeden önce yakılmasını vasiyet ettiği, ancak Brod’un bu vasiyete karşı çıkarak edebiyat dünyasına kazandırdığı metin, bitmemişliğin yarattığı o tekinsiz boşluğu ve varoluşsal çaresizliği okura en yoğun hissettiren başyapıtlardan biri.

Sato Das Schloss
Edebiyat Tarihinin Yarım Kalan Romanları

Son Patron (The Last Tycoon)

Yazar: F. Scott Fitzgerald

Tarih: 1940 (Yazılış) / 1941 (Ölümünden sonra yayınlandı)

1920’ler Amerika’sının ve Şatafatlı Caz Çağı’nın en parlak kalemi F. Scott Fitzgerald, Hollywood’un ışıltılı ancak bir o kadar da kokuşmuş perde arkasını anlatacağı bu iddialı romanı üzerinde çalışırken geçirdiği ani bir kalp krizi sonucu hayata gözlerini yumdu. Film yapımcısı Monroe Stahr’ın hırslı yükselişini ve trajik düşüşünü odağına alan eser; Fitzgerald’ın arkasında bıraktığı detaylı çalışma notları, karakter şemaları ve kurgu taslakları bir araya getirilerek yayımlandı. Tamamlanmış olsaydı yazarın Muhteşem Gatsby ile ulaştığı edebi zirveyi bile geride bırakacağı düşünülen bu metin, sinema ve edebiyat dünyasının en büyük “acaba”ları arasında durmaya devam ediyor.

Edebiyat Tarihinin Yarım Kalan Romanları
Edebiyat Tarihinin Yarım Kalan Romanları

İlk Adam (Le Premier Homme)

Yazar: Albert Camus

Tarih: 1960 (Yazılış) / 1994 (Ölümünden sonra yayınlandı)

Albert Camus, 1960 yılının soğuk bir ocak gününde geçirdiği o trajik trafik kazasında hayatını kaybettiğinde, enkazın arasından çıkarılan çamurlu çantasından edebiyat dünyasının en mahrem metinlerinden biri fırladı. Cezayir’in fakir mahallelerinde geçen çocukluğunu, babasız büyümenin getirdiği o derin yoksunluğu ve iğneyle kuyu kazar gibi işlediği otobiyografik büyüme hikâyesini barındıran İlk Adam, yazarın tam da en olgun dönemine adım attığı anın kesilip atılmış bir vesikasıydı. Üzerindeki kenar notları, ham düzeltmeler ve yazarın çalışma anındaki tereddütleriyle müdahalesiz biçimde basılan bu özel metin; Camus’nün o mesafeli felsefi derinliğine son derece insani, sıcak ve yalın bir boyut kazandırıyor.

İlk Adam Le Premier Homme
Edebiyat Tarihinin Yarım Kalan Romanları

Laura’nın Aslı (The Original of Laura)

Yazar: Vladimir Nabokov

Tarih: 1975–1977 (Yazılış dönemi) / 2009 (Ölümünden sonra yayınlandı)

Aksak ritimli kurguların ve dil cambazlığının üstadı Vladimir Nabokov, 1977’deki ölümünden hemen önce eşi Véra’ya net bir talimat vermişti: Dizin kartlarına kurşun kalemle kurguladığı bu son romanın taslaklarını derhal yakması. Ancak Véra ve oğlu Dmitri, bir yazarın son nefesini üflediği kâğıtları ateşe atma konusunda büyük bir tereddüt yaşadı. Tam 30 yılı aşkın süre bir İsviçre bankasının çelik kasasında saklanan ve nihayetinde edebiyat dünyasına sunulan eser, yazarın yaratım sürecindeki mahremiyeti ile okurun dinmek bilmeyen merakı arasındaki o son derece ince ve tartışmalı çizgide duran deneysel bir anıt niteliğinde.

Lauranin Orijinali The Original Of Laura
Edebiyat Tarihinin Yarım Kalan Romanları

Niteliksiz Adam (Der Mann ohne Eigenschaften)

Yazar: Robert Musil

Tarih: 1930–1942 (Yazılış dönemi) / 1943 (Ölümünden sonra yayımlandı)

20. yüzyılın en geniş kapsamlı, en amansız Avusturya toplum eleştirilerinden biri kabul edilen bu anıtsal eser, Robert Musil’in hayatının son 20 yılını adadığı ama bir türlü nihayete erdiremediği devasa bir entelektüel projeydi. Musil, 1942 yılında Cenevre’de sürgündeyken, çalışma masasının başında geçirdiği ani bir krizle hayata veda ettiğinde; geride binlerce sayfayı ve yüzlerce taslak varyasyonunu bulan devasa bir külliyat bıraktı. Yayımlanan ham bölümler ve alternatif son taslakları, metnin kendi felsefi ağırlığı altında bitimsiz bir yapıya büründüğünü ve aslında doğası gereği asla tamamlanamayacak bir modern zaman masalı olduğunu gösteriyor.

Niteliksiz Adam Der Mann Ohne Eigenschaften
Edebiyat Tarihinin Yarım Kalan Romanları

Bouvard ile Pécuchet (Bouvard et Pécuchet)

Yazar: Gustave Flaubert

Tarih: 1872–1880 (Yazılış dönemi) / 1881 (Ölümünden sonra yayımlandı)

Fransız edebiyatının titizlik abidesi Gustave Flaubert, insanlığın yüzeysel bilgeliğini ve entelektüel kibrini hicvettiği bu komik ama bir o kadar da trajik eserini tamamlayamadan çalışma masasında son nefesini verdi. İki kâtibin dünyayı anlama çabası üzerinden insan hatasının sınırlarını zorlayan roman, Flaubert’in ardında bıraktığı detaylı bölüm planları ve ansiklopedik Notlar sayesinde okurla buluşabildi. Eser, Flaubert’in o meşhur kusursuz üslubunun yarıda kalmış son neşter darbelerini barındırır.

Bouvard İle Pecuchet Bouvard Et Pecuchet
Edebiyat Tarihinin Yarım Kalan Romanları

Dünyanın En Pahalı Kitapları

21. Yüzyılın En İyi 100 Kitabı

Edebiyat Dünyasından Sinemaya En Başarılı Uyarlamalar