Burberry’nin ikonik ekoselerinden Pasotti’nin heykelsi saplarına, İngiliz zanaatkârlığından İtalyan tasarımına uzanan birbirinden şık şemsiyeleri keşfediyoruz.
Yağmurlu bir günde şemsiye açmak çoğu zaman basit bir ihtiyaç. Ancak bazı tasarımlar için aynı şeyi söylemek zor. El işçiliğiyle şekillendirilmiş ahşap saplar, özenle seçilmiş kumaşlar, hayvan figürleri ve nesiller boyu aktarılan üretim teknikleri, sıradan bir şemsiyeyi koleksiyonluk bir aksesuara dönüştürebiliyor. Londra’nın köklü şemsiye atölyelerinden İtalya’nın gösterişli tasarımlarına uzanan bu dünya, yağmurdan korunmanın da kendine özgü bir zarafeti olduğunu hatırlatıyor. İşte şemsiyeyi bir stil ifadesine dönüştüren tasarımlar.
İçindekiler
Pasotti – Hayvan Figürlü Şemsiyeler
İtalyan şemsiye üreticisi Pasotti’nin tasarımları, bir aksesuar ile sanat objesi arasındaki çizgide dolaşıyor. 1956’da Ernesta Pasotti tarafından kurulan marka, özellikle hayvan figürlü gösterişli saplarıyla tanınıyor. Panterlerden kuş figürlerine uzanan koleksiyonlarda metal işçiliği, renkli kumaşlar ve kristal süslemeler bir araya geliyor. İtalya’da el işçiliğiyle üretilen bu şemsiyeler, özellikle dikkat çekici aksesuarları sevenler için tasarlanmış gibi.


Brigg – Özel Ahşap Saplı Şemsiyeler
İngiliz zanaatkârlığının en seçkin temsilcilerinden Brigg, köklü geçmişiyle şemsiye üretimini ayrı bir ustalık alanına dönüştürüyor. Bugün Swaine çatısı altında faaliyet gösteren markanın Exotic Umbrellas koleksiyonu, klasik İngiliz stilinin en ayrıcalıklı örnekleri arasında. Abanoz ve snakewood gibi özel ahşaplardan şekillendirilen saplar, geleneksel şemsiye formuna neredeyse bir baston zarafeti kazandırıyor. Doğal malzemelerin kendine özgü desenleri sayesinde her tasarım farklı bir karakter taşıyor. Brigg’in bu koleksiyonu, şemsiyeyi gündelik bir ihtiyaçtan çok, yıllarca saklanacak bir zanaat objesi olarak konumlandırıyor.


Francesco Maglia – El Yapımı Şemsiyeler
Milano’da 1854’ten bu yana faaliyet gösteren Francesco Maglia, altı kuşaktır devam eden aile geleneğini şemsiyelere taşıyor. Markanın Solid Stick koleksiyonunda cilalı kestane, ceviz ve farklı özel ahşaplar öne çıkarken deri kaplı saplar tasarımlara ayrıcalıklı bir karakter kazandırıyor. Her bir şemsiyenin Milano’daki atölyede 150’yi aşkın el işçiliği aşamasından geçmesi, bu geleneksel üretim anlayışının en dikkat çekici yönlerinden. Özellikle renkli çizgili kumaşlarla doğal ahşapların bir araya geldiği modeller, İtalyan stilinin kendine özgü zarafetini yansıtıyor.


Burberry – Ekose Desenli Şemsiyeler
Yağmurlu Londra sokaklarıyla özdeşleşen Burberry’nin şemsiyeleri, moda evinin en tanınan tasarım kodlarından biri olan ekose desenini taşıyor. Check Folding Umbrella modellerinde markanın karakteristik desenleri bambu saplarla tamamlanırken metal detaylarda Equestrian Knight Design amblemi kullanılıyor. Özellikle bej tonlarındaki klasik ekose tasarımlar, bir trençkotla birlikte düşünüldüğünde Burberry’nin köklü İngiliz stilini yansıtıyor. Katlanabilir yapılarıysa bu şemsiyeleri günlük kullanım için de pratik kılıyor.


Fox Umbrellas – Klasik İngiliz Şemsiyesi
İngiliz şemsiye geleneğinin köklü isimlerinden Fox Umbrellas, abartıdan uzak ama karakter sahibi tasarımlarıyla öne çıkıyor. Beymen’de yer alan GT1 modeli de markanın bu zamansız çizgisini yansıtıyor: açık kahverengi tonları, kıvrımlı sapı ve klasik formuyla dikkat çeken şemsiye, günlük bir ihtiyacı stil sahibi bir aksesuara dönüştürüyor. Yaklaşık 91 santimetrelik uzunluğu, 104,5 santimetreye ulaşan çapı ve su geçirmez, UV işleminden geçirilmiş polyester kumaşıyla işlevselliği de ihmal etmiyor. Sade görünümüne rağmen taşıdığı İngiliz zarafeti, onu bu seçkinin en rafine parçalarından biri haline getiriyor.


Mario Talarico – İtalyan Zanaatkârlığı
Napoli’nin tarihi şemsiye atölyelerinden Mario Talarico, 1860’a uzanan üretim geleneğiyle İtalyan erkek giyiminin zanaatkârlık anlayışını tamamlıyor. Ahşap saplar, klasik kumaşlar ve geleneksel biçimler, markanın karakterini belirleyen başlıca unsurlar. Özellikle uzun şemsiyeleri, iyi dikilmiş bir takım elbise ya da kaşmir paltoyla birlikte kullanıldığında Napoli terziliğinin zarif estetiğini hatırlatıyor. Mario Talarico’nun tasarımlarında gösterişten çok, detaylara gösterilen özen ön planda.


Vakko – Monogram Desenli Şemsiyeler
Türkiye’nin köklü moda evlerinden Vakko, şemsiye tasarımlarında da markanın karakteristik desenlerini öne çıkarıyor. 1934’te Vitali Hakko’nun kurduğu Şen Şapka ile başlayan moda yolculuğunu bugün geniş bir aksesuar koleksiyonuyla sürdüren markanın monogram desenli şemsiyeleri, klasik çizgileriyle dikkat çekiyor. Kahverengi ve bej tonlarının bir araya geldiği Monogram Kahve modeli, markanın tanıdık desenini yağmurlu günlere taşıyor. Vakko’nun zamansız estetiğini yansıtan tasarım, sade bir trençkot ya da yün paltoyla tamamlanabilecek şık bir aksesuar.


Bir İngiliz İkonunun Anatomisi





