Gıda adaletinin, yerel tohumların, temiz gıdaya ulaşımın öneminin her geçen gün biraz daha arttığı günümüzde Çağla Öztek ve Çiçek Öztek kardeşlerle tohumdan sofraya şehir bahçıvanlığının önemini ve yeni kitapları Bahçede Hayatlar’ı konuştuk…

Bahçede Hayatlar, hayatları gerçekten bahçede geçen iki kız kardeşin elinden çıkmış bir kitap. Şehir hayatı, iş güç derken bir ara uzağına düşmüş olsalar da aslında bahçe onların hayatlarının hep merkezinde olmuş. Çağla, uzun yıllardır tanıdığım, gazeteci arkadaşım. Küçücük balkonumda Çağla’nın elleriyle yetiştirdiği domates fidelerini büyütürken, sulamadan gübrelemeye bir sürü faydalı bilgiyi de ondan öğrendim… Kendisine bir teşekkür de huzurlarınızda etmek isterim… Kız kardeşi Çiçek ise uzun yıllardır yayıncılık ve editörlük yapıyor, bir yandan da sıkı bir şehir bahçıvanı… Eğer kendi küçük bahçenizi yaratmak, balkonunuzu yeşertmek gibi bir hevesiniz varsa, Bahçede Hayatlar aradığınız kitap…  

Bahçede Hayatlar
Bahçede Hayatlar

Önce biraz kendinizi tanıtmanızı isteyeceğim… 

Çağla: Ankara doğumluyuz. Ankara’nın bağlarına komşu bir apartmanın çocuklarıyız. Ne şanslıyız ki mahallemizin meyve ağaçlarını yağmalayarak büyüdük. Kadıköy’deki aile apartmanının bahçesinde çıraklığımız geçti. Sonrasında toprakla ilişkimiz zayıfladı. O arada ikimiz de ODTÜ mezunu, meslek sahibi anneler olmuştuk. Siyaset Bilimi mezunu ben çoğunlukla gazeteci, Elektrik Mühendisliği mezunu kardeşim de çoğunlukla yayıncı ve çevirmen diye tanıtırdık kendimizi. Neden sonra, bir elma çekirdeği, iki fide, inatla meyve vermeye devam eden erik, kuşların getirdiği dut ve babamızın dalından yeni koparılmış domates özlemi bizi ihmal edilip yaban hayata karışan bahçemize geri çağırdı. Ben son 10 yıldır profesyonel rehberim; kardeşim de halen çevirmenlik ve editörlük yapıyor ama yeri geldiğinde kendimizi şehir bahçıvanı olarak tanıtmaktan gurur duyuyoruz.

İkiniz de ODTÜ’lüsünüz. Siyaset bilimi okumuş bir gazeteci ve elektrik-elektronik mühendisliği okumuş bir editör, yayıncı şehir bahçıvanlığına nasıl bulaştı? Hatta bulaşmakla kalmayıp kitap yazdı?

Çiçek: Küçüklüğümüzde Bahariye’deki bahçemize çıkar annemizle ot yolar, sağda solda küçük bahçe işleri yapardık. İkimizin de evleri hep bitkilerle dolu oldu, her zaman bir şeyler ekme, bir yerlerden çelik alıp evde, balkonda yetiştirme merakımız vardı. Ilıca’da, Tekirova’da, Dikili’de geçirdiğimiz yazlarda bahçe çapalamak, sulamak, çiçek ekmek, pazardaki fidanlıktan aldığımız meyve fidanlarını dikmek, hemen yanda hasat sonrası terk edilmiş bostandan patlıcan, biber, domates toplamak gibi faaliyetleri çok severdik. Ama bu işin böyle ciddiye binmesi, 2019’da, bir zamandır vahşi doğaya terk edilmiş bahçemize geri dönmemizle başladı. Önce Mısır Çarşısı’ndan alınan sebze fideleri, sonra tohum merakı ve çılgınlığıyla birlikte toplama ve tohumdan yetiştirme geldi… Şehir bahçeciliği pandemi sırasında kentlerde evlerine kapalı kalan insanlar arasında yükselen bir trend oldu, ancak şimdi bakıyoruz da bizim bahçeye geri dönüşümüz pandemi öncesine dayanıyor.