Saatolog.com.tr

Saatolog.com.tr Logo

Renk Kâşifi Harry Gruyaert

24 Eylül 2025
Renk Kâşifi Harry Gruyaert Saatolog Özel Röportaj Renk Kâşifi Harry Gruyaert
Şehrin sokaklarında olan biten her şey renklerin potansiyelleriyle başrolde. Harry Gruyaert, İstanbul kareleriyle 212 Photography’de.

Fotoğrafçı fotografik eylemin ortasında, kendi alanından çıkıp başka bir şehre gittiğinde, ortaya çıkan fotoğraf oralı olanlar için her zaman sürprizdir. Şehre belki de hiç o gözle bakılmamıştır. Bu esnada fotoğrafçı da şehirde kaybolmaya baştan razı, bundan haz duyan bir hareketle yepyeni bir akışla tanışır. Sürpriz ve beklenmedik olan karşılıklıdır. Harry Gruyaert tüm bu akışı önce renklerle durdurur. En renksiz sokakta dahi kâşif gibi saklı olan rengi ortaya çıkarır ve gözümüze sokar. Siyah beyazdan renkliye geçişi, kendi döneminde geleneksel olandan çıkış yapıp, büyük cesaretle rengi bir numaralı faktör haline getirmesi onu potansiyeli fark eden bir kâşif de yapıyor.

Renk Kâşifi Harry Gruyaert
Renk Kâşifi Harry Gruyaert
Magnum ve Gruyaert

Tüm dünyanın en kritik olaylarında ve sokakların en sıradan anlarında birkaç kışkırtıcı göz tüm bunları ustalıkla ve cesaretle tarihe not eder. Sorumluluk alır ve paylaşır. Dönemin efsanelerinden Henri Cartier-Bresson, Robert Capa, George Rodger ve David Seymour tarafından kurulan ve 78 yılı deviren, dünyanın en önemli fotoğraf ajanslarından Magnum’a 1982’de katıldı ve önemli üyelerinden biri haline geldi. Harry Gruyaert, ilk kez fotoğrafladığı İstanbul’da ve kendi tabiriyle “yankesici” tavrıyla süregelen renk keşfine bu defa bizim sokaklarımızda devam ediyor.

İstanbul’da çekim yaparken diğer şehirlerden farklı olarak size hissettirdiği net bir şey oldu mu?

Bildiğim hiçbir şehirde Boğaz ve onun tüm su trafiği gibi bu kadar güçlü bir varlık yok.

İstanbul sizi neden çağırdı, burayı fotoğraflamak istemenizdeki esas sebebi merak ediyorum? Şehri fotoğraflamadan önce bir önyargınız var mıydı ve sonrasında fikrinizin değiştiği ya da yeni keşfettiğiniz bir şey oldu mu?

İstanbul’u diğer Magnum fotoğrafçılarıyla keşfettim ve çok sevdim. Sonra birkaç kez geri geldim. Ne yapmak istediğime dair önceden öngörüm olmaz. Sadece niyetle hareket ederim. Eğer kaybolursam, her zaman taksiye binip otele dönebilirim.

Renk Kâşifi Harry Gruyaert
Renk Kâşifi Harry Gruyaert

Colin Westerbeck ve Joel Meyerowitz sokak fotoğrafçılığının tarihini araştırdıkları kitapta, aslında fotoğrafçılığın sokakta doğduğuna ve sokak fotoğrafçılığının fotografik eylemin merkezinde yer aldığına işaret eder. Sokak fotoğraflarının cazibesi sizce tam olarak neyle ilgili?

Sokağı seviyorum çünkü açık bir alan. Özgürsün. Oldukça gergin çalışırım. Biraz yankesici gibi. İnsanlarla nadiren konuşurum. Işığın kalitesi, mimari insanlar kadar önemlidir. Fotoğrafımda kaostan düzen çıkarmaya çalışırım.

2000’li yıllarda dijitale geçtiğinizi görüyorum. Fotoğrafçılığın kendisi de gelişti, kağıt negatiften dijitale geçene kadar da bir sürü dönüşüm yaşandı. Değişimleri kabul ettiğinde bu fotoğrafçıyı da geliştiriyor ve kendisi için de pozitif anlamda farklı deneyimler yaşatabiliyor. Bu değişimin sizde bir fark yarattığını düşünüyor musunuz? Hâlâ analog da çekiyor musunuz?

Tek sevdiğim renkli film Kodachrome’dı; Kodak bunun üretimini 2000’lerin başında durdurdu. Bu yüzden dijitale geçmek zorunda kaldım. Başlangıçta kalitesini beğenmedim ama sonradan çok daha iyi oldu. Dosyalar üzerinde çok çalışıyoruz. Dijital fotoğrafçılığın avantajı, slayt filmi gibi Kodachrome ile olabileceğinden daha düşük ışıklarla daha fazla çalışabilmeniz.

Renk Kâşifi Harry Gruyaert
Renk Kâşifi Harry Gruyaert


Üniversitede film ve fotoğraf üzerine eğitim almışsınız. Okuldan sonra sinemaya olan ilginiz sürdü mü? Kendi yönettiğiniz bir film çekmeyi düşündünüz mü?

Görüntü yönetmeni olarak birkaç film çektim. Şu an sahip olduğumuz dijital kameraların kalitesi o zamanlar var olsaydı, muhtemelen daha fazla film yapardım. Filmle çekmek çok daha pahalıydı ve etrafında çalışacak birçok insan gerektiriyordu.

Bir keresinde “Bir süre fotoğraf çekmezsem kendimi iyi hissetmiyorum. Bu hayati bir ihtiyaç.” demiştiniz. Bunu derinden anlayabiliyorum. Çektiklerinizi dünyayla paylaşmak, iletişim içinde olmak mı yoksa sadece çektiğiniz o anın tatmini mi önde gidiyor?

Önemli olan yaptıklarımdan benim memnun olmam. Eğer insanlar benim işimi beğeniyor ve ondan zevk alıyorsa memnun olurum. Sanat yaptığımı söylemiyorum. Buna karar verecek olan halktır. Ben bir fotoğrafçıyım.

Renk Kâşifi Harry Gruyaert
Renk Kâşifi Harry Gruyaert

Türkiye’de eserlerini takip ettiğiniz fotoğrafçılar var mı?

Arif Aşçı, sonradan ressam oldu. Emin Özmen, Magnum Photos fotoğrafçısı.

Son olarak bir fotoğrafçı olarak fotoğrafım çekilirken hala gerilebiliyorum. Merak ediyorum fotoğrafınız çekilirken rahat biri misiniz?

Tercih ettiğim bir şey değil.

Sokağı en çok renkleriyle sezen, günlük hayatın durağan anında ışığın potansiyelini hissedip takip eden Harry Gruyaert, ilk kez sergileyeceği İstanbul kareleriyle 27 Eylül itibarıyla 212 Photography kapsamında Akaretler no:49’da olacak.

James Kerwin: Terk Edilmiş Mekanlarda Masalsı Bir Yolculuk

Ebru Yıldız’ın Objektifinden Müziğin İkonları

Pieter M. van Hattem: Büyülü Anların Avcısı