Bir saatin kadranı zamanı gösterebilir ve hatta hiç duymadığınız bir hikâye fısıldayabilir kulağınıza. Urban Jürgensen saatlerinin kadranları da üç asır öncesine uzanan eski bir hikâyeyi anlatıyor.

Görseller: Urban Jürgensen

Saatçiliğin anavatanı İsviçre’dir fakat saatler bizi kimi zaman başka diyarlara götürür ve farklı hikâyeler anlatır. Bu sefer 1700’lerin ortasında, Kopenhag’dayız. Kraliyet sarayında bir hizmetkâr ailenin oğlu olarak 24 Aralık 1745’te hayata gözlerini açan Jørgen Jørgensen yalnız Danimarka’ya değil, saatçilik dünyasına da unutulmaz bir isim bırakacaktır. 14 yaşındayken Kopenhaglı saat ustaları Johan ve Ephraim Lincke’nin yanında çalışmaya başlayarak bu yoldaki ilk adımını atar Jørgensen.

Genç Jørgen’in saatçilik zanaatını öğrenmeye başladığı yıllarda, bizlerin tarih dersinde duyduğu lonca sistemi Danimarka topraklarında da vardı. Lonca çırakları zanaatlarını öğrenmek için başka memleketlere yolculuğa çıkar, hem mesleki hem de kişisel bir hayat tecrübesi kazanırdı. Jørgen de 1766 baharında saatçiliği öğrenmek üzere Almanya’ya gitti. Altı sene boyunca burada kalarak saatçilik tekniklerini öğrenen genç saatçi, buraya öyle uyum sağladı ki kendi adının yazılışını da Almancaya uyarlayarak Jürgen Jürgensen olarak kullanmaya başladı. Ve her saatçilik öyküsünde olduğu gibi onun da yolu bir gün İsviçre’ye düştü.

UJN Urban residence work 1819 1930
Urban Jürgensen arşivlerinden dönemi tasvir eden görseller
UJN Urban Business Kiobmagergade N

Almanya’da geçen yılların ardından İsviçre’nin meşhur saatçilik köyü Le Locle’a giden Jürgensen, saatçiliğin öncü isimlerinden Jacques-Frédéric Houriet ile çalışarak saatçilik zanaatında öğrendiklerini derinleştirdi. Jürgensen 1773’te ustalık eserini tamamladıktan kısa bir süre sonra Isaac Larpent ile birlikte saat üretmeye başladı, bu ortaklık ileride Urban Jürgensen markasına dönüşecek mirasın da ilk adımıydı aynı zamanda.

Urban Jürgensen Doğuyor

Jürgen Jürgensen’in çalışmalarıyla markanın temelleri atılırken Urban Jürgensen’e isim verecek Urban da hayata gözlerini açacaktı o yıllarda. 5 Ağustos 1776’da dünyaya gelen Urban Jürgensen, Jürgen ve Anne çiftinin ilk çocuğuydu. Çocukluk ve ilk gençlik yılları babasının Kopenhag’daki saat fabrikasında geçti. Saatler arasında büyüdü. Bu büyülü dünyanın tozunu yutan herkes gibi o da saatçiliğe merak saldı ve 21 yaşına geldiğinde, bir vakitler babasının yaptığı gibi saatçiliği öğrenmek üzere Avrupa’ya doğru yola çıktı. 1797’de başlayan yolculuğu onu sırasıyla Cenevre, Paris ve Londra’ya götürdü. Paris’te Abraham-Louis Breguet ve Ferdinand Berthoud gibi bugün saat dünyasının efsaneleri haline gelmiş ustaların atölyelerinde çalıştı. İngiltere’deyken ise bir başka büyük isim John Arnold ile tanıştı. Jürgensen’in yolu dünyanın en büyük ustalarıyla kesişti, saatçilikte eşine az rastlanan bir tecrübeye erişti. Doğduğu topraklar Kopenhag’a dönerken dünyanın önde gelen saat dehalarından el alan bir Urban Jürgensen vardı artık.

Çıraklıktan Kraliyet Saraylarına: Urban Jürgensen’in Hikâyesi
Urban Jürgensen

1801 yılında memleketi Kopenhag’a dönen Jürgensen, Avrupa’da öğrendiklerini burada uygulamaya koyuldu. O yıllarda denizcilik dünyasında zaman ölçümünde müthiş bir rekabet vardı, örneğin Arnold & Son İngiltere’de gemilerin boylam hesaplamalarını doğru ölçebilmek için kronometreler ve cep saatleri üretiyordu. Jürgensen da bayrağı Danimarka’da yükselterek yüksek hassasiyetli cep saatleri ve deniz kronometreleri üretti. 1804’te Cep Saatleri ve Saatlerle Zamanın Hassas Ölçümü için Kurallar adını verdiği bir kitap kaleme aldı. Kitap uzun yıllar boyunca saatçilik literatüründe önemli referans kaynaklarından biri olarak kabul edildi.

Çıraklıktan Kraliyet Saraylarına: Urban Jürgensen’in Hikâyesi

Bir saray hizmetkârının oğlu olarak gözlerini açtığı hayata nesiller boyu devam edecek bir markanın yaratıcısı olarak veda etmişti.Baba Jürgen Jürgensen’in vefatının ardından Urban’ın küçük kardeşi Fredrik aile şirketinin yönetimini devraldı. Niyetleri Urban’ın kendi çalışmalarına daha çok odaklanabilmesiydi. Fredik’in yönetiminde şirket Danimarka kraliyet ailesinin ve kurumların resmi saatçisi haline gelirken Urban da çalışmalarına devam etti. 8 Aralık 1815’te Danimarka Kraliyet Bilimler Akademisi’ne kabul edilen Jürgensen, bilim dünyasında yer alan ilk zanaatkârlardan biri olarak tarihe geçti. 1820’de Danimarka Donanması başta olmak üzere çeşitli kurumlar için kronometreler ve cep saatleri üretmek için özel bir ticaret izni alan Jürgensen ailesi Urban Jürgensen adı altında saatlerini üretmeye başladı. Şirketin bugünkü ismi ilk defa o sene tescillendi.

Saatçilik tutkusuyla yaşayan, onu şekillendiren ustalar için de hızla akıyordu zaman. Bir yarışın içindeymişçesine birbirini takip eden yıllar gelip geçti ve Urban Jürgensen 1830’da, henüz 53 yaşındayken hayatını kaybetti. Çıraklıktan saray saatçiliğine giden ömrünün ardından başarılarının yanı sıra oldukça alçakgönüllü ve sıra dışı biri olduğu da yazıldı. Danimarkalı saat ustası vefat ettiğinde en büyük oğlu Louis Urban 24, küçük oğlu Jules Frederik ise 22 yaşındaydı. Şirket yönetimini devralan kardeşleri marka ismini Urban Jürgensen & Sonner (ve Oğulları) olarak genişletti. Üçüncü kuşak saatçilikteki işlere başarıyla devam ediyordu: 1867’de büyük saatçilik etkinliklerinden biri olan Paris Fuarı’na katılan marka mekanizmalarını ve saatlerini sergiledi. Takip eden yıllarda Danimarka Veliaht Prensi Frederik Carl Christian’a altın kapaklı bir kronometre tasarladılar. Ta ki 1900’lerde zor yıllar yüzünü gösterene kadar Jürgensen ismi saatçilikte yükselmeye devam etti.

UJN 0131 B Urban Jurgensen 3 watches platinium cased complicated watches 2 automatic wrist watch perpetual calendar 1 pocket tourbillon  partially skeletonised 1

Urban Jürgensen El Değiştiriyor

Birinci Dünya Savaşı’nın getirdiği ekonomik buhran ve 20. yüzyılın başında değişen saatçilik trendleriyle birlikte zor bir dönemeçten geçen marka 1919’da New York merkezli Henry Freund & Bros. ve İsviçreli Ed. Heuer & Co. tarafından satın alındı. Urban Jürgensen’in kimliğini ince ve zarif cep saatleriyle yüksek sosyete de rağbet gören bir hale getiren ikili, 1930 yılında Urban Jürgensen’in ölümünün 100. yıldönümü için ultra ince bir cep saati tasarladı. Ne var ki, bu ince zarif saatler markanın önündeki karanlık yılların gelişine engel olamayacaktı. Urban Jürgensen 1930-70 yılları arasında birçok defa el değiştirdi, haliyle ticari başarı yakalayamadı. 1974’te o dönemki sahibi Morton Clayman’ın ölümüyle de faaliyetlerine son verildi. Ancak bu son, kısa süreli bir araydı; çatı katlarında saklı kalan, arşivlerde unutulan pek çok saatçilik hikâyesinde olduğu gibi Urban Jürgensen de hayat bulmak için yeniden keşfedilmeyi bekleyecekti kısa bir süre.

Jürgen Jürgensen’i 1766’da saatçiliği öğrenmesi için yola çıkaran lonca, iki yüz yılı aşkın bir süre sonra Urban Jürgensen markasının hayata dönüşüne vesile oldu. Danimarkalı usta saatçisi Urban Jürgensen’in 200. doğum günü için Saat ve Saatçiler Loncası Kopenhag’da küçük bir saat dükkânının vitrinini yeniden düzenledi. O günlerde Kopenhag’da olan İsviçreli koleksiyoner ve iş insanı Peter Baumberger vitrindeki Urban Jürgensen saatlerinden ve hatıralarından çok etkilenerek 1979 yılında bu köklü mirası yeniden ayağa kaldırdı. Üstelik o yıllarda sektör hâlâ Quartz Krizi’nin bıraktığı yıkımla mücadele ediyordu. Baumberger’in yaptığı krizi fırsata çeviren bir girişim başarısı mıdır, yoksa mekanik saatçiliğin kudretine inanmak mıdır bilinmez; fakat Urban Jürgensen saatleri yılların ardından yeniden hayata döndü böylece.

UJN Dereck Pratt 02 bord noir 1970s
İngiliz saatçi Derek Pratt
UJN Peter Baumberger Urban Jurgensen portrait 1970s
İsviçreli koleksiyoner ve iş insanı Peter Baumberger

Hikâyenin başına dönecek olursak Urban Jürgensen’in Breguet’den Arnold’a birçok saat ustasıyla yolunun kesiştiğini hatırlayacaksınız. Belki kaderin tatlı bir cilvesidir, marka yıllar sonra yeniden hayata döndüğünde de Urban Jürgensen çatısı altında büyük saat ustaları bir araya gelir. İlk olarak Baumberger’e İngiliz saat ustası Derek Pratt eşlik eder. Çağımızın en büyük saat ustalarından Georges Daniels’ın yakın arkadaşı olan Pratt ve Baumberger’in ortaklığında zamansız tasarımlı saatler üretir marka. Zarif damlı biçimli boynuzlar, el işçiliğiyle üretilmiş guilloché desenli kadranlar hayata dönen Urban Jürgensen saatlerinin alametifarikası olur. Ve 1996’da bir başka büyük saat ustası daha oyuna dahil olur: Kari Voutilainen. Kısa sürede ekibin vazgeçilmez bir parçası haline gelen Finli saat ustası bugün hâlâ stratejik danışman olarak Urban Jürgensen’de saatlere hayat veriyor.

EvU Kari Voutilainen
Kari Voutilainen

Bir saray hizmetkârının oğlu olarak hayata gözlerini açan Jørgen Jørgensen’in çıktığı saat yolculuğu ve bir saat dâhisi olarak adını tarihe yazdıran Urban Jürgensen, horoloji dünyasına sıra dışı bir hikâye armağan eder. Saraylara uzanan yolculuk dünya savaşlarından geçer, kimi zaman tökezler, el değiştirir ve en nihayetinde Kopenhag’da küçük bir saatçi dükkânında sessizce yeniden gün yüzüne çıkmayı bekler. Köklü bir miras ve her şeyden öte tohumları tutkuyla atıldığı için bir gün yeniden hayata dönmeyi başarır. Saatçilikte mekanizmaların kalbi attıkça bir gün yeniden zamanı göstermek için bir köşede çalışmaya devam eder.

Campaign 03
Campaign 02

Urban Jürgensen bugün bir Amerikalı ailenin bünyesinde saatler üretmeye devam ediyor. Aileyi temsilen CEO koltuğunda Alex Rosenfield oturuyor. Büyük saat ustası Kari Voutilainen ise ekibin bir parçası hâlâ. Urban Jürgensen saatlerinin kadranlarına yeterince yakından bakarsanız bu hikâyeyi fısıldayacak kulağınıza.

EvU Kari Alex
Kari Voutilainen ve Alex Rosenfield