Franciacorta’da ailesinin şirketinde bayrağı devralan Giacomo Marzotto, şarabı doğa ve emeğin yarattığı bir başyapıt olarak görüyor. Mükemmellik tutkusu, sürdürülebilirlik anlayışı ve yenilikçi vizyonuyla hem aile mirasını geleceğe taşıyor hem de İtalyan şarapçılığını tüm dünyada temsil ediyor.
İtalya’nın Franciacorta bölgesi, bugün dünyanın en prestijli köpüklü şarap merkezlerinden biri olarak anılıyorsa, bunda yalnızca geçmişin değil, geleceğin de imzası var. İşte bu geleceğin temsilcilerinden biri de Giacomo Marzotto. Erbusco’nun üzüm bağları arasında başlayan yolculuğunu, bugün ailesinin köklü mirasını yenilik, vizyon ve sürdürülebilirlik anlayışıyla ileri taşıyarak sürdürüyor.
Şarap dünyasında küresel ikonlara dönüşen markasının ardındaki aile geleneğinin genç kuşağı olarak Marzotto, bir yandan mükemmellik kültürüne sadık kalıyor, diğer yandan doğaya borcunu ödeyen daha modern, daha sorumlu bir şarapçılık anlayışını savunuyor.
Kendisiyle yaptığımız bu özel söyleşide Marzotto, Erbusco’daki ilk anılarından şarabı bir “başyapıt” olarak görmesine, İtalyan mükemmelliğini dünyaya taşımanın sorumluluğundan geleceğe bırakmak istediği mirasa kadar birçok konuya değindik. Katman katman açılan derinlikli bir şarap yolculuğuna hazır olun.

Erbusco’da geçen çocukluğunuzda, üzüm bağları ve ormanlarla çevriliydiniz; hatırladığınız ilk koku, ses veya görüntü neydi? Bu anılar bugün şarap yolculuğunuzun neresinde duruyor?
Şarabın gerçekten bir başyapıt olabileceğini fark ettim diyebilirim. O zamandan beri şaraba farklı baktım: yalnızca doğanın bir yıl içindeki ifadesi olarak değil… Aynı zamanda onlarca kişiden oluşan bir ekibin vizyonunun, yıllarca süren emeğin, tutkunun ve uzun, yavaş olgunlaşmanın yansıması şarap.
Franciacorta ve çevresi İtalya’nın en prestijli şarap bölgelerinden biri. Bu toprakların şarap kültürü kişiliğinizi ve şarap anlayışınızı nasıl şekillendirdi?
Burada kesinlikle mükemmellik kültürüne kendimi adama arzusunu içselleştirdim ve bunu günlük hayatımda da benimsedim. Ayrıca Franciacorta aslında genç bir menşe adı — sadece 60 yıllık bir geçmişe sahip. Konsorsiyumsa ancak 1990’larda kuruldu; ama başından beri çok net fikirler ve sıkı kurallar vardı. Yaklaşık 100 saygın, özel mülkiyete ait üretici ve sadece 3.000 hektarlık bir alandan söz ediyoruz; yani oldukça küçük bir bölge. Bu durum, dünyaya hâlâ hayallerin gerçekleşebileceğini ve küçük bir topluluğun bile küresel ölçekte referans noktası olabileceğini göstermek için itici bir güç oldu.









