Süray ve Doğuhan Atış çiftinin birlikte kaleme aldıkları ve şarap meraklılarına memleketin bağlarından bir portre sunan Toprak ve Şarap: Türkiye’nin Bağları ve Şarapları’nı konuşmak için Süray ve Doğuhan Atış ile Santé’de bir araya geldik.

ELD5022
Toprak ve Şarap: Türkiye’nin Bağları ve Şarapları Yazarları Süray-Doğuhan Ateş
Fotoğraf: Serkan Eldeleklioğlu

Mundi Kitap etiketiyle geçtiğimiz haftalarda raflardaki yerini alan Toprak ve Şarap: Türkiye’nin Bağları ve Şarapları, şaraba gönül veren Süray ve Doğuhan Atış çiftinin, yaklaşık on seneye dayanan şarap yolculuklarından doğdu. Açılan her yeni şişede, tadılan her yudumda yeni bir heyecan yaşadıklarını söyleyen Süray ve Doğuhan’ın yolu, yaklaşık on sene önce kesişmiş şarap dünyasıyla. Bir tadım kursuyla başlayan şarap yolculuğu, yıllar içinde gezilen bağlar ve tadılan yüzlerce çeşit şarap derken yaklaşık üç sene önce açtıkları butikleri Santé ile işleri haline gelmiş. Raflarında çeşit çeşit şarap şişelerinin olduğu bu sevimli butiğin bir parçası ise şimdilerde Toprak ve Şarap:Türkiye’nin Bağları ve Şarapları kitabı.

Toprak ve Sarap On Kapak
Türkiye’Nin Bağları Ve Şarapları

Kitaptan önce sizin hikâyenizle başlamak istiyorum. Şarap dünyasıyla yollarınız nasıl kesişti?

Süray Cingöz Atış: Aslında hikâyemiz Ankara’da başlıyor, ikimiz de Ankara’da okuduk. Şarap dünyasıyla yolumuz İstanbul’a geldikten sonra kesişti diyebilirim. İkimizin de farklı sektörlerde çalıştığı o sıralarda, bir şarap kursu keşfettik ve kursa başladık. Hatta Doğu’nun arkadaşı olan bir çift de kursa bizimle başladı, fakat onlar ikinci kura devam etmediler. Arkadaşlarımız devam etmeyip de bizim ikinci kura katılmaya heyecanla karar verdiğimiz sırada şarabın farklı bir tutku olduğunu anladık. Hikâyemiz böyle başlıyor diyebiliriz. Sonrasında bizim gibi şarap ve yemek kültürü meraklılarının bir araya gelebileceği bir platform kurmak istedik, hâlâ aktif olarak kullandığımız adimadimgurme.com da böylece doğmuş oldu.

Doğuhan Atış: Süray’ın bahsettiği bu hikâye yaklaşık on sene öncesine dayanıyor. Sonrasında yavaş yavaş bağları gezmeye başladık, biz bağları gezip paylaşımlar yaptıkça tanınırlığımız da arttı. Bir yandan da çevremiz gitgide şarap ve yemek kültürüne meraklı insanlarla dolmaya başladı. Yaklaşık üç sene önce de butiğimiz Santé’yi açarak yolumuza devam ettik.