Nişantaşı’ndaki butiğinden dünya jet-setine uzanan Karun Kıraç, haute couture mücevherde yaratıcı dehasıyla öne çıkıyor. 

Elton John için hazırladığı piyano yüzüğünün üzerinden yıllar geçti. Aradan geçen zamanda onun birçok tasarımını dünya jet-setinin boynunda, bileklerinde gördük. Kuşkusuz Karun Kıraç’ın bir dünya markası olduğunu kimse inkâr edemez. Üstelik bu şaşaalı başarısına rağmen uzun zamandır röportaj vermiyor, Nişantaşı’ndaki atölyesinde sessiz sedasız çalışmaya devam ediyor. Köklerinden gelen kültürel mirası, Kapalıçarşı görgüsü, bitmek bilmeyen öğrenme aşkıyla Karun Kıraç, kırmızı halının üzerinde imzasını görene kadar durmaksızın üretmeye devam edecek gibi görünüyor.

Sarraf geleneğine sahip bir aileden geliyorsunuz. Köklerinizden aldığınız kültürel miras mesleğinizi nasıl şekillendirdi?

Ben mesleğe 7-8 yaşlarında okul tatilken Kapalıçarşı’daki amcamın yanında çıraklık yaparak başladım. 10’lu yaşlarımda sektörün her alanında görev alıp işin her detayını ve inceliğini öğrenmiştim. Mücevher yapımında sadekârlık, mıhlama ve cila işlemlerinden kendimi “mıhlama” sanatına daha yakın hissettim ve bu alanda ilerledim. 20 yaşına geldiğimde askerlik görevi için mesleğe ara vermek zorunda kaldım. Askerliği bitirdikten sonra yeni bakış açılarıyla tanışmak ve kendimi daha da geliştirmek amacıyla Amerika’ya gittim. İki üç yıl dünyaca ünlü mücevher markalarına çalışma fırsatı buldum. Sonrasında Belçika’da değerli taşlar üzerine eğitim alıp Gemolog unvanına sahip oldum. Yani taşa sertifika verme yetkim var. Bunun yanında bilirkişiyim de. Bu da başka bir şey, taşın ne olduğu konusunda laboratuvar gibi görüş bildirebiliyorum. Tüm bu donanımlar ve tecrübelerden sonra markamı kurmak üzere Türkiye’ye döndüm ve Kapalıçarşı Köseoğlu Han’da kendi atölyemi kurdum.

O günün Kapalıçarşı deneyimi mesleğinizde size neler kattı?

Oradaki ticaret anlayışı benim için paha biçilmez bir eğitim oldu. Ama altını özellikle çizerek belirtmek isterim ki gençlik yıllarımdan bahsediyorum. Çünkü ilerleyen zamanlarda yapılan işçiliklerde taklitçilik ve kendini tekrar eden üretimleri gözlemledim. Benim daha orijinal fikirlerim vardı ve inovatif, yenilikçi ve daha farklı tasarımları hayata geçirmek için rotayı İstanbul’un en güzel ve en eski semtlerinden biri olan Nişantaşı’na çevirdim.

Karun Kirac Serkan Eldeleklioglu  MG 5197bbbw
Karun Kıraç
Fotoğraf: Serkan Eldeleklioğlu

KAPALIÇARŞI’DAN NİŞANTAŞI’NA