Christian Dior’un düşsel dünyasından ilham alan Diorissima, Victoire de Castellane’ın renk, doğa ve hayal gücünü yüksek mücevher sanatının en şiirsel yorumlarından birine dönüştürdüğü büyüleyici bir koleksiyon.
Yüksek mücevher dünyasında bazı koleksiyonlar yalnızca değerli taşların ihtişamıyla değil, anlattıkları hikâyelerle de iz bırakır. Dior Joaillerie’nin Sanat Direktörü Victoire de Castellane’ın imzasını taşıyan Diorissima da tam olarak böyle bir koleksiyon. Christian Dior’un düşsel evreninden ilham alan seri, doğa, deniz ve gökyüzünü bir araya getirerek Maison’un yaratıcı mirasını yeni bir anlatımla yorumluyor.

1999 yılından bu yana Dior Joaillerie’nin yaratıcı vizyonunu şekillendiren Victoire de Castellane, her koleksiyonunda mücevheri yalnızca bir aksesuar olmaktan çıkarıp bir hikâye anlatım aracına dönüştürüyor. Diorissima da bu yaklaşımın en güncel ve en etkileyici örneklerinden biri. Adını hem Dior Maison’dan hem de Venedik’in tarihi lakabı La Serenissima’dan alan koleksiyon, bir rüya ile gerçeklik arasında kurulan büyüleyici bir köprü niteliğinde.
Diorissima’nın merkezinde üç farklı evren yer alıyor. Birbirini takip eden bu üç bölüm, Christian Dior’un doğaya olan tutkusunu ve Victoire de Castellane’ın sınırsız hayal gücünü yansıtıyor. İlk evren, bereketli ve yemyeşil bir bahçeyi çağrıştırıyor. Yoncalar, mor salkımlar, meyve kümeleri ve çiçeklerle bezeli kompozisyonlar, adeta doğanın hiç solmayan bir kutlamasına dönüşüyor. Taşların canlı tonları ve beklenmedik birliktelikleri, bu pastoral dünyanın enerjisini daha da güçlendiriyor.












