Başak Baykal, kendi mücevher markasını yaratan bir kadın girişimci. Üstelik adını verdiği bu mücevher markası, tıpkı doğanın bahara uyanışında olduğu gibi tomurcuklar açarak gelmiş hayata. Başak Baykal’la çizdiği papatyalar, menekşeler ve unutmabeni çiçekleriyle hayata geçirdiği eşsiz mücevherlerini konuştuk.

Başak Baykal
Başak Baykal

Doğadan ilham alan bir mücevher markasının kurucususunuz, fakat buraya gelmeden önce sizi biraz tanımak isteriz. Bundan öncesinde neler yapıyordunuz? 

18 yıla yakın bir süre ilaç sektöründe çalıştım. Kurumsal hayatta birçok farklı pozisyonda görev aldıktan sonra yaklaşık dört sene önce bu dünyayı bıraktım. Hem ikizlerime hem de kendime vakit ayırmak, ruhuma iyi gelecek şeyler yapmak ve farklı bir dünyaya açılmak istiyordum.

Bir mücevher markası yaratma fikri nasıl çıktı ortaya?

Kuyumcu bir babanın kızıyım. Mücevher, taş, altın; hepsi çok yakından aşina olduğum malzemelerdi. Kendi mücevher markamı yaratma fikri ise aslında kurumsal hayatımın son birkaç yılında var olan bir konuydu. O zamanın koşullarında daha çok hayaldi diyelim. Çok yoğun çalışıyordum, hayallerim vardı ama üzerine düşünecek vaktim hiç yoktu. Bazen gerçekten durmak ve hiçbir şey yapmamak gerekiyor, o zaman hayaller gerçeğe dönüşmeye başlıyor. Benim için de bu “durma” dönemi pandemi zamanıydı.

Bodrum doğasının bin bir renkli güzelliklerini görüyoruz tasarımlarda, doğa nasıl dahil oldu bu mücevher yolculuğuna?

Pandeminin en yoğun yaşandığı günlerde ailece İstanbul’dan uzaklaştık. Bodrum için kış halen devam ediyordu. Orada her gün doğanın adım adım bahara uyanışını izlerken buldum kendimi. Hayalimin somut adımlara dönüşmesi de böyle başladı zaten. Doğada gördüklerimi çizmeye başladım, her köşede karşıma çıkan farklı bir çiçek gözümde başka şekillere girmeye başladı. Ve bir de baktım ki, kurumsal hayatta törpülendiğini düşündüğüm yaratıcılık geri geldi.

Başak, bolluk bereketi ve şansı simgeler. Başak motifini hep sevmişimdir, adım da Başak olunca bu güçlü bağı sadece koleksiyonda değil, markanın geleceğinde de koruyabileceğim şekilde ortaya çıkarmak istedim.

İlk koleksiyonunuz “Natural Treasures”tan bahsedebilir misiniz?

Papatyalar, menekşeler, mum çiçekleri, küpe çiçeği, unutmabeni çiçeği… Bu koleksiyonun özünde var olan, en sevdiğim çiçeklerle başlamak istedim. Hepsi özenli bir işçilikle eşsiz mücevherlere dönüştü. Bunların yanı sıra portakal, elma ve kiraz ağacının çiçekleri de üç farklı broş formunda karşımıza çıkıyor. Bir de koleksiyonun imzası başaklar var tabii… Bu koleksiyondaki her ürün Kapalıçarşı’nın en iyi ustaları tarafından elde yapıldı ve yalnızca bir adet üretildi. Altın, pırlanta ve renkli taşların kullanıldığı tasarımlarda elde tek tek boyanan minyatür detaylar da mevcut, bu da hem markanın hem de koleksiyonun en önemli farklarından birisi oldu.